banner762
banner815
banner797
banner794

Diş Hekimi Erim Tandoğdu, ağız ve diş sağlığı ile ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti

banner476

banner825
Diş Hekimi Erim Tandoğdu, ağız ve diş sağlığı ile ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti

Diş Hekimi Erim Tandoğdu, ağız ve diş sağlığımız açısından oldukça değerli bilgiler paylaştı. Doğru bildiğimiz yanlışların yanı sıra, diş hekimliği teknolojisindeki gelişmelerle artık günümüzde diş estetiği ve gülüş restorasyonunda hayallerin ötesinde sonuçlar almanın mümkün olduğunu öğreniyoruz. Ağız ve diş sağlığımızın genel sağlığımız üzerindeki etkileri ve sağlıklı dişlere sahip olmanın yolları ise Dt. Tandoğdu’nun dikkat çektiği diğer konular arasında…
Son yıllarda diş tedavisi ve estetiğinde kullanılmaya başlanan yeni yöntem ve uygulamalardan bahsedebilir misiniz?
Dt. Erim Tandoğdu: Diş hekimliği teknolojisindeki gelişmelerle, daha önce hayal bile edilemeyen tedavi yöntemleri ve materyaller kullanılarak, kişilerin gülüşünde harika restorasyonlar yapılabiliyor. Bu gelişmeler sayesinde geçmişte sadece çürük dişlerin iyileştirilmesine odaklanan tedaviler yerine diş estetiğini de iyileştirmeye odaklanan tedaviler de önem kazanmaya başladı. Estetik diş hekimliğinde sıklıkla kullanılan yöntemlerden bazıları; seramikler, zirkonyum kronlar, porselen lamine venerler, dental implantlar, diş beyazlatmadır.
Ağız ve diş sağlığı konusunda doğru bilinen yanlışları ve önerilerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?
Dt. Erim Tandoğdu: Ağız ve diş sağlığı konusunda, insanları yanlış uygulamalara yönlendiren birçok hata var. Düzenli olarak günde yalnızca birkaç dakika ayırarak sağlıklı bir ağız ve dişlere sahip olabilmek mümkün iken, yanlış uygulamalar çok ciddi hasarlara yol açabiliyor.
Örneğin;
YANLIŞ: Bir kez diş taşı temizliği yaptırdıktan sonra her zaman yaptırmak gerekir. 
DOĞRU: Diş taşı temizliğinde diş yüzeyine ait olmayan plak ve diş taşı temizlenir. Diş taşı temizliği yapılmış ya da yapılmamış olsun, ağız ve diş bakımı yapılmadığı sürece diş taşlarının oluşumu tekrarlanabilir.
YANLIŞ: Çapraşık dişler ancak küçük yaşlarda düzelebilir. 
DOĞRU: Çapraşık dişler her yaşta düzgün hale getirilebilir.
YANLIŞ: Dişleri fırçalarken diş etlerinin kanaması normaldir. 
DOĞRU: Diş etlerinin kanaması diş eti iltihabının en önemli belirtisidir ve tedavisi için diş hekimine başvurulması gerekir.
YANLIŞ: Ağrıyan dişe aspirin koymak iyi gelir. 
DOĞRU: Dişin üzerine konulan aspirin ağrınızı dindirmediği gibi, ızdırabınızı da arttırır. Çünkü diş etinizde yara açar.
YANLIŞ: Ağız kokusu herkeste olur. 
DOĞRU: Ağız kokusu kendiliğinden oluşmaz. Diş çürükleri, diş eti hastalıkları, sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar, bademcik iltihaplanmaları sonucu meydana gelebilir.
YANLIŞ: Sert diş fırçası kullanmak dişleri bembeyaz yapar. 
DOĞRU: Herkesin diş rengi aynı beyazlıkta olmaz. Yapısal farklılığa bağlı olarak diş rengi değişiklik gösterir. Bu nedenle önemli olan diş fırçasının sertliği değil, fırçalama tekniğidir. Sert diş fırçası ile kuvvetli yapılan diş fırçalama işlemi dişin minesine zarar verebileceği gibi diş etlerinde de çekilmeleri tetikleyebilir.
YANLIŞ: Diş çürükleri genetiktir, önlenemez.
DOĞRU: Çürüklerin kalıtımla ilgisi olsa da ağız hijyenine gereken önemi vererek dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri ile önlenebilir.
Ağız ve Diş Sağlığı ile bireyin genel sağlığı arasındaki ilişki hakkında ne söylemek istersiniz?
Dt. Erim Tandoğdu: Ağız sağlığımız genel vücut sağlığımızla yakından ilişkili. Birçok bilimsel araştırmada; yetersiz ağız sağlığının genel sağlığa olan olumsuz etkileri net bir şekilde ortaya konuluyor. Son dönemlerde yapılan birçok çalışmada, periodontal hastalıklar gibi ağız enfeksiyonlarının; kalp hastalığını ve hamilelerde erken doğum riskini arttırdığı ve diyabetli hastaların kan şekerini kontrol etmelerinde sorunlar yaşamasına neden olduğu belirtiliyor. Öte yandan; ağızda meydana gelen değişiklikler, vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan enfeksiyöz hastalıklar, immune rahatsızlıklar, beslenme bozuklukları ve kanser gibi birçok hastalığın da ilk belirtisi olabilir. Bu nedenle düzenli ağız ve diş muayenesi yaptırmayı ihmal etmemek gerekir.
Daha sağlıklı ve beyaz dişlere sahip olmak için önerilerinizi paylaşabilir misiniz?
