Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), Ebola salgını nedeniyle Sağlık Bakanlığı’nın ulusal eylem planı hazırlaması, tüm süreçleri yazılı şekilde ilgili kurumlara paylaşması ve sağlık çalışanlarını bilgilendirmesi çağrısında bulundu.
Birlikten yapılan açıklamada, Ebola vakalarının görüldüğü ülkelerden KKTC’ye eğitim, çalışma veya başka nedenlerle gelen kişiler bulunduğuna işaret edilerek, hastalığın yüksek ölüm oranına sahip olması nedeniyle olası vakaların erken tespiti ve uygun şekilde yönetilmesi için hazırlık yapılması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü’nün Mayıs ayında Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’da görülen Ebola salgını nedeniyle “Uluslararası Öneme Sahip Halk Sağlığı Acil Durumu” ilan ettiği hatırlatıldı.
Salgının Ebola virüsünün nadir görülen Bundibugyo türünden kaynaklandığı belirtilen açıklamada, Ebola’nın enfekte kişilerin kanı ve vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşan ciddi bir viral hastalık olduğu ifade edildi; bu tür için yaygın kullanıma girmiş onaylı özgül bir aşı veya tedavi bulunmadığı belirtildi.
"Alınacak önlemler açıklanmalı"
Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu’nun açıklamasının halk sağlığını korumaya yönelik somut bir hazırlık ve önlem planı ortaya koymadığı savunulan açıklamada, halkın ve sağlık çalışanlarının hangi belirtiler ve risk faktörleri varlığında Ebola’dan şüphelenmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirme yapılmadığı, vaka tanımlarının paylaşılmadığı ifade edildi.
Ülkeye giriş noktalarında uygulanacak tarama, bildirim ve yönlendirme süreçlerinin de açıklanmadığı belirtilen açıklamada, olası vaka ve temaslıların nerede değerlendirileceği, izole edileceği, takip edileceği veya tedavi göreceğinin net olmadığı, sağlık çalışanlarının kullanacağı koruyucu ekipman, numune alma ve hasta yönetimiyle ilgili eğitim ve hazırlık planlarının açıklanmadığı kaydedildi.
KTTB’nin önerileri... “Halk bilgilendirilmeli ve danışma hattı oluşturulmalı”
Birliğin önerilerine de yer verilen açıklamada, halkın yazılı, görsel ve dijital medya aracılığıyla çeşitli dillerde bilgilendirilmesi ve Sağlık Bakanlığı tarafından danışma hattı oluşturulması önerisi paylaşıldı. Özellikle son 21 gün içinde salgın bölgelerinde bulunmuş ateşli kişilerin sağlık hizmeti veren birimlere ulaşmadan önce danışma hattını araması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, kurumlar arası koordinasyona dikkat çekilerek, üniversiteler, Muhaceret Dairesi, hava yolu şirketleri ve ilgili kurumlarla görev ve sorumlulukların belirlenmesi için toplantılar düzenlenerek koordinasyon kurulması istendi.
-"Giriş noktalarında risk değerlendirmesi yapılmalı"
Giriş noktalarında risk değerlendirmesi yapılması çağrısında bulunulan açıklamada, Ebola konusunda Türkçe, İngilizce, Arapça ve Fransızca dillerinde bilgilendirme materyalleri dağıtılması, riskli bölgelerden gelen kişilere sağlık hizmetlerