Havaalanında KIBHAS 7-8 tane otobüsüyle sürekli yolcu alma şeridinde yer kaplayacağına hemen arkadaki açık hava park yerinde onlara yer tahsis edilmeli ve gelen yolcusu 2 adım yürüyüp otobüslere binmeli ( Güneydeki kapnos gibi) yapılması bile yolcu karşılamaya gidenlere ciddi bir rahatlık sağlayacaktır...

(Tekin K. Birinci)

Her cinayette, bıçaklamada, şiddette, "Başbakan" olarak anılan kişi niye ülkenin "güvende" olduğunu açıklıyor.

Hem de "deport" edilen insanları bile affedip, ülkeye geri çağırdıklarını unutarak...

Neden bu kadar pis olduk?
Neden bu kadar pis olduk?
İçeriği Görüntüle

Hem de bu rezil muhaceret, yurttaşlık, çalışma izni, sahte öğrenci cennetini yaratan yapının başında durarak...

Hem de...

Hem de...

Hem de bu düzene sinmiş ne kadar kirlilik, köhnemişlik, riyakarlık ve iradesizlik varsa üzerimize saçarak...

Bir sussalar keşke...

Öyle sessiz sedasız mahcup gitseler günü geldiğinde...

(Cenk Mutluyakalı)

Yedin beni be Kıbrıs.

KIBRIS’TA YAŞAYANLAR!

Birbirimize ne kadar öfkeliyiz, farkında mıyız?

Farklı düşünene, farklı partiye oy verene, farklı takım tutana ya da farklı milletten olana neden bu kadar kolay öfkeleniyoruz?

Ne yazık ki giderek daha huzursuz, daha kaygılı ve birbirimize karşı daha tahammülsüz bir toplum oluyoruz.

Olacak şey mi bu?

Farklılıklarımız olabilir.

Ama hepimizin üzerinde buluşabileceği ortak değerler var:

İnsan onuru ve karşılıklı saygı.

Küçük bir coğrafyada yaşıyoruz.

Birbirimizi dışlayarak, küçümseyerek ve sürekli ötekileştirerek daha iyi bir gelecek kuramayız.

Güven duygumuz da giderek zedeleniyor.

Liyakatın yerine partizanlık geçtiğinde adalet duygumuz yara alıyor.

Yanlışları görmezden gelmemeliyiz.

Kimin yaptığına bakmadan yanlışa yanlış diyebilmeliyiz.

Çünkü;

Kötünün partisi yoktur.

Kötünün takımı yoktur.

Kötünün milliyeti yoktur.

Yanlış yanlıştır.

Doğru da kimden gelirse gelsin doğrudur.

Artık sadece söze değil, yapılan işe bakmalıyız.

İnsanları söyledikleriyle değil, yaptıklarıyla değerlendirmeliyiz.

Çocuklarımızın geleceği için birbirimize düşman olmadan, hakkı ,hukuku ve doğruyu savunmalıyız.

Çünkü;

Güvenin olmadığı yerde huzur,

huzurun olmadığı yerde gelecek olmaz.

Kendimize soralım:

Çocuklarımıza nasıl bir Kıbrıs bırakmak istiyoruz?

Hala Göç yollarına mahkum Evlatlar, torunlar mı?

Kendini tüketen bir halk mı?

Yoksa farklılıklarına rağmen birbirine saygı duyan bir arada yaşamayı başaran bir halk mı?

Karar bizim.

(Eralp Şerifoğlu)