Türk Bilişim Derneği tarafından KKTC’de ilk kez düzenlenen ve Lefke Avrupa Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Genç Beyinler Yeni Fikirler” proje yarışmasında Yakın Doğu Üniversitesi öğrencileri önemli bir başarıya imza attı. Yakın Doğu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri tarafından geliştirilen “Innovative Point-of-Care Biosensors Targeting SMAD3 for Early Detection of Alzheimer’s Disease” adlı proje, “Mühendislik, Donanım ve Sürdürülebilir Teknolojiler” kategorisinde derece elde ederek dikkat çekti.

Ranim Ata Odeh Al-Masri, Boris Bahizi Ndabarasa, Tchersey Keina Nziza, Diane Umutoni, takım kaptanı Nezihe Alibaba ve takım danışmanı Doç. Dr. Süleyman Aşır’dan oluşan ekip, Alzheimer hastalığının erken teşhisine yönelik geliştirdikleri SMAD3 biyosensör prototipiyle büyük beğeni topladı. Kan-beyin bariyeri bozulmasıyla ilişkili olan SMAD3 proteinini hedef alan bu yenilikçi ve düşük maliyetli biyosensör tasarımı, Alzheimer’ın daha erken, hızlı ve erişilebilir yöntemlerle teşhis edilmesine katkı sağlamayı hedefliyor.

Ydü Genç Beyinler

Alzheimer Tanısında Yeni Ufuklar: SMAD3 Odaklı Yenilikçi Biyosensör

Alzheimer hastalığı, zamanla hafıza kaybına ve bilişsel işlevlerde gerilemeye yol açan ilerleyici bir nörolojik hastalık olarak biliniyor. Günümüzde hastalığın teşhisinde kullanılan PET, MR ve bazı laboratuvar testleri ise hem yüksek maliyetli hem de erken teşhiste her zaman yeterince hassas sonuçlar veremeyebiliyor.

DAÜ’de, “Yapay Zekâ Zirvesi’26” düzenlendi
DAÜ’de, “Yapay Zekâ Zirvesi’26” düzenlendi
İçeriği Görüntüle

Yakın Doğu Üniversitesi öğrencilerinin geliştirdiği proje, Alzheimer’ın erken belirtileriyle bağlantılı olan “SMAD3” adlı proteini hedef alıyor. Beyindeki iltihaplanma süreçlerinde önemli rol oynayan bu protein, Alzheimer hastalığının oluşumuyla ilişkilendiriliyor. Ancak bugüne kadar SMAD3’ü hızlı ve pratik şekilde tespit edebilen bir biyosensör teknolojisi geliştirilmemişti.

Bu eksiklikten yola çıkan proje ekibi, düşük maliyetli ve taşınabilir bir biyosensör sistemi tasarladı. Geliştirilen cihazın, küçük bir örnek üzerinden kısa sürede sonuç verebilecek şekilde hasta başında kullanılabilmesi hedefleniyor. Böylece Alzheimer’ın daha erken dönemde, daha erişilebilir ve pratik yöntemlerle tespit edilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.

Büyük Bir Bilimsel Araştırmanın İlk Meyveleri

Öğrencilerinin dereceye girdiği bu başarılı prototip çalışması, aslında Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde yürütülen çok daha kapsamlı bir Bilimsel Araştırma Projesi’nin (BAP) eğitim odaklı bir yan ürünü olarak hayata geçirildi. Proje danışmanı Doç. Dr. Süleyman Aşır, elde edilen öğrenci başarısının ardında güçlü bir bilimsel altyapı ve ekip çalışması olduğunu vurgulayarak “Öğrencilerimizin bu vizyoner yarışma projesi, üniversitemiz Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenen ana araştırmamızın bir prototipi niteliğindedir” dedi. Doç. Dr. Aşır “Bu fikrin asıl çıkış noktası ve bilimsel mutfağı; ortak çalışmalar yürüttüğümüz öğretim görevlisi Dr. Mehmet İlker Gelişen, Eczacılık Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Shadi Moslehi ve hem üniversitemizden hem de Hacettepe Üniversitesi’nden değerli akademisyenlerin yer aldığı geniş BAP ekibimize aittir. Öğrencilerimizi bu büyük vizyonu yarışma platformuna başarıyla taşıdıkları için tebrik ederken, bu yenilikçi teknolojinin asıl klinik ve akademik geliştirmelerini yürüten tüm araştırma ekibime de şükranlarımı sunarım” ifadesini kullandı.

Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Öğrencilerimizin daha lisans düzeyindeyken böylesine yüksek potansiyele sahip projelerde yer alması, geleceğin bilim insanlarını yetiştirme konusundaki kararlılığımızın en güçlü göstergelerinden biridir.”

Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, öğrencilerinin elde ettiği başarının, üniversitenin araştırma odaklı eğitim vizyonunun önemli bir sonucu olduğunu söyledi. “Gençlerimizin Alzheimer gibi tüm dünyayı etkileyen önemli bir sağlık sorununa yönelik geliştirdiği bu yenilikçi proje, üniversitemizin bilimsel üretim gücünü ve araştırma kültürünü yansıtan çok değerli bir başarıdır” diyen Prof. Dr. Şanlıdağ, “Öğrencilerimizin daha lisans düzeyindeyken böylesine yüksek potansiyele sahip projelerde yer alması, geleceğin bilim insanlarını yetiştirme konusundaki kararlılığımızın en güçlü göstergelerinden biridir. Başta proje ekibimiz ve danışman hocamız olmak üzere emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum” ifadesini kullandı.