Siyaset

“Yeni bir fırsat doğdu”

BM Genel Sekreteri Guterres, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın göreve başlamasının ve liderler arasındaki ilişkilerin canlanmasının, yeni bir fırsat doğuracağını belirtti ve güven ortamı oluşturmak için daha fazla çaba sarf edilmesinin gerekli olduğunu söyledi

Abone Ol

Özlem Şahin ŞAKAR-New York

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın göreve başlamasının ve liderler arasındaki ilişkilerin canlanmasının, Kıbrıs meselesinde ilerleme kaydetmek için yeni bir fırsatın doğacağına dair yeni bir umut doğurduğunu belirtti.

Genel Sekreter Guterres, BM Güvenlik Konseyi üyelerine, görev süresi bu ayın sonunda dolacak BM Barış Gücü (UNFICYP) ile BM İyi Niyet Misyonuna ilişkin iki ön rapor sundu. Adada 12 Haziran 2025 ile 15 Aralık 2025 tarihleri arasında yaşanan önemli gelişmelerle, Genel Sekreter Guterres ve Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in taraflarla olan temasları ve UNFICYP’in faaliyetlerine yerverilen ve henüz resmi olarak yayınlanmayan raporlarda, Barış Gücü’nün görev süresinin 31 Ocak 2027 tarihine kadar bir yıllığına uzatılması istendi.

BM Güvenlik Konseyi’nin, raporları 15 Ocak’taki toplantısında ele alarak UNFICYP’in başı ve Özel Temsilci Khassim Diagne’den brifing alması, ay sonunda da UNFICYP’in görev süresini yenileyen resmi bir karar alması bekleniyor.

DİYALOG ARTTI

Raporlarda bu son dönemde genel olarak taraflar arasında diyaloğun artığına ve yoğunlaştığına işaret edilerek Genel Sekreterin, Kıbrıs’taki iki tarafın liderleri ve üç Garantör ülkenin bakanlarıyla 17 Temmuz’da New York’ta geniş formatlı gayrıresmi toplantıda biraraya geldiği hatırlatıldı. New York toplantısında, Mart 2025’te Cenevre’de yapılan toplantıda üzerinde uzlaşıya varılan altı güven artırıcı girişimin ilerlemesi konularını gözden geçirdiklerini, ayrıca dört yeni girişim konusunda fikir birliğine varıldığı hatırlatıldı. Bu girişimlerden bazıların uygulamaya konduğunu, diğerlerinin üzerinde daha çalışılması gerektiği belirtilen raporda, Genel Sekreterin iki liderle 27 Eylül’de New York’ta üçlü toplantıda buluştuğu da anımsatıldı.

Yeni seçilen Kuzey Kıbrıs lideri Tufan Erhürman ile Rum lider Nikos Hristodoulides’in ilk görüşmelerinin 20 Kasım’da adada yapıldığı ve "iki liderin samimi bir atmosferde görüş alışverişinde bulunduğu", ikinci toplantının da (Kişisel Temsilci Holguin’in bizzat katılımıyla) 11 Aralık’ta yine adada yapıldığı hatırlatıldı.

Raporda, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın 19 Ekim’deki seçimlerin ilk turunda büyük bir çoğunlukla seçildiği belirtilerek Erhürman’ın seçim kampanyasında, "Kıbrıs Türk toplumundaki siyasi ve sosyal bölünmeleri aşmak ve federal bir çözüm temelinde müzakerelere dönmek için kampanya yürüttüğü" şeklinde ifadelere de yer verildi.

Raporun yazıldığı dönemde Türkiye ve Yunanistan’ın ikili ilişkilerini iyileştirme çabalarını sürdürdükleri bildirildi ve raporda "Bu durum Kıbrıs meselesinde diyaloğu yeniden canlandırma çabaları bağlamında özel bir önem taşımaktadır" denildi.

Bu dönemde adadaki güvenlik durumumun nispeten sakin olduğu, ancak ara bölgenin bütünlüğüne ve BM’nin otoritesine yönelik ihlaller ve tehditlerin endişe kaynağı olmaya devam ettiği bildirilen raporda, "Adada yeni geçiş kapılarının açılımı, ara bölgede güneş enerjisi santralinin kurulması, sanat ve kültür eserlerini değişimi ile sivil toplumla iletişim kurmak üzere bir danışma organının kurulması konularında somut bir ilerleme sağlanılmadığı" da ifade edildi

YENİ FIRSAT

İyi niyet raporunun gözlemler bölümünde, "2025 yılında daha geniş formatta gerçekleştirilen iki gayrıresmi toplantının ve yılın son iki ayındaki iki lider arasındaki olumlu görüşmelerin önemli olduğuna" dikkat çekilerek bu durumun "Kıbrıs meselesinde ilerleme kaydetmek için yeni bir fırsatın doğduğunu gösterdiği" belirtildi.

Genel Sekreter raporunda şunları kaydetti: "Kıbrıs barış sürecinin tarihindeki en uzun aktif müzakere aralığına rağmen, Kıbrıs liderlerinin ve garantör güçlerin bu tür bir angajmanı sürdürme yönündeki iradelerini memnuniyetle karşılıyorum. Özellikle 11 Aralık’taki toplantının sonucu beni cesaretlendirdi. Bu toplantıda beş yıldan fazla bir süredir ilk kez temel siyasi konular hakkında görüşmeler yapıldı, her iki lider de hedeflerinin BMGK kararlarında belirtildiği gibi siyasi eşitlik temelinde Kıbrıs sorununun çözümü olduğunu kabul ettiler." Bu tür bir iradenin 2020 yılından beri liderler tarafından ortaya konulmadığına dikkat çeken Genel Sekreter, henüz tam uygulanmamış güven artırıcı girişimler konusunda ise iki tarafa daha güçlü bir kararlılık göstermelerini tavsiye etti. Guterres, iki lideri yeni geçiş kapılarının açılması konusunda gecikmeksizin bir anlaşmaya varmaya teşvik ederken, bu geçiş kapılarının insanların günlük yaşamlarına somut ve olumlu etkilerde bulunacağını, iki toplum arasındaki teması artıracağını ve bunun da nihayetinde karşılıklı anlayışı, ticareti ve ekonomik bağımlılığı güçlendirebileceğini ifade etti.

