TCMB, 3. Enflasyon Raporu’nun tanıtımı amacıyla İdare Merkezi'nde bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Başkan Karahan'ın burada yaptığı açıklamalardan öne çıkanlar şunlar oldu:

“Savaşın seyrine ilişkin yüksek belirsizlik ortamında para politikamızı orta vadeli enflasyon beklentilerini de gözeterek şekillendiriyoruz.

Enflasyon beklentileriyle fiyatlama davranışlarının önemini koruduğu bu dönemde temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçları kullanmaya devam edeceğiz.

Küresel ekonomik görünüm

Hürmüz'den gemi geçişleri mutabakatın ardından arttı ancak izleyen dönemde yeniden azaldı.

Mevcut durumda petrol fiyatları yüksek ve oynak seyrini sürdürüyor. Doğal gaz fiyatlarında da benzer bir seyir izleniyor.

Dalgalı bir seyir izleyen enerji fiyatları, küresel enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.

Küresel büyümenin 2026’da ivme kaybetmesi ve 2027’de baz etkisinin de katkısıyla toparlanması bekleniyor.

Yurt içi görünüm

Yılın ilk çeyreğinde büyümenin yavaşlamaya devam ettiğini görüyoruz.

İkinci çeyrekte hizmet üretimi yataya yakın seyrederken sanayi üretimi arttı.

İşgücü piyasasında, ikinci çeyrekte manşet işsizlik oranının gerilediğini görüyoruz.

İkinci çeyrekte altın hariç bakıldığında perakende satışların büyümesi bir önceki çeyreğin altında gerçekleşti.

Arz yönlü baskılar önceki rapor dönemine kıyasla bir miktar hafiflese de, dezenflasyonda ivme kaybına neden olmaya devam etti.

Dezenflasyon sürecinin yavaşladığı bir dönemden geçtik. Yılın kalan bölümünde dezenflasyonist görünümün korunacağını düşünüyoruz.

Diğer taraftan, yönetilen/yönlendirilen ürünlerde fiyat artışlarının bir süredir TÜFE’nin üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Dolayısıyla söz konusu ürünleri dışlayan F endeksi manşet enflasyonun altında seyrediyor.

Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde dağılım bazlı göstergeler öncülüğünde gerileme gördük. Bununla birlikte, tasarım gereği daha uzun vadeli eğilimleri yansıtan ve tek seferlik etkileri dışlayan trend enflasyon göstergesi görece yatay seyrediyor.

Bildiğiniz gibi, jeopolitik şokun enflasyondaki ilk yansımaları ağırlıklı olarak enerji ve petrokimya ile bağlantısı güçlü alt gruplar üzerinden gerçekleşti. Bu doğrultuda, enerji ve temel mal grubu enflasyonlarında ikinci çeyrekte bir güçlenme izledik.

Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.

Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatları temmuz ayında yeniden yükseldi. Öncü göstergeler, bu etkilerin ağustos ayına da sarktığına işaret ediyor.

Hizmet enflasyonunda yavaşlama devam ediyor

Sıkı para politikasının tüketim talebinde yol açtığı yavaşlama, temel mal enflasyonundaki artışı sınırlayan önemli bir faktör oldu.

Arz şoklarına rağmen, hizmet enflasyonundaki yavaşlama devam ediyor. Talebin zayıflaması bu görünüme katkıda bulunuyor. Hizmet enflasyonundaki yavaşlamada, özellikle kira ve eğitim hizmetlerinin rolü belirgin.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkileriyle ulaştırma hizmetlerinin ilk yedi aydaki fiyat artışları güçlü oldu. Ayrıca, son dönemde haberleşme hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlüyoruz.

Kredi büyümesi yavaşladı

TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı parasal duruşumuzu desteklemek üzere uygulamaya devam ediyoruz.

Mevduat ve ticari kredi faiz oranlarının, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti ile uyumlu hareket ettiğini görüyoruz.

Sıkı para politikası duruşumuz ve destekleyici makro ihtiyati araç setimiz yurt içi yerleşiklerin TL mevduat tercihinin korunmasında etkili oldu.

Jeopolitik belirsizliklerin risk göstergelerinde yol açabileceği bozulmayı kararlı ve proaktif politika duruşumuzla sınırlı tuttuk.

27 Mart’ta 155 milyar dolar olan brüt rezervler 30 milyar dolar artışla 12 Ağustos itibarıyla 185 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Konuşmamın başında da belirttiğim gibi, küresel büyüme görünümüne ilişkin beklentiler jeopolitik gelişmelerin etkisiyle zayıf seyrini sürdürdü. Bu bağlamda, dış talep varsayımımızı 2026 yılı için aşağı yönde sınırlı olarak güncelledik.

Ateşkesin ardından düşen ancak sonraki gerilimlerle yeniden yükselen petrol fiyatlarında, gerçekleşmelerin de etkisi ile aşağı yönlü bir güncelleme yaptık.

TCMB'nin orta vadeli tahminleri

Özetlediğim görünüm altında 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28 olarak güncelledik. 2027’de enflasyonun yüzde 15 ve 2028’de yüzde 9’a geriledikten sonra yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.

2026 yıl sonu tahmininde yapılan iki puanlık güncellemede motorin, doğal gaz ve enerji dışı emtia görünümü etkili oldu. Eşel mobil uygulamasının etkilerini de tahminlerimize yansıttık.

Türkiye'de YAŞ kararları açıklandı
Türkiye'de YAŞ kararları açıklandı
İçeriği Görüntüle

Bunun yanında eşel mobil uygulamasına yönelik düzenlemenin etkilerini de tahminlerimize yansıttık. Yönetilen yönlendiren fiyatlar da tahminimizin yükselmesinde etkili oldu.

Sıkı parasal duruşun beklenti ve fiyatlama davranışlarındaki iyileşmeyi desteklemesiyle dezenflanun önümüzdeki dönemde sürmesini bekliyoruz."