Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), “Kuzey Kıbrıs'ta Kamusal Eğitimin Durumu” konulu basın toplantısı düzenledi.

Kamusal eğitimin sorunları ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin bilimsel şekilde ortaya konduğu toplantı dün KTÖS Konferans Salonunda yer aldı.

KTÖS Başkanı Mustafa Baybora, ülkenin bir süredir kötü yönetildiğini savunarak, ülkenin “sahte diploma, peşkeş ve yolsuzluklarla” anıldığını söyledi.

KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener de, kamusal eğitimde yaşanan sorunları beş temel başlık altında sıraladı: Fiziki altyapının zamanında planlanmaması, öğrenci nüfusundaki değişimin izlenmemesi, öğretmen ve uzman ihtiyacının karşılanmaması, nüfus, göç ve uyum politikasının geliştirilmemesi ve okul-veli ilişkisinin kurumsal güvenceye bağlanmaması.

Gelener, bu sorunların okulların fiziki koşullarından sınıflardaki öğrenci sayılarına, özel eğitim ve rehberlik hizmetlerinden yabancı öğrencilerin eğitime erişimine kadar kamusal eğitimin birçok alanında kendisini gösterdiğine işaret etti.

Okullardaki inşaat ve tadilat süreçlerine değinen Gelener, 8 okulda çalışmaların sürdüğünü, 11 okulun ise yıkım veya güçlendirme projesinin beklediğini söyledi.

Gelener, 25 okulun ihalesinin Ağustos’ta yapıldığını ancak henüz sahada bir çalışma başlamadığını belirtti. Gelener, en az 44 okulda eğitimle inşaatın aynı anda yürütüleceğini ifade etti.

İlkokullardaki yoğunluğa dikkat çeken Gelener, 80 ilkokulun 34’ünde öğrenci sayısının 200’ün üzerine çıktığını söyledi.

Gelener, 784 şubenin 545’inde öğrenci sayısının 20’nin üstüne çıktığını, en kalabalık sınıflarda ise sayının 36 öğrenciye kadar yükseldiğini aktardı.

“ANAOKULLARINDA DA TABLO FARKLI DEĞİL”

Anaokullarındaki duruma da değinen Gelener, 23 anaokulunun 13’ünde öğrenci sayısının 75 normunun üzerine çıktığını belirtti.

“Burada da tablo aynı” diyen Gelener, 218 şubenin 149’unda 15 öğrenci normunun aşıldığını, en kalabalık sınıflarda ise sayının 26 öğrenciye ulaştığını söyledi.

Özel eğitim alanındaki tabloyu “en hassas başlıklardan biri” olarak niteleyen Gelener, 7 özel eğitim okulunda 403 öğrenciye 103 öğretmen düştüğünü açıkladı.

“Bir öğretmene dört öğrenci düşüyor” diyen Gelener, bazı durumlarda öğretmenlerin 8 öğrenciyle birebir çalışmak zorunda kaldığını belirtti ve öğretmen açığının giderek büyüdüğünü vurguladı.

“26 REHBER ÖĞRETMENLE 21 BİN 841 ÖĞRENCİYE BAKILIYOR”

Destek hizmetlerindeki yetersizliğe dikkat çeken Gelener, 110 okulda 21 bin 841 öğrenciye yalnızca 26 rehber öğretmen düştüğünü söyledi.

Gelener, okul öncesinde ise öğretmen yardımcısı kadrosunun hiç olmadığını ifade etti.

Yabancı öğrencilerin eğitime erişiminde ciddi sorunlar yaşandığını belirten Gelener, “çocuklar kayıt yaptıramıyor” diyerek ekonomik ve bürokratik engellere dikkat çekti.

KTÖS: “Okullardaki şiddet ve akran zorbalığı alarmdır. Çözüm, eğitim sistemini güçlendirmektir”
KTÖS: “Okullardaki şiddet ve akran zorbalığı alarmdır. Çözüm, eğitim sistemini güçlendirmektir”
İçeriği Görüntüle

“Kaç çocuk dışarıda bilmiyoruz” diyen Gelener, bu çocukların istatistiklere bile girmediğini söyledi ve okul dışında kalanların çocuk işçiliği, istismar ve suça sürüklenme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

“KALABALIK SINIFTA NİTELİKLİ EĞİTİM OLMAZ”

Kamusal eğitimdeki temel sorunları özetleyen Gelener, “bina yoksa güvenlik olmaz, sınıf kalabalıksa kalite olmaz” diyerek mevcut tabloyu değerlendirdi.

“Bu iş böyle yürümez” diyen Gelener, kamusal eğitimin planlama, bütçe, liyakatli kadro ve siyasal sorumluluk gerektirdiğini vurguladı.

KTÖS’ün yalnızca sorunları değil çözüm önerilerini de ortaya koyduğunu belirten Gelener, 14 politika alanında kısa, orta ve uzun vadeli öneriler hazırladıklarını söyledi.

“Planlama şart” diyen Gelener, kurumsal kapasite, bütçe, altyapı, özel eğitim, rehberlik ve öğretmen yetiştirme gibi alanlarda kapsamlı öneriler sunduklarını aktardı.

Eğitim politikalarının küresel gelişmelerden bağımsız olamayacağını söyleyen Gelener, iklim krizi, dijital dönüşüm ve göç gibi başlıklara dikkat çekti.

“Aşırı sıcaklar, afetler, yapay zekâ, veri güvenliği” diyen Gelener, eğitim sisteminin bu yeni gerçeklere göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

Gelener, “Eşit İşe Eşit Emeklilik” ilkesine dikkat çekerek, aynı işi yapan çalışanların aynı sosyal güvenlik haklarına sahip olması gerektiğini söyledi.

Eğitim-1