Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) geldi.
Cevdet Yılmaz’ı taşıyan uçak, saat 13.00’te Havalimanı’na indi.
Cevdet Yılmaz, Havalimanı’nda Başbakan Ünal Üstel ile birlikte basın toplantısı düzenledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir kez daha ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, karşılıklı ziyaretleri iki ülke arasındaki müstesna ilişkinin bir yansıması olarak değerlendirdi.
Kıbrıs Türk halkının hak ettiği konuma ulaşması için iş birliği ile çalışmalarının devam edeceğini de kaydeden Yılmaz, çok önemli projelerin tamamlandığını ve devam eden de çok önemli projeler olduğunu aktardı.
Yılmaz, bu ay içinde İktisadi ve Mali İş birliği Protokolü’nün de biteceğini söyleyerek şimdiden hayırlı olmasını diledi.
Cevdet Yılmaz, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'de çatışmalar artarken Rum Yönetimi’nin askeri üslerinde üçüncü ülkelere kullanım ayrıcalığı tanımasının Ada’daki herkesi riske attığını kaydetti.
Yılmaz, “Ada’nın Orta Doğu’ya yönelik operasyonlar için kullanılıyor olması tüm bölge ülkeleri için risk teşkil ediyor.” dedi.
Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:
“Ada’nın Orta Doğu’ya yönelik operasyonlar için kullanılıyor olması tüm bölge ülkeleri için risk teşkil etmektedir. Bunu içinde bulunduğumuz hafta yaşanan gelişmeler çok net olarak ortaya koymuştur.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket etmesi, Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen eşitliğini yok sayarak aldığı, boyunu aşan kararları, büyük güç rekabetleri içinde kendine rol bulma yaklaşımı, özellikle son dönemdeki askeri angajmanları ve üs politikaları Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır.
GKRY, Gazze’deki soykırımda da benzer tavırlar sergilemiş, İsrail’in desteğiyle aşırı bir silahlanma çabası içine girmiştir. Bu tablo karşısında Türkiye’nin garantörlük sorumluluğu ve tarihi yükümlülüğü daha belirgin hâle gelmektedir.
Garantör ve Anavatan olarak Ada’daki askeri varlığımız yarım asrı aşan bir dönemdir tüm Ada'nın güven ve istikrar içinde gelişmesine katkı sunmuştur ve bunun teminatı olmuştur. Sadece KKTC değil GKRY de bu istikrardan istifade etmiş, güvenli bir ortamda kalkınmıştır. 50 yılı aşkın süredir bu adadan huzur var, barış var. Güvenliğin olmadığı bir yerde kalkınma olmaz, refah olmaz.”