Kıbrıs’ta ara bölge ve çevresinde, bölgenin askeri statükosunu değiştirebilecek ve barış çabalarına olumsuz etkide bulunabilecek tek taraflı eylemlerden endişe duymaya devam ettiğini ifade eden Guterres, Maraş konusundaki endişesini de yineledi ve BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyulmasını istedi.

GARANTÖR ÜLKELERE ÇAĞRI

Garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin, karşılıklı olarak kabul edilebilir bir yol bulmak için yürütülen diyaloğa aktif olarak katılmalarından da memnuniyet duyduğunu ifade eden Guterres, garantör ülkelere, Kıbrıs barış sürecinde oynadıkları önemli rolü tam olarak kabul ederek, devam eden çabalara yapıcı bir şekilde katılmaya devam etmeleri yönünde çağrıda bulundu.

Guterres, 11 Aralık’taki liderler toplantısının önemli bir adım olduğunu vurguladı, ancak "Umut verici olsa da, iki lider arasındaki diyalog sürecinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu, yeni başlayan bu ivmeyi güçlendirmek ve sahici bir güven ortamı oluşturmak için daha fazla çaba sarf edilmesinin gerekli olduğunu" söyledi. Guterres bu kapsamda iki tarafı da önümüzdeki dönemde bu konuda ilerleme kaydetmeye davet etti.

Kıbrıs’ta barışçıl bir çözüm yolu bulmak için taraflarla ve garantör ülkelerle temas ve diyaloğu sürdürmeye kararlı olduğunu belirten Genel Sekreter, bu kapsamda BM parametrelerini belirleyen ilgili BMGK kararlarını rehber almaya devam edeceğini, İyi Niyet Misyonunun taraflara yardım amacıyla görevini sürdüreceğini belirtti.

UNFICYP RAPORU

Raporda, BM Sekreteryasının likidite krizine yönelik acil durum önlemleri çerçevesinde UNFICYP’in bütçesinin, personel sayısının ve faaliyetlerinin mecburen azaltıldığına dikkat çekildi.

Raporda, geçiş kapıları konusunda iki toplumda da hayal kırıklıkları yaşandığı, kapılarda uzun bekleyişlerin devam ettiği, daha önceki dönemlere göre bu dönem daha az Rum’un Kuzeye, daha fazla Kıbrıslı Türk’ün de Güneye geçiş yaptığı bildirildi.

FIRSAT UMUDU

UNFICYP raporunda da yine "yeni bir fırsat umudundan" sözeden Genel Sekreter Guterres, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın göreve başlamasının ve liderler arasındaki ilişkilerin canlanmasının, Kıbrıs meselesinde ilerleme kaydetmek için yeni bir fırsatın doğacağına dair "temkinli de olsa yeni bir umut doğurduğunu" ifade etti. Raporun yazıldığı dönemde ara bölgede önemli bir olay yaşanmamış olmasının ve tarafların tek taraflı büyük adımlar almaktan kaçınmasının kendisini cesaretlendirdiğini dile getiren Guterres, ancak tarafların ateşkes hatları boyunca artırdıkları askeri modernizasyonu azaltmak ve tampon bölgede ve çevresinde gerçekleştirdikleri eylemleri tersine çevirmek için hiçbir ilerleme kaydetmediklerinden yakındı. Genel Sekreter bu kapsamda her iki tarafı da (daha önceki rapolarında yaptığı gibi) bu tür ihlallerini durdurmaya çağırdı ve taraflara " doğrudan askeri temas mekanizmasına katılma" davetini yineledi.

UNFICYP raporunda ayrıca, BM Genel Kurulu tarafından 30 Haziran 2025’te alınan kararla, 1 Temmuz 2025- 30 Haziran 2026 dönemi için UNFICYP’e 57,3 milyon dolarlık bütçe öngörüldüğü ve bu paranın yaklaşık üçte birinin (19,9 milyon dolar) Rum yönetimi, 6,5 milyon dolarının da Yunanistan tarafından gönüllü katkı olarak ödenmekte olduğu bildirildi. Bu noktada BM Barış Gücü’nün nasıl tarafsız kalacağı her zamanki gibi bir soru işareti olmaya devam ediyor.Bu arada 1 Ocak 2025’ten itibaren BMGK’nın iki yıllığına geçici üyesi olarak seçilen Yunanistan bu yıl da görevini sürdürecek.

1964 yılında görev yapmaya başlayan UNFICYP’te 12 Aralık 2025 itibariyle 723 asker (631’i erkek, 92’si kadın) ve 59 polis (34’ü erkek, 25’i kadın) olmak üzere toplam 782 barış gücü personeli bulunuyor. Bu sayı geçmiş yıllarda daha fazlaydı, fakat son dönemde BM Sekreteryasının likidite krizine yönelik acil durum önlemleri çerçevesinde UNFICYP’in personel sayısı da azaltıldı.