Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasında temel sorumluluğun Kıbrıslılar’a düştüğü ve müzakerelerin yeniden başlatılması yönünde daha fazla ilerleme kaydedilmesi gereğine dikkat çeken kararda,tüm taraflar Genel Sekreterin devam eden çabalarının sunduğu fırsatı değerlendirmeye çağrıldı

CTP erken seçim önerisi sunuyor
CTP erken seçim önerisi sunuyor
İçeriği Görüntüle

Özlem Şahin ŞAKAR -New York

BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2011 yılından beri her yıl oybirliğiyle aldığı BM Geçici Barış Gücü’nün (UNFICYP) görev süresinin uzatılmasına ilişkin kararı bu yıl oybirliğiyle kabul edilmedi, 13 üye karar tasarısına "evet" oyu verirken, geçici üye Pakistan ve dönem başkanı Somali karar tasarısında "çekimser" oy kullandı.

BMGK Dönem Başkanı Somali’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Abukar Dahir Osman başkanlığında toplanan 15 üyeli BMGK’nın 13 üyesinin "evet" dediği 2815 (2026) sayılı kararın oylamasında geçici üyeler Pakistan ve Somali çekimser oy kullandı. Bu kararla, görev süresi 31 Ocak’ta dolan UNFICYP’in süresi 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılmış oldu.

PAKİSTAN’IN ÇIKIŞI

Kararın taslak metnini daha önceki yıllarda olduğu gibi Konsey’in daimi üyesi İngiltere hazırladı. Ancak bu sefer metnin dört kez değiştirilerek oylama aşamasına geldiği öğrenildi. Türk tarafının görüşlerine destek veren Pakistan’ın oylamadan önceki son aşamada sessizliği bozarak metinde düzeltmeler talep ettiği ancak bu taleplerinin dikkate alınmadığı ve bu durumdan Pakistan’ın rahatsızlık duyduğu öğrenildi. Konsey’in 2025 başından beri iki yıllığına geçici üyesi olan Yunanistan’ın, Konsey üyelerini, Kıbrıs konusunda kendi pozisyonu doğrultusunda baskı altında tutmaya çalıştığı kulislerde konuşulurken, Pakistan’ın sessizliği bozarak metinde düzeltme talep etmesi karar tasarısının oylamasını da bir günlüğüne erteletti. Türkiye’nin 2009-2010 yılları arasındaki geçici Konsey üyeliği sırasında UNFICYP kararlarına "hayır" oy vermesi dışında son dönemde BMGK’nın tüm UNFICYP kararları oybirliğiyle alınmıştı. Önceki günkü oylama bu geleneği bozmasıyla dikkati çekti.

Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, UNFICYP’in görevine devam etmesi için Kıbrıs Türk tarafının gözardı edilerek sanki adanın tek sahibiymiş gibi sadece Rum tarafının rızasının alınmasından son derece rahatsız, bu yüzden de Türkiye UNFICYP oylamalarında hep hayır oyu kullanmıştı.

Daha önceki kararlarda olduğu gibi, Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasında temel sorumluluğun Kıbrıslılar’a düştüğünü vurgulayan kararda, BM’nin ana rolünün, "bir aciliyet hissiyle" Kıbrıs’ta taraflara kapsamlı ve kalıcı çözüm bulmaları için yardımcı olmak olduğu anımsatıldı.

Güvenlik Konseyi, Genel Sekreter Guterres’e (kişisel olarak) ve özellikle de Genel Sekreterin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’a, Mayıs 2025’den bu yana Kıbrıs’ta devam eden yoğun çabalarından dolayı takdirlerini sundu. Kıbrıs’ta iki taraf arasındaki diyaloğun yoğunlaşmasını ve 18 Mart Cenevre ile 17 Temmuz New York geniş formattaki gayrıresmi görüşmelerin sonuçlarını memnuniyetle karşılayan Konsey, iki liderin güven oluşturmaya yönelik girişimlerde ilerleme kaydetme konusundaki iradelerini överken onlardan karşılıklı kabul edilebilecek bir yol bulmak için yapıcı şekilde çalışmaya devam etmelerini istedi. Genel Sekreterin devam eden çabalarına tam destek sunan Konsey,"Resmi müzakerelere geri dönme hedefiyle ortak bir zemin bulma konusunda açıklığın, esnekliğin ve uzlaşmanın önemini" yineledi ve taraflardan (ilgili Konsey kararlarında da belirtildiği üzere) "siyasi eşitlik çerçevesinde, iki toplumlu, iki bölgeli federasyon temelinde kalıcı, kapsamlı ve adil bir çözüm bulma yönündeki çabalarını yenilemelerini" istedi.

"BU FIRSATI DEĞERLENDİRİN"

Resmi müzakerelerin yeniden başlatılması yönünde daha fazla ilerleme kaydedilmesi gereğine dikkat çeken kararda, "Tüm taraflar, Genel Sekreterin devam eden çabalarının sunduğu fırsatı değerlendirmeye güçlü şekilde teşvik edilmektedir" ifadelerine yer verildi. Adadaki mevcut durumun sürdürülemez olduğunu, sahadaki durumun durağan olmadığını ve bir anlaşmaya varılamamasının siyasi gerilimleri artırdığını savunan karar, bu durumun iki toplumun yabancılaşmasını derinleştirdiğini, sahada geri dönüşü olmayan değişiklikler riskini doğurduğunu ve çözüm olasılığını azalttığını belirtti.

