banner875
banner885
banner878

UKÜ’de Sinir Bilimleri - Kanser Biyolojisi Doktora projesi başlatıldı

banner476

banner825
UKÜ’de Sinir Bilimleri - Kanser Biyolojisi Doktora projesi başlatıldı

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ), Biyoteknoloji Araştırma Merkezi (BCR) Başdanışmanı Prof. Dr. Mustafa Camgöz başkanlığında Kanser Araştırma Vakfı (KAV) ve Süleyman Cengiz Eminoğlu Vakfı’nın (Cengo-V) ortak desteğiyle en fazla çocuklarda görülen Nöroblastom kanseri hakkında yeni bir proje başlatıldı.
Nöroblastom’un sinir sistemi ile bağlantılı bir kanser türü olduğunu, erken tanı konulmaması durumunda hastalığın tedavisinin oldukça zor olduğunu kaydeden Prof. Dr. Camgöz Camgöz söz konusu projeyi Imperial Kolej Londra’da başlattıkları Sinir Bilimleri (Neuroscience)/Kanser çerçevesindeki buluşların, Nöroblastom kanser türüne uygulamak için büyük bir şans olduğunu belirterek, çalışmayı tez danışmanı Doç. Dr. Nahit Rızaner ve Biomühendislik Bölümü öğrencisi Mustafa Çavuşoğlu’nun doktora projesi olarak sürdürdüklerini dile getirdi.
Nöroblastom’un kemoterapi şeklinde sistemik tedavi gerektiren bir kanser türü olduğunu anımsatan Camgöz, “Yan etkileri çok fazla olduğu için tedavi süreci kolay değildir. Çoğu zaman kemoterapi belli bir süre zarfı sonrasında işe yaramaz hatta kanseri daha da agresif yapabilir” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Camgöz açıklamasında kanser tedavilerinde her zaman yeni yöntemlere ihtiyaç duyulduğunu işaret ederek, “Yeni yöntem dediğimiz zaman aslında söz konusu kanser türünü, onun mekanizmalarını daha iyi anlamaktır. Bu da ciddi bir arastirma gerektirir ve elde edilen anlayışla daha etkili tedavi yöntemleri olusturulup uygulanabilir” dedi.
Nöroblastoma’daki bilinen bazı moleküler yapıların çalışmadaki yöntemlerle yani Sinir Bilimleri’ne uygun olduğunu aktaran Camgöz, “Özellikle diğer kanser türlerinde olduğu gibi Nöroblastom’da da en büyük sorun o kanserin dağılmasıdır. Bu dağılmayı sağlayan özel bir sodyum kanal proteini vardır. Bunu bizler Londra’daki çalışmalarımızada keşfettik” dedi.
Proteinin tümörde oluşması durumunda tümörün dağılacağı bilgisini paylaşan Camgöz, bunun biyopsi ile belirleneceğini ve bu sayede kanserin dağılıp dağılmadığını erken safada anlayabileceklerini aktardı.
Prof. Dr. Camgöz çalışmalarında aynı zamanda proteini bloke edip kanserin dağılmasını önleyecek bir antikor ve yeni nesil bir ilaç oluşturduklarını da belirterek, böylelikle bu girişimin hem kati, fonksiyonel teşhis hem de toksik olmayacak tedavi yöntemlerini mümkün kılacağını kaydetti.
 

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.