Alithia KKTC’nin, şap hastalığını Boğaziçi köyü ile sınırlı tutmayı başardığı ancak Güney Kıbrıs’ın, “bütün AB önlemlerine ve hayvan itlaflarına" rağmen hastalığın önünün alınamadığına dikkat çekti.

Gazete, iki toplumlu Sağlık Teknik Komitesi’nin Rum eş başkanı Leonidas Filaktu’nun KKTC’ye, Avrupa önlemlerinin; yani hayvan itlafların KKTC’de de uygulanmasını önerdiğine dikkat çekti.

Alithia “Teknik Komite’yi Bugün Hatırladılar” başlıklı manşet haberinde, Rum Veteriner Dairesi’nin, Meclis Tarım Komitesi toplantısında, veterinerlik konularının yönetimi için KKTC ile ortak komite kurulmasını önerdiğini yazdı.

Gazete, KKTC’de ve Güney Kıbrıs’ta uzmanların şap hastalığına karşı iki farklı strateji uygulayıp, iki farklı sonuç aldığını belirterek, bu iki farklı stratejinin Tarım Komitesi toplantısında masaya yatırıldığını aktardı.

Gazeteye göre, toplantıda sunulan veriler, KKTC’de hastalığın şap hastalığının, yoğun aşılama ve kısıtlı, sadece hasta hayvanların itlafı stratejisi uygulanması stratejisiyle Boğaziçi’nde sınırlı kaldığını gösteriyor. Güney Kıbrıs’ta ise, AB’nin hayvan itlafları, karantina bölgesi uygulamaları ve giriş-çıkış yasaklarını kapsayan önlemlerine rağmen hastalık birçok bölgeye yayıldı.

İki Toplumlu Sağlık Komitesi Rum Eş Başkanı Leonidas Filaktu KİPE’ye yaptığı açıklamada, komite toplantısında Rum veterinerlerin “şahsi kimlikleriyle” Kıbrıslı Türk meslektaşlarına, strateji değiştirmelerini ve AB protokollerinin Güney Kıbrıs’ta da KKTC’de de aynı şekilde uygulanmasını önerdiğini söyledi.

Gazete, "Filaktu Kıbrıslı Türklerden, hayvanlarını itlaf etmelerini istedi, çünkü hastalık yönetimindeki farklılık bu. Komite’nin Kıbrıslı Türk üyeleri strateji değişikliği olasılığını incelemek üzere zaman istedi.” ifadelerine yer verdi.

Haberde, Rum hayvan çiftliklerinde ise güven krizi bulunduğu, Rum Veteriner Dairesi yetkililerinin çiftliklere artık polis eşliğinde girdiğini, çoğu zaman çiftlik sahiplerinin sert tepki göstererek önlemlerin uygulanmasını engellediği bilgisi verildi.

Habere göre, çiftlik sahiplerinin bütün sürülerini ve gelir kaynaklarını kaybetmekle karşı karşıya kalması Rum makamlarıyla çatışmalarına sebep oluyor. Rum yönetiminin 50 bin euroya varan ön ödeme ve bir yıllık gelir kaybının tazmin edileceği açıklamalarına rağmen besicilerdeki inançsızlık devam ediyor.

-"Şap görülen çiftlik sayısı 47'ye yükseldi"

Gazete, Güney Kıbrıs genelinde epidemiyolojik görüntünün gün geçtikçe kötüleştiğini, dün öğlene kadar şap hastalığı görülen çiftlik sayısının 47’ye ulaştığını yazdı.

Habere göre, Yeri, Dali ve “Dromolaksia” (Mormenekşe) köylerinde yeni bulaşlar saptandı ve hastalığın Larnaka’daki ilk çıkış yerinin dışına yayıldığı belirlendi. Yeri’de 200 sığır bulunan 4 çiftlikte şap saptandı. Aşılama başlatılan bölgede katı kurallar dayatıldı. Dali ve Yeri’de 3 ve 10 km’lik karantina bölgeleri oluşturuldu. Hastalığın yaklaşık 100 bin hayvan beslenen, 100 çiftliğin yer aldığı bölge yayılmasından endişe duyuluyor.

Gazete, son bilgilerin, sığırların yüzde 82,67’sinin, küçükbaş hayvanların da yüzde 45,74’ünün aşılandığını ancak yayılmanın devam ettiğini belirtti.

Panayotu’nun partisindeki adaylardan birinin KKTC’de uyuşturucu suçundan ceza alması gündem oldu
Panayotu’nun partisindeki adaylardan birinin KKTC’de uyuşturucu suçundan ceza alması gündem oldu
İçeriği Görüntüle

Politis müdahil tarafların, milletvekillerinin ve hayvan besicilerinin dün Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’ten “şap hastalığını önleme ve mücadele konusunda Ada’nın tamamında ortak politika izlenmesi için KKTC’ye baskı yapılması için” gerek Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, gerekse AB düzeyinde şahsen devreye girmesini istediğini yazdı.

Haberi, “Tek Yol Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların Ortak Çizgisi… İki toplumlu Komite Toplantısı ve Başkan’a İnisiyatif Talebi” başlığıyla aktaran gazeteye göre, Rum Meclisi Tarım Komitesi’nin şap gündemiyle dün gerçekleştirdiği ikinci toplantıda, Rum Veteriner Dairesi’nin AB’nin yönlendirmesiyle uyguladığı toplu itlaflar, aşılamalar ve sıkı kısıtlama önlemlerinin, KKTC’nin “her zaman hastalığın taşınma riski barındırıyor olması” gerekçesiyle, işe yaramayacağı” iddia edildi.

Toplantıda konuşan EKA (Rum Çiftçiler Birliği) “Lefkoşa-Girne” Kaza Sekreteri Thomas Thoma, Hristoduldis’in konuyu Cumhurbaşkanı Erhürman ile konuşup konuşamayacağını sordu.

Çiftliği zarar gören Yorgos Dimitriu isimli bir çiftçi, Hristodulidis’ten hastalığın tekrar görülmemesi için derhal katı kısıtlamalar getirilmesini istedi ve Avrupa ödeneklerinin KKTC’de ve Güney Kıbrıs’ta en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dimitriu “Kıbrıs’ı birleşik alan olarak görmezsek, yandık.” dedi.

“Panagrotiko” çiftçi birliği Genel Sekreteri Tasos Yapanis, Rum yönetiminin KKTC’ye baskı yapamadığı argümanının “dayanağı olmadığını” öne sürdü ve “Kıbrıslı Türklerin yasal hava ve deniz limanlarımızdan ihraç ettiği hellimler baskı unsuru değil mi?” diye sordu.

Tarım Komitesi toplantısında ise, birkaç saat önce gerçekleşen İki toplumlu Sağlık Teknik Komitesi’nde Kıbrıs Türk tarafına yapılan öneri de gündeme getirildi. Rum Veteriner Dairesi Müdürü Hristodulos Pippis, “hayvan hastalıkları krizlerinin aynı şekilde göğüslenmesi için ortak bir komite kurulması hedefiyle Kıbrıslı Rum müzakereci aracılığıyla Avrupa müktesebatı temelinde ortak politika izlemelerini istedik.” dedi.