Güney Kıbrıs, Yunanistan, ABD ve İsrail’den milletvekillerinin İsrail yasama organı Knesset’in düzenlediği parlamentolar arası toplantıda “İran’ın zayıflamasının belirgin olduğu ancak Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki bölgesel istikrarsızlığın ana ekseni olarak ortaya çıktığı” ortak saptamasında bulunulduğu bildirildi.
Fileleftheros’un haberine göre, toplantıya katılan Rum, Yunan, Amerikan ve Yahudi milletvekilleri “Ankara’nın stratejik boşlukları kullanarak bölgenin güvenlik garantörü olarak öne çıkmaya çalıştığı” ortak kanaatine ulaştı.
Kudüs’te gerçekleştirilen toplantıya katılan Rum Meclisi Dışişleri ve Avrupa Konuları Komitesi Başkanı Haris Yeorgiadis, Doğu Akdeniz’in jeopolitik önemine vurgu yaparak, Güney Kıbrıs, Yunanistan, İsrail ve ABD’den oluşan “3+1 çerçevesinin güçlendirilmesi gerektiğini” öne sürdü.
Yeorgiadis Doğu Akdeniz’in “ya gerilim, çatışma ve uluslararası güvenliğe tehdit üreteceğini ya da istikrar, yatırım ve enerji bağlantı bölgesi haline geleceğini, sürecin büyük ölçüde 3+1 oluşumu ülkelerinin iş birliğine bağlı olacağını” savundu. Türkiye’ye değinirken de “istikrarlı ve muteber ortak olduğunu iddia etmeye devam edemeyiz.” dedi.
3+1 oluşumunun Güney Kıbrıs’ta gerek siyasi sistem gerek toplum tarafından desteklendiğini belirten Yeorgiadis, yapılan son ankette Rumların yüzde 70’inin İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs iş birliğini desteklediği, yüzde 40’ının güvenlik konularında İsrail’i birinci, ABD’yi de ortak gördüğünün ortaya çıktığını anlattı.
Toplantıda konuşan Amerikan Cumhuriyetçi Milletvekili Randy Fine “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de ve Orta Doğu bölgesine çıkardığı stratejik zorluklara” değindi; “Suriye’deki tartışmaların önemli bir bölümü Türkiye’nin rolünden şekilleniyor. Suriye’yi denetleyen Amerikan diplomat Tom Barrack Türkiye’den de sorumludur ve bu, hükümetimizin bu iki tiyatroyu derin bağlantılı gördüğünün ifadesidir” dedi.
Knesset üyesi ve Knesset’teki EastMed parlamento grubu eş başkanı Ohad Tal “İran’ın askeri, ekonomik ve diplomatik açıdan zayıfladığını, ekonomisinin çöktüğünü, İran halkının rejime gittikçe daha çok karşı durduğunu” söyledi ancak “bölgesel nüfuzu artan Türkiye’nin yeni bir tehdit olduğunu” iddia etti.