Dt. Erim Tandoğdu: Beyaz ve sağlıklı dişlerin en temel yolu, düzenli diş bakımından geçiyor. Dişlerinizi günde en az 2 kere fırçalamak, diş ipi, arayüz fırçası, gargara gibi hijyen ürünlerini düzenli kullanmak, dişlerinizi istenilen forma getirebilir. Beyazlatıcı özellikli diş macunları ise diş hekimlerinin gözetiminde kullanılmalı.
Çay, kahve, meyve suyu gibi renkli, özellikle de koyu renkli içecekler, dişlerde renklenmelere sebep oluyor. Bu içeceklerin tüketimi azaltıldığında dişlerin rengi, gerekli diş bakımlarıyla birlikte doğal olarak beyazlayabilir. Ayrıca diş beyazlatma ve parlatma işlemlerinden sonra da bu içeceklerden bir süre tamamen uzak durmak gerekiyor.
Sigara tüketen insanların dişleri ise genellikle sarıdır. Diş bakımlarına ne kadar dikkat etseler veya sıklıkla diş beyazlatma işlemi yaptırsalar da bu beyazlığı uzun süre korumak neredeyse imkansızdır. Sigara, insan vücuduna olan tüm zararlarıyla birlikte sıklıkla dişte renklenmeye sebep olur.
Sigara kullanımı ağız sağlığını nasıl etkiler?
Dt. Erim Tandoğdu: Sigara içmek, halitozis denilen kötü ağız kokusuna neden olur. Sigara içen kişilerde ağız içi kimya bozulur, dişte bakteri plağı gelişimi artar ve zamanla diş eti problemleri, tat duyusunda azalma ve sonuçta bağışıklığın düşmesi ile ağızda iltihap odakları oluşur.
Sigarayı bırakmanın ağız sağlığı üzerindeki etkileri nelerdir?
Dt. Erim Tandoğdu: Sigara, diş eti rahatsızlığının oluşma ihtimalini arttırmakla kalmayıp tedavinin başarı şansının azaltır ve ağzın iyileşme kapasitesini düşürür. Böylece yapılan tedavilerin çoğu sigara içmeye devam ettiğiniz sürece bir işe yaramaz.
Sigara içmek diş eti rahatsızlıklarının daha hızlı ilerlemesine sebep olur. Hastalığın erken evrelerinde diş fırçalarken ve diş ipi kullanırken dişlerde kanama görülür. Enfeksiyonun ilerlemesi ile diş etleriniz geri çekilmeye ve dişlerinizden uzaklaşmaya başlar ve cepler oluşur. Hastalık ilerledikçe bu diş eti cepleri daha derinleşir ve destek dokulardaki tahribat artar. Sonuçta dişler sallanmaya, ağrımaya hatta kendiliğinden düşmeye başlar.
Sigara içenler içmeyenlere oranla daha fazla diş taşı biriktirirler. Bu, azalan tükürük akış hızına bağlı olabilir. Sigara içenlerde sigara içmeyenlere oranla daha ciddi kemik kayıpları ve derin cepler görülür. Bazı çalışmalara göre sigara içenlerde, içmeyenlere oranla çok daha fazla diş eti tahribatı görüldüğü ortaya koyuluyor. Ayrıca ağır sigara kullanıcılarında da 4,7 kat daha fazla kemik kaybı görülüyor.
Sigara içen kişilerde diş etlerinde kızarma ve kanamanın görülmemesi, diş etlerinin sağlıklı olduğunu göstermez. Bu nedenle sigara içenlerin oral ve diş eti sağlığı açısından sık sık diş hekimine gitmeleri önerilir.
Tütün ürünleri ile ilgili bir diğer husus, adamızda da uzun süredir satışta olan tütün ısıtma sistemleri. Gitgide kullanıcı sayısının arttığını göz önünde bulundurarak bu konudan da kısaca bahsetmek isterim. Öncelikle bu ürünlerin tamamen risksiz ürünler olmadığını paylaşmak isterim. Isıtılan tütün ürünleri sigaradan farklı olarak tütünü yakmak yerine ısıtıyor ve yanmayı ortadan kaldırarak sigaraya kıyasla toksik madde oluşumunu büyük ölçüde azaltıyor. Ağız ve diş sağlığı üzerine yapılan uluslararası araştırmalarda da sigara dumanına kıyasla oluşan tütün buharının dişlerde renk değişimine (sararma) etkisinin daha düşük düzeyde olduğu paylaşılıyor. Tüm tütün ürünlerinden uzak durmak en doğru tercih olmakla beraber eğer kişi bırakmıyorsa sigaraya göre zararı daha düşük bu alternatifleri tercih etmek ağız sağlığı açısından doğru bir tercih olabilir.
İçilen sigara miktarının azaltılması da işe yarar gibi görülebilir fakat günde yarım paket veya daha fazla içenlerin diş eti hastalığına yakalanma riski içmeyenlere oranla 6 kat fazladır.
Covid-19 pandemisinin ağız ve diş bakımı üzerinde bir etkisi oldu mu, oldu ise bahsedebilir misiniz?
Dt. Erim Tandoğdu: Her birey ağız ve diş sağlığına maksimum önemi göstermeli. Günde 2 kez en az 2 dakika dişlerin tüm yüzeyi fırçalanmalı, ara yüz temizliği için fırçalamadan önce günde 1 kez muhakkak diş ipi ya da ağız duşu uygulaması yapılmalı. Gün içerisinde tuzlu suyla ağız ve boğaz gargarası da diş eti sorunlarına karşı etkili bir koruma sağlar. Yüksek tansiyonu olanların tuzlu su yerine ağız bakım sularını tercih etmesi önerilir. Tüm bu önlemler, koronavirüsün en önemli bulaşma yollarından biri olan ağımızı hem diş ve diş eti hastalıklardan hem virüslere karşı bir nebze de olsa korur.
 

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.