Cumhuriyet Meclisi, 16 Mart’ta “Alçak Orman Arazilerinin Devri ve İcarı (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı oy birliğiyle kabul etti.
Düzenlemeyle, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) Kuzey Kıbrıs’ta kurmayı planladığı yerleşkeye daha önce ayrılan yaklaşık 2 bin dönüm devlet arazisi ve 500 dönüm kamulaştırılmış özel mülke ek olarak, yaklaşık 3 bin 500 dönüm orman arazisinin dahil edilmesinin önü açıldı. Böylece, hakkında hukuki süreç devam eden bir düzenleme yasalaşmış oldu.
Söz konusu sürecin zemini ise 21 Ocak’ta atıldı.
Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi’nde görüşülen yasa tasarısıyla, daha önce turizm amaçlı kullanım için düzenlenen orman arazisi maddesi “eğitim amaçlı yatırımlar” başlığı altında yeniden tanımlandı ve böylece projenin önünü açan değişiklik yapıldı.
YEŞİL BARIŞ HAREKETİ BAŞKANI TEL, DAVANIN BİR TARAFI OLMASINA RAĞMEN KOMİTE TOPLANTILARINA ÇAĞRILMAMIŞTI
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) MYK Üyesi ve Yeşil Barış Hareketi Başkanı Feriha Tel, 21 Ocak’taki komite sürecinde bu değişikliğe tepki göstermiş; süreci 2022 yılında yargıya taşıdıklarını hatırlatarak, dava devam ederken böyle bir adım atılmasını eleştirmişti. Tel, davanın tarafı olmalarına rağmen komiteye çağrılmadıklarını, buna karşın İstanbul Teknik Üniversitesi (Kuzey Kıbrıs), Orman Dairesi ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin toplantıya davet edilerek görüşlerinin alındığını belirtmişti. Bu durumun sürecin tarafsızlığını zedelediğini savunan Tel, düzenlemenin “adrese teslim” olduğunu ifade etmişti.
Tel, yasa değişikliğinin derhal geri çekilmesi çağrısında bulunarak, meselenin yalnızca bir arazi tahsisi olmadığını, 3 bin 600 dönüm orman üzerinden yapılan açık bir yargı müdahalesi olduğunu kaydetmişti. “Ormanlar sahipsiz değildir ve yargı, adrese teslim yasalarla devre dışı bırakılamaz” ifadelerini kullanan Tel, “Adalet arayanlar komiteye çağrılmazken, kamu arazisini alacak olanlar dinleniyorsa, bu Meclis kimin adına yasa yapmaktadır?” sorusunu yöneltmişti.
21 OCAK'TA ÖNÜ AÇILAN TASARI, CTP'NİN "EVET" OYU VERMESİYLE MECLİS'TEN GEÇTİ
Kamuoyunda tartışma yaratan nokta ise, 21 Ocak’ta yapılan düzenlemeyle önü açılan tasarının, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) Meclis’te “evet” oyu vermesiyle 16 Mart’ta Genel Kurul’dan geçmesi oldu. Böylece, hakkında hukuki süreç devam eden bir düzenlemenin yasalaşması dikkat çekti.
CTP MYK üyesi Tel henüz 16 Mart’taki oylamaya ilişkin bir açıklama yapmazken, Yeşil Barış Hareketi’nin avukatı ve 2022 yılında Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediye Başkanlığı’na CTP tarafından aday gösterilen Emre Efendi, sosyal medya paylaşımıyla partiye tepki gösterdi. Efendi, “Dün Meclis’ten oy birliği ile geçti. Ne güzel ama. Biz birkaç idealist, kimine göre de birkaç deli, yiyelim canımızı bu memlekette. Hadi yahu siz de” ifadelerini kullandı. Efendi’nin çıkışı, Tel ile birlikte parti içinde bu konuya muhalif isimler bulunduğunu ortaya koydu.
CTP, YASAYA DESTEK GEREKÇESİNİ MECLİS’TE AÇIKLAMIŞTI: YATIRIMIN HAYATA GEÇİRİLMEMESİ DURUMUNDA DEVLETİN ARAZİLERİ GERİ ALMA YETKİSİ VAR
Ana muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin Meclis’te yaptığı konuşmada, söz konusu projenin CTP’nin bir vizyonu olduğu ifade edilmişti. İncirli, uzun süredir ayrılan geniş arazinin atıl durumda kaldığını belirterek, “Bugüne kadar buraya yatırım yapılmaması bir sorundu” demişti.
İncirli, yatırımın çevreye ve doğaya uygun şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kendi içine kapanık bir kampüs istemiyoruz. Bölge insanıyla iç içe, sosyal ve ekonomik olarak katkı sağlayacak bir model hedefliyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Doğanın ve bölgenin kimliğinin korunması gerektiğini belirten İncirli, bu hassasiyetler gözetilerek ilerlenmesi gerektiğini dile getirmişti.
CTP Grup Başkan Vekili Asım Akansoy da Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada, İTÜ’nün İskele-Karpaz bölgesinde yapmayı planladığı yatırımın önemli olduğunu belirtmişti. Akansoy, yaklaşık 5 bin dönümlük arazinin İTÜ’ye verileceğini ifade ederek, bunun yaklaşık 700 futbol sahasına denk geldiğini söylemişti. ODTÜ Kalkanlı kampüsünün 3 bin, DAÜ’nün ise yaklaşık 1500 dönüm olduğunu hatırlatan Akansoy, dolayısıyla burada yapılacak yatırımın çok daha kapsamlı ve gelir getirici olduğunu düşündüğünü ifade etmişti. Akansoy ayrıca, yatırımın hayata geçirilmemesi durumunda devletin arazileri geri alma yetkisi bulunduğunu da vurgulamıştı.




