Sosyolog Nihal Salman, 16 yaşındaki bir çocuğun oto galeri kurşunladığı bir ülkede güvenlikten söz edilemeyeceğine işaret ederek, bu olayda cevaplanması gereken birçok soru olduğunu belirtti.
Benzer suçların yeniden yaşanmaması için ciddi önlemler alınması gerektiğini vurgulayan Salman, ülkedeki ekonomi kayıt altına alınmadıkça mafya düzeninin daha da yaygınlaşacağını söyledi.
“Çocuklarımız ciddi risk altında. Devlet insanını koruyamıyor” diyen Salman, Kıbrıs Türk toplumunun olaylara karşı duyarsızlaştığını, bunun da en büyük nedeninin devlete duyulan güven kaybı olduğunu ifade etti. “Biz artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz, yasa dışılığa, şiddete, hatta olumlu gelişmelere de şaşırmıyoruz. İnsan şaşırdığı zaman gelişir, değişir, doğa dışındaki her şey şaşırma ve hayret etme sonucunda oluyor fakat biz toplum olarak olumsuz, hatta olumlu olaylara bile şaşırmıyoruz” diyen Salman, umursamazlığın kültür haline geldiğini ve bunun da çok büyük bir tehlike olduğunu dile getirdi.
Haberinsesine konuşan Salman, “Kayıt dışı ekonomi, galerilerin silahlanması, haraç veya rüşvet denilen bir alacak verecek meseleleri arttı. Ülkede bir anda zengin olan insanlar, gündüz vakti adam yaralamalar, toplum olarak artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz, her şeye alışıyoruz. Mayfa olaylarına veya galerilere yapılan bu muameleye de alışıyoruz sanki. Bugün galerilerin başında olan bu kötü durum yarın hepimizin başına gelebilir. Bu olayların boyutunun nereye gideceğini bilmiyoruz. Ülke olarak ses çıkarmalıyız. Susmaya devam edersek, hukuk dışılığın yarın bizi nasıl etkileyeceğini de bilemeyeceğiz” dedi.
“BİR TOPLUMU AYAKTA TUTAN EN ÖNEMLİ UNSUR ‘BİZ’ BİLİNCİDİR”
Toplumda birlik, bütünlük olmadığını, aidiyetin zayıfladığını kaydeden Sosyolog Nihal Salman, “Bir toplumu ayakta tutan en önemli unsur ‘biz’ bilincidir. Küçücük bir ülke olmamıza rağmen maalesef bu bilinci kaybediyoruz” dedi. Ülkede hukuk dışı uygulamaların zincirleme biçimde yeni suçları beraberinde getirdiğini vurgulayan Salman, denetimsizlik konusuna da dikkat çekti. “Hukuk dışı davranışlar her türlü hukuk dışılığı beraberinde getirir. Eğer bizler susmaya devam edersek bizim başımıza gelecek. Göz boyamaya korkutmaya çalışıyorlar” diyen Salman, ülkeye giriş çıkışlardaki kontrolsüzlüğün de sona ermesi gerektiğinin altını çizdi.
“AÇIKLANABİLİR, HESAP VERİLEBİLİR EKONOMİ ORTADAN KALKIYOR”
Güvenlik sorunlarının yalnızca bireysel olaylar olarak görülmemesi gerektiğini belirten Salman, şöyle devam etti: “İnsanlar ülkemize dilediği girip çıkamamalı, dilediği anda ateşli silah bulamamalı. Tüm bunlar bize ülke güvenliğini sorgulatır oldu. Ülkede kayıt dışı ekonomi çoğaldıkça, kara para aklama çoğaldıkça ülkede bu tarz olaylar artacaktır. Ülkedeki bireysel ekonomi açıklanabilir, hesap verilebilir olmalı. Aksi halde çocuklarımız da bireyler de toplum da sadece kurşunlanma değil, uyuşturucu ve çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalır, devlet bizleri bu halde koruyamaz. En büyük sorun devlette, devlet insanını koruyamıyor. Her geçen gün açıklanabilir, hesap verilebilir ekonomi ortadan kalkıyor, kayıt dışı ekonomi artıyor.”
“KİMSE DEVLETE GÜVENEMİYOR, BU DUYARSIZLAŞMA ARTIYOR”
Madde kullanımı ve satışının giderek daha küçük yaşlara indiğine de dikkat çeken Salman, toplumsal duyarsızlaşmanın tehlikeli boyutlara ulaştığını söyledi. Salman, “Madde satışı ve kullanımının orta okula indiği bu günlerde toplumsal olarak duyarsızlaştık. Ve bu duyarsızlaşmanın en büyük sorunu da devlet dediğimiz kurumun yönetiminden kaynaklanıyor. Kimse devlete güvenemiyor, bu duyarsızlaşma artıyor” dedi.