Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Haber Kıbrıs ekranlarında yayınlanan Ali Baturay ile Markaj programına konuk olarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın kendisini hedef alan sözlerine sert yanıt veren Erhürman, siyasetçileri kişisel kavgalar yerine devlet ciddiyetine davet etti.
Erhan Arıklı’nın, protokolün mahkemeye taşınmasının Türkiye’yi incittiği yönündeki iddialarını "sataşma" olarak nitelendiren Erhürman, Türkiye ile olan ilişkilerin bu sığ tartışmaların çok üzerinde olduğunu vurguladı. Türkiye’den bu konuda hiçbir sitem almadığını belirten Erhürman, şunları söyledi:
“Türkiye Cumhuriyeti böyle şeylerle uğraşır mı? Bu arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti’ne ilişkin bu toplumun algısında kendilerinin çizebildiği kargacık burgacık bir resmi yaratmaya çalışıyorlar. Böyle bir devlet değil Türkiye Cumhuriyeti devleti. Bu yaptıklarıyla iyi bir mesaj verdiklerini zannediyorlar ama tam tersidir. Türkiye’nin dünya siyasetinde takdir edilen devasa diplomatik işleri, savaş dolayısıyla aldığı büyük pozisyonlar varken, bu küçük meselelerle ilgilenecek bir kıratta değildir.”
Siyasetteki üslup kaybına ve makamların yıpratılmasına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erhürman, asık suratlı olmayan ancak tavizsiz bir ciddiyete ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
“Herkesin ciddiyete ihtiyacı var. Hele de en çok bu memlekette 'devlet, devlet, devlet' diyenler, en çok devlet ciddiyetine önem vermesi gerekenlerdir. Ama maalesef buralarda bazı eksiklikler yaşıyoruz. Ben her konuşana cevap yetiştirmeyi o ciddiyetten uzaklaşma olarak görüyorum. Kimse beni o dillerin içine hapsedebileceğini zannetmesin. 9 sene parti başkanlığı yaptım, kimse beni o uğraştıkları yerlere oturtmayı beceremedi. Cumhurbaşkanı olduktan sonra herhalde Tonga’ya basacak halim yok.”
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile kişisel bir derdi olmadığını, kendisine yaşı ve tecrübesi nedeniyle "abi" diye hitap ettiğini belirten Erhürman, tepkisinin şahsi değil kurumsal olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu söyleyen Erhürman şöyle devam etti:
“Benimle ilgili söylediği şeylerin kamuoyunda alıcısı yok zaten. Ben herkesi devlet ciddiyetine davet ediyorum. Cumhurbaşkanı olarak görevim olduğu için bunu yapıyorum, bireysel olarak muhatap olduğum için değil. Eğer bu devlette tek rahatsız olduğunuz şey sizinle aynı görüşte olmayan birinin bu makamda oturmasıysa, bu en az rahatsız olmanız gereken şeydir; çünkü bu demokratik bir sonuçtur, halkın takdiridir. Tufan Erhürman’a söylerlerse başım üstüne, ama Cumhurbaşkanlığı makamına söylerlerse devletin kurumunu korumak adına konuşurum.”
Hayatı boyunca hem sağdan hem de soldan gelen eleştirilerle piştiğini belirten Erhürman, kendisine yönelik "ayar verme" çabalarına prim vermeyeceğinin altını çizdi. Deneyim vurgusu yapan Cumhurbaşkanı, dışarıdan gelen müdahalelere karşı duruşunu şu sözlerle özetledi:
“Bütün eleştirileri dikkate alırım ama hepsini dikkate almak demek, tabiri caizse 'ayar vermeye' çalışanın verdiği ayara girmek demekse; yok, müsaadeleriyle... Biz de az saç beyazlatmadık bu değirmende. Bu devletin içinde insanların rahatsız olduğu pek çok gerçek sorun varken, yetkililerin 1 saat 20 dakika boyunca sadece benimle uğraşmak yerine bu sorunlarla ilgilenmesi beklenir.”





