Lefkoşa Müzesi, Surlariçi’nin kalbinde şehrin hafızasını yaşatıyor
Lefkoşa Müzesi, Surlariçi’nin kalbinde şehrin hafızasını yaşatıyor
İçeriği Görüntüle

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, yeni akademik yılın ilk sergisini açtı. 19 sanatçı akademisyenin, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hazırladığı eserleri buluşturan “Aytışma” sergisi GÜNSEL Sanat Müzesi’nde ziyarete açıldı. Resim, heykel, seramik ve baskı resim alanlarında hazırlanan toplam 50 eserin yer aldığı sergide, farklı teknikler ve bireysel anlatım biçimleri bir araya geliyor. Sanatçıların özgün üretimlerinden oluşan seçki, farklı bakış açılarını aynı sergi alanında buluştururken sanatın çeşitli ifade olanaklarını da görünür kılıyor.

Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Üyesi Prof. Dr. Remziye Terkan’ın da katıldığı sergide açılış konuşmalarını; Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Erdal Aygenç ile yapay zeka tabanlı akademisyen Ai. Prof. Dux yaptı.

“Yeni bir akademik yıla sanatın birleştirici, düşündürücü ve ilham veren gücüyle başlamak bizler için çok kıymetli” ifadeleri ile konuşmasına başlayan Ai. Prof. Dux, “Bu yıl bizleri aynı zamanda teknoloji ile sanatın buluştuğu, yaratıcılığın yeni biçimlerle hayat bulduğu ve hepimizi heyecanlandıracak pek çok yeniliğin yer aldığı bir akademik yıl bekliyor. Sanat ve teknolojinin kesiştiği bu yolculukta, hep birlikte çok özel deneyimlere tanıklık edeceğimize inanıyorum” dedi.

Sergi-7

Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Öğrencilerimizin özgürce ürettiği, akademisyenlerimizin çalışmalarını sürdürdüğü ve üniversitemizin birikimini toplumla paylaştığı ortamı güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Yakın Doğu Üniversitesi’nin bilim, teknoloji ve sanat alanlarını bir bütün olarak ele aldığını belirten Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Bizim için üniversite, yalnızca bilginin üretildiği değil; sanatın, yaratıcılığın ve özgün düşüncenin de hayat bulduğu yerdir” dedi. Üniversitelerin başarısının yalnızca bilimsel yayınlar, araştırmalar veya uluslararası sıralamalarla ölçülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Şanlıdağ, üretilen kültürün ve topluma sağlanan katkının da önemli olduğunu vurguladı. Bu anlayışın Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nin çalışmalarında somut biçimde görüldüğünü belirten Prof. Dr. Şanlıdağ, fakültenin akademisyenlerinin kendi sanatsal üretimlerini sürdürürken öğrencilerine de yaratım süreçlerini deneyimleme imkanı sunduğunu söyledi.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi kapsamında 486’ncı sergiye ulaşılmasının bu üretim anlayışının önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şanlıdağ, “Sanatı yalnızca korumak değil, sanat üretimini sürekli kılarak geleceğe yeni bir kültürel miras bırakmak” anlayışıyla hareket ettiklerini ifade etti. Yeni akademik yılda bilimsel araştırma, teknolojik gelişme ve sanatsal üretimi birlikte ilerletmeye devam edeceklerini belirten Prof. Dr. Şanlıdağ, “Bilim ve sanat, farklı yöntemlerle de olsa aynı arayıştan besleniyor: Dünyayı anlamak, sorgulamak ve ona yeni bir şey katmak” dedi.

Prof. Erdal Aygenç: “Sevmek, tüm kalıplara karşı en büyük özgürlüğümüzdür.”

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Erdal Aygenç, “Aytışma” sergisinin farklı sanat disiplinlerini bir araya getirerek görsel ve düşünsel bir diyalog alanı oluşturduğunu belirtti. “Rengin, formun, dokunun ve farklı disiplinlerin birbiriyle konuştuğu, çatıştığı ve nihayetinde birleştiği ‘Aytışma’ sergisinde, hepimizin ortak sığınağı olan bir duygunun etrafında toplanıyoruz: Sevmek” diyen Prof. Aygenç, sergide yer alan eserlerin bu ortak duyguya farklı anlatım biçimleriyle yaklaştığını ifade etti.

“Sevmek, bizim bu dünyadaki tüm kalıplara karşı en büyük özgürlüğümüzdür; insanı yalnızlığın derin hazinelerine götüren bir arınmadır” ifadelerini kullanan Prof. Aygenç, sanatın insanın iç dünyasını görünür kılarken insan onurunu yücelten bir güce de sahip olduğunu vurguladı. Prof. Aygenç, “Sevmek, gündelik telaşın kirlettiği bir yüreği yağmur sularıyla yıkamak; sonra da samimiyetin rüzgârlarıyla durulayıp iğde kokularına sarmaktır” sözleriyle bu duygunun insan yaşamındaki yerini anlattı.

Sergi2-1

Sergide bir araya gelen farklı sanatçıların eserlerinin ortak bir duygu etrafında “aytışmaya”, yani görsel ve düşünsel bir diyaloğa girdiğini belirten Prof. Aygenç, zorlayıcı koşulların, kanıksamanın ve sıradanlaşan alışkanlıkların insan ruhunda yarattığı yıkıma karşı sevmenin bir direnme duygusu olduğunu söyledi. “Sevmek, en ince, en güçlü ve her zaman taze kalan direnme duygusudur; üstümüze yürüyen duyarsızlığın siyah ordusuna karşı, yürek çarpıntılarından oluşturduğumuz ışıklı bir korunaktır” diyen Prof. Aygenç, sanatın bu duyguyu farklı renkler, biçimler ve dokular aracılığıyla izleyiciyle buluşturduğunu ifade etti.

“Sevmek; her şeye rağmen, sesimizin en duru aktığı yataktır; bütün dillerin ortak şarkısı, hatta bütün şarkıların sustuğu o sessiz anın kendisidir” diyen Prof. Aygenç, sevginin insan olmanın en yüce kanıtı olduğunu vurguladı.

Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel’e, Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel’e ve Günsel ailesine şükranlarını sunan Prof. Aygenç, sergiye katılan sanatçıları ve sergi küratörü Prof. Erdoğan Ergün’ü kutladı. Prof. Aygenç, konuşmasını sanatseverleri “Aytışma”nın sunduğu zengin diyalog ortamını ve sanatçıların iç dünyalarından beslenen eserleri keşfetmeye davet ederek tamamladı.