Avcılık Atıcılık manası bu mu!

Doğamızı kirletip bırakıp kaçmak mı?

Nasıl bu kadar umursuz, sorumsuz, bencil, duyarsız ve ilgisiz bir nesil yetişti?

Bu nesil nasıl yetişti/ yetiştirildi? Bu soruyu herkes kendine sorup bir özeleştiri yapsın!

Sonumuz hiç iyi değil çünkü!

(Ayşe Baysal)

Bir şey olmaz. Azıcık ABD gazı alındı; 3-5 fedai feda edildi. Film sahnesi gibi bombalar parladı; tutuklamalar yapıldı.

Sistem aynen devam eder… Bugün ilgi çeker, yarın yeni bir kartel ve liderle uyuşturucu üretimi de, dünyaya dağıtımı da sürer gider…

Bir iki film yapılır, belgesel çekilir… film sektörü de kazanır…

(Hüseyin Ekmekçi)

Geçtiğimiz pazar günü bazı misafirlerle birlikte Kormacit’in üç dilde yazılmış sokak tabelalarının gölgesinde dolaştık yine. MAria'da atıştırdıktan sonra. Taş evlerin, dar sokakların ve özenle restore edilmiş avluların arasında yürürken, buranın sadece güzel bir köy değil, aynı zamanda bir geri dönüş hikâyesi olduğunu bir kez daha hissettim.

1974’te yaklaşık 1300 kişinin yaşadığı bu Maruni köyü, uzun yıllar süren kısıtlamalar nedeniyle neredeyse tamamen boşalmış, 2000’lerin başında sadece 100 kadar yaşlı insana kalmıştı. Her geçen mevsim bir kaç evin daha ışıkları kapanıyordu. Ama bugün köy yeniden nefes alıyor. Sürekli yaşayanların sayısı 300’e ulaşmış durumda, hafta sonları ise köy yeniden eski günlerini hatırlatırcasına 7-800 kişiye kadar canlanıyor.

Son 20 yılda restore edilen evlerin en etkileyici yanı ise bunu yaparken köyün ruhunu korumayı başarmış olmaları. Bizim köylerimizin aksine!! Betonun kolaycılığına teslim olmak yerine, taşın hafızasına sadık kalmışlar. Bu yüzden Kormacit sadece restore edilmiş bir köy değil; aidiyetin mimari üzerinden yeniden kurulduğu yaşayan bir hafıza mekânıdır.

Kuzeydeki dört Maruni köyünden sadece Kormacit bugün gerçek anlamda yaşama açılmış durumdadır. Karpaşa yarı açık, sağlam evlerin yarısı hala askeri lojman, Asomados tümden askeri işgal altında, Aymarina da. 2017’de bu köylerin yeniden açılacağı ilan edilmişti, ama bu söz hâlâ askıda. Buna rağmen Kormacit, geri dönüşün mümkün olduğunu gösteren güçlü bir örnek.

Kormacit bize bir köyü yaşatan şeyin sadece binalar değil, geri dönme iradesi olduğunu ve bazen mimari, hafızanın ve kültürün en dirençli biçimi olduğunu gösterir.

(Mete Hatay)

Efendim elektriği AKSA’ya, Ercan’ı TT’ye, interneti de Türk Telekom’a vermişler..,,

Adamlar boşuna mı işgal etti, kara kaşına, kara gözüne gelmedi ya…

Sömürge ne demek…???

Ne bulursan “Sömür” demek…

Sırada limanlar var…

(Mahmut Anayasa)

Ektam çadırında oturan bir işçi soruyor: “Cumhurbaşkanı, başbakan, ana muhalefet başkanı, bakanlar, belediye başkanları, sendika başkanları, herkes bize destek. Peki biz neden hala daha bu çadırda oturuyoruz?”

Sosyal Medyanın Sesi
Sosyal Medyanın Sesi
İçeriği Görüntüle

Muhteşem bir soru. Cevabını ben vermiyorum, oraya gidip ‘dostlar alış-verişte görsün’ gailesinde olanlar versin

(Ulaş Barış)