Güncel

Birçok işletme kapasite düşürüyor

Sanayiciler ağır maliyetler altında eziliyor. Sanayi sektörünün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı yüzde 9,7'den yüzde 6,7'ye düştü. Yerli üreticiler haksız rekabete karşı koruma beklerken, Sanayi Odası, üretim odaklı ekonomik yapıya geri dönülmesi çağrısı yaptı

Abone Ol

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), sanayi sektörünün artan maliyetler, yetersiz destekler ve ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle son yılların en zor dönemlerinden birini yaşadığını belirterek, üretimi merkeze alan yeni ekonomik politikalara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

KTSO tarafından yapılan yazılı açıklamada, üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam sağlamaya devam eden sanayicilerin her geçen gün daha ağır yükler altında faaliyet gösterdiği ifade edildi. Açıklamada, birçok işletmenin üretim kapasitesini azaltmak, yatırımlarını ertelemek veya çalışan sayısını düşürmek zorunda kaldığı belirtilerek, bunun yalnızca sanayi sektörü için değil, ülke ekonomisinin geleceği açısından da önemli bir uyarı olduğu kaydedildi.

Açıklamada, sanayinin ekonomik göstergelerde de gerileme yaşadığına dikkat çekildi. Sanayi sektörünün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payının 2020 yılında yüzde 9,7 iken 2024 yılında yüzde 6,7'ye düştüğü belirtilirken, 2026 yılı tahmini verilerinin de bu gerilemenin sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi.

İmalat sanayisinin GSYH içindeki payının da yüzde 2,5'ten yüzde 2,0'ye gerilediği belirtilen açıklamada, ekonominin üretimden uzaklaşarak hizmet ve tüketime dayalı bir yapıya yöneldiği, bunun ise uzun vadede sürdürülebilir olmadığı vurgulandı.

ARTAN MALİYETLER ÜRETİMİ ZORLUYOR

KTSO, sanayicinin yalnızca üretim yapmakla değil, giderek ağırlaşan maliyetlerle de mücadele ettiğini belirtti. Yüksek enerji fiyatları, artan iş gücü giderleri, hayat pahalılığı, doğrudan ve dolaylı vergiler, döviz üzerinden temin edilen hammaddeler, yüksek navlun ücretleri ile ithal makine ve yedek parça maliyetlerinin üretimi her geçen gün daha da zorlaştırdığı ifade edildi.

Açıklamada, yerli üreticinin birçok üründe ithalatla eşit olmayan koşullarda rekabet etmek zorunda kaldığına dikkat çekilerek, rakip ülkelerde üreticilere sağlanan güçlü teşviklere karşın KKTC'de sanayiye yönelik desteklerin hedef odaklı olmaktan uzaklaştığı savunuldu.

Sanayiye yönelik teşviklerin üretim yapmayan veya aynı ihtiyaçlara sahip olmayan sektörlere de yaygınlaştırıldığı belirtilen açıklamada, bunun sınırlı kamu kaynaklarının etkisini azalttığı ifade edildi.

“FEDAKÂRLIĞIN DA BİR SINIRI VAR”

Sanayicilerin bugüne kadar tüm zorluklara rağmen üretimi sürdürdüğü, kriz dönemlerinde dahi fabrikalarını çalıştırmaya ve istihdamı korumaya gayret gösterdiği belirtilen açıklamada, üretim yapan kesimden sürekli fedakârlık beklenmesinin sürdürülebilir olmadığı vurgulandı.

KTSO, üretim yapan, yatırım gerçekleştiren ve istihdam sağlayan sanayinin hak ettiği konumda bulunmadığını belirterek, sanayiye yönelik bakış açısının değişmesi gerektiğini ifade etti.

Açıklamada, üretimin ekonomik politikaların merkezine yerleştirilmesi, enerji maliyetlerinin düşürülmesi, üretime yönelik hedefli teşviklerin uygulanması, finansmana erişimin kolaylaştırılması, yerli üreticiyi haksız rekabete karşı koruyacak mekanizmaların oluşturulması ve sanayiyi güçlendirecek uzun vadeli politikaların hayata geçirilmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğu kaydedildi.