Her iki tarafı ve ilgili tüm tarafları Ara Bölge ve çevresindeki gerilimi azaltacak adımlar atmaya çağıran kararda, UNFICYP’in buradaki yetkisine saygı gösterilmesinin önemi bir kez daha vurgulandı. Konsey, Maraş konusunda, daha önceki tüm kararları temelinde, tutumunu aynen koruduğunun altını çizdi. Ayrıca Pile’de asayiş durumuyla ilgili devam eden zorluklardan endişe duyduğunu ifade eden Konsey, Ortak Temas Odasının Pile’ye genişletilmesi yoluyla her iki tarafın etkili koordinasyonunu memnuniyetle karşıladığını belirterek tarafların suçla mücadelede UNFICYP’le çalışmaya devam etmelerini istedi.

Kadınların ve gençlerin barış sürecine katılımlarının önemi vurgulanan Konsey kararında, sığınmacı ve mültecilere yönelik muamelelerde yürürlükteki uluslararası hukuka tam bağlılığın kritik önemi de hatırlatıldı.

EŞİTSİZLİK VURGUSU VE YİNE PAKİSTAN ÇIKIŞI

Genel Sekreterin raporunda tespit ettiği gibi, iki taraf arasındaki sosyoekonomik eşitsizliğinin daha da arttığını vurgulayan kararda, bunun adada daha fazla yabancılaşmaya yol açma riski taşıdığını ve "potansiyel olarak çözüm olasılığını da olumsuz etkilediği" belirtilerek bu konunun çözümü için daha anlamlı çaba sarfedilmesi istendi. Daha önceki Konsey kararlarında "potansiyel olarak" ifadesi yer almamıştı, bu kapsamda Konsey’in Kıbrıs Türk tarafının içinde bulunduğu eşitsizliğe daha az vurgu yaptığı dikkati çekti. Kulislerde, Yunanistan’ın bu konuya fazla vurgu yapılmasını istemediği, tam tersine Pakistan’ın ise Türk tarafının yaşadığı bu eşitsizliğinin daha güçlü şekilde karar metnine girmesi için bastırdığı, ancak bunu başaramadığı konuşuldu.

DAHA FAZLA GÜVEN ARTIRICI ÖNLEM

Güven arttırıcı önlemlerin ve bunların zamanında uygulanmasının önemini vurgulayan Konsey, tarafların, yeni askeri güven artırıcı önlemler almayı değerlendirmek de dahil olmak üzere, bu konuda birbirleriyle temas kurmaya devam etmelerini istedi. Konsey ayrıca tarafları, toplumlararası temasları, ada içi ticareti, uzlaşmayı ve sivil toplumun aktif katılımını teşvik etme çabalarını arttırmaya çağırdı ve taraflar arasında düzenli ve etkili temasın ve iletişimin tüm Kıbrıslılar’ın çıkarına olduğunun altını çizdi. Kararda adada iki taraf arasındaki ticaretin gelişmesi karşısındaki engellerin kaldırılmasına yönelik çabaların önemine de dikkat çekildi ve bu yöndeki çabaların güçlendirilmesi istendi, ancak bu konuda daha önceki kararlardaki gibi detaylı bir vurgulamanın bulunmaması yine dikkati çekti.

KONSEY’DEN ÇÖZÜM İÇİN DAHA FAZLA ÇABA VURGUSU

Kararın sonuç paragraflarında daha önceki tüm BM kararları yeniden teyit edilerek siyasi eşitliğe sahip, iki toplumlu, iki bölgeli federasyona dayalı kalıcı, kapsamlı ve adil bir çözüme ulaşmanın önemi vurgulanarak şunlar belirtildi: "İlgili bütün tarafları, Genel Sekreter ve ekibiyle aktif olarak işbirliği yapmak için tüm çabaları göstermeye güçlü bir şekilde çağırıyoruz, Genel Sekreterin taraflarla sürdürdüğü temasları tam olarak destekliyoruz, diyaloğun yoğunlaşmasınını istiyoruz."

Konsey, özellikle Genel Sekreterin 18 Mart ve 17 Temmuz 2025 tarihlerinde düzenlediği gayrıresmi genişletilmiş toplantıdan, 27 Eylül 2025 tarihinde New York’taki üçlü toplantıdan ve 20 Kasım ile 11 Aralık 2025’teki iki liderin toplantılarından memnuniyet duyduğunu ifade ederek bu kapsamda "18 Mart ve 17 Temmuz toplantılarında güven ve itimat oluşturmak için varılan bir dizi girişimin kabul edilmesini ve bunlardan bazılarının uygulanmasını memnuniyetle karşıladığını, bu konuda daha fazla ilerleme kaydedilmesini ve gayrıresmi geniş formatlı toplantıların devam etmesini teşvik ettiğini," belirterek "tüm tarafları kabul edilebilir bir çözümü BM himayesinde serbestçe müzakere etmek için sürece açıklık, esneklik ve uzlaşma ruhuyla yaklaşarak gerekli siyasi irade ve kararlılığı göstermeye" davet etti.

Konsey, Maraş konusunda ise daha önceki tüm kararları temelinde tutumunu aynen koruduğunu belirterek yine sert bir dil kullandı.

Guterres, Ocak başında Konsey’e sunduğu raporlarda, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın göreve başlamasının ve liderler arasındaki ilişkilerin canlanmasının, Kıbrıs meselesinde ilerleme kaydetmek için yeni bir fırsatın doğacağına dair yeni bir umut doğurduğunu belirtmişti.

Bundan 62 yıl önce, 1964 yılında adada görev yapmaya başlayan UNFICYP’te, 12 Aralık 2025 itibariyle 723 asker (631’i erkek, 92’si kadın) ve 59 polis (34’ü erkek, 25’i kadın) olmak üzere toplam 782 barış gücü personeli bulunuyor. Bu sayı geçmiş yıllarda daha fazlaydı, fakat son dönemde BM Sekreteryasının likidite krizine yönelik acil durum önlemleri çerçevesinde UNFICYP’in personel sayısı da azaltıldı.