Üniversite

KTÖS’ten yükseköğretimde kapsamlı denetim talebi

KTÖS'ün açıklamasında Kuzey Kıbrıs’ta yükseköğretimin ekonomik bir sektör olarak büyümesine ilişkin değerlendirmelerin 2006 yılında uluslararası yayınlarda yer aldığı belirtilen açıklamada, bu büyümeyi güvence altına alacak güçlü bir kamu denetimi ve kalite sisteminin aynı ölçüde oluşturulmadığı savunuldu.

Abone Ol

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kuzey Kıbrıs’ta yükseköğretim alanının uzun yıllardır plansız biçimde büyütüldüğünü savunarak, son dönemde gündeme gelen sahte diploma ve sahte unvan iddialarının yıllara yayılan yanlış politikaların sonucu olduğunu ileri sürdü ve çözüm için taleplerini sıraladı.

KTÖS Yürütme Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, “üniversiteler adası” hedefiyle üniversite sayısının hızla artırıldığı, ancak denetim, nitelik ve şeffaflık mekanizmalarının aynı ölçüde güçlendirilmediği iddia edildi.

Kuzey Kıbrıs’ta yükseköğretimin ekonomik bir sektör olarak büyümesine ilişkin değerlendirmelerin 2006 yılında uluslararası yayınlarda yer aldığı belirtilen açıklamada, bu büyümeyi güvence altına alacak güçlü bir kamu denetimi ve kalite sisteminin aynı ölçüde oluşturulmadığı savunuldu.

Sahte diploma iddialarının yeni olmadığı öne sürülen KTÖS açıklamasında, “Sistem aslında yıllar önce alarm vermiş, ne yazık ki gerekli ders çıkarılmamıştır.” denilerek, bazı kişilerin diploma veya denklik belgelerinin sahte olduğunun geçmişte kamuoyuna yansıdığı ve bu vakaların bir bölümünün KKTC’deki üniversitelerle ilişkilendirildiğinin açıklandığı hatırlatıldı.

KTÖS, 2024 yılı boyunca kamuoyuna yansıyan soruşturma ve iddiaların konunun ciddiyetine işaret ettiğini ifade ederek, sahte not girişleriyle diploma verildiği ve bu diplomaların kamuda terfi ile maaş artışlarında kullanıldığı yönünde iddialar bulunduğunu, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’nun (YÖDAK) da tartışmaların odağında yer aldığının öne sürüldüğünü kaydetti.

Açıklamada, “Kimse yargı kararı olmadan suçlu ilan edilemez, ancak bu kadar ciddi iddialar karşısında devletin bekle-gör lüksü de yoktur.” denilerek, sahte diplomaların liyakat sistemini zedelediği, kamunun itibarına zarar verdiği ve yıllarca emek vererek eğitim alan gençlerin diplomalarının değerini düşürdüğü savunuldu.

Yükseköğretim alanındaki sorunlara ilişkin sorumluluğun yalnızca üniversitelerde değil hükümette, Milli Eğitim Bakanlığı’nda ve YÖDAK’ta da bulunduğunu ileri süren KTÖS, tüm üniversitelerde kayıt, ölçme-değerlendirme, mezuniyet, diploma basımı ve lisansüstü programları içeren kapsamlı denetim yapılması gerektiği görüşünü dile getirdi.

Sendika ayrıca, merkezi bir diploma doğrulama sistemi kurulmasını, kamuda terfi ve maaş artışına konu edilen belgeler başta olmak üzere diploma taraması yapılmasını, YÖDAK’ın personel, bütçe ve denetim kapasitesinin güçlendirilmesini ve üniversite ile bölüm açma süreçlerinin nitelik ve sürdürülebilir kalite kriterlerine bağlanmasını talep etti.

Açıklamada, öğrenci statüsünün istismarına yönelik iddialara karşı izleme ve koruma mekanizmalarının kurulması gerektiği de ifade edilerek, “Yargı görevini yapacaktır. Ancak devlet de görevini yapmak zorundadır. Bu ülkenin çocukları, gençleri ve çalışanları sahtecilikle, kayırmacılıkla ve denetimsizlikle yönetilen bir düzene mahkûm edilmeyi hak etmiyor.” ifadeleri kullanıldı.