Mete Hatay, geçtiğimiz gün Lefkoşa'nın göbeğinde atıl duran, biz Kıbrıslı Türker içinde son derece tarihi olan Saray Otel hakkında güzel, bir o kadar da duygusal makale yayımlandı. Makaleyi okuyunca etkilendim ve orada ne yapılması gerekir diye düşünmeye başladım.
Keşke Vakıflar orasını restore edip ya otel yada " yaşlı bakım evi " olarak hizmete sunsa. Eğer gerçekçi bir finansal değerlendirme yapılırsa her iki durumda da bir kaç sene içerisinde restorasyon bedelini çıkarabileceğine inanıyorum..
Hele hele Lefkoşa'nın merkezinde özellikli bir binanın yaşlı bakım evi olarak hizmet etmesinin bir ihtiyaca da karşılık olacağını ve iyi bir işletmeye maliyetin daha da erken sağlanacağına inanıyorum.
Bize Saray Otel gibi bir değerimizi hatırlattığın ve üzerinde bir tartışma ortamı yarattığın için teşekkürler Mete.
(Bülent Dizdarlı)
Kıbrıslı Türklerin uluslararası alanda görünmez kılınması haksızlıktır. Kıbrıs Rum liderliğinin siyasi eşitliği içselleştirmemesi haksızlıktır. Türkiye’nin kuzeyi bir “alt yönetim” gibi görmesi haksızlıktır.
Birini söylerken, diğerine susuyoruz...
Dünyaya kızıyoruz hep de...
Bir başkasının toprağına ayrı devlet kurmanın bir bedeli vardır.
“Bölünmezliğini” garanti ettiğiniz ülkeyi bölmenin, sonra da bu bölünmüşlüğü kalıcılaştırmaya çalışmanın bir bedeli vardır.
Dünyanın bütün bunlara dair bir tavrı vardır.
Bu tavrı beğenmeyebilir, çifte standartlarını gösterebilir, haksızlıklarına itiraz edebilirsiniz.
Ama dünyayı yok sayarak dünyaya açılamazsınız.
Türkiye bugün kendi coğrafyasında “barış” ararken toprak bütünlüğünü tartıştırmıyor bile.
Ama iş Kıbrıs’a gelince tavrı değişiyor.
(Cenk Mutluyakalı)
Bu nasıl bir dünya be kardeşi. Biz kalabalıkta telefona dokunmaktan çekiniriz adamlar plajda kısa metrajlı film peşinde.
Vallahi bunun gibileri soyup resmini çekip tik tok mudur nedir ona atacaksın
(Hüseyin Cumaoğlu)
NEDEN MAHKEME...
Adam Kıbrıs a girerken köpek üzerinde uyuşturucu kokusu almış. adamı yokladılar üzerinden TAM 500 MİLİGRAM esrar çıktı. duyan da sanır bu miktar uyuşturucu bir orduyu dalgaya sokacak kadardır.
Bu yapay zekaya sordum bu miktarda esrar ne işe yarar diye dedi ki bir sigaraya konulacak miktardır. diye cevap verdi.
Yani adam kendi içeceği kadar getirdi.
Satmaya değmeyecek bir miktar.
Adama üç gün tutukluluk verdiler. Ardından adamı yargılayacaklar bir ay verseler bu devlete maliyeti kaç paraya gelecek?
Polis onunla uğraşacak. Mahkeme uğraşacak. Gardiyanlar uğraşacak
Bir ay mahkumiyet in devlete maliyeti nereden baksanız YÜZBİN TÜRK LİRASIDIR .
Bu kadar maliyete hiç gerek yoktur.
Satmaya değmeyecek kadar yanında uyuşturucu getiren kişiyi tamam tutukla. Çek fotoğraflarını al parmak izini DNA sını al, sonra bindir uçağa yollat geri. Bir daha da KKTC ye sokma o kişiyi.
Yada on yıl adaya giremezsin de.
Bu kadar masrafa bu fakir ülke niye katlansın? Zaten hapishaneler doldu taşdı.
(Harper Orhon)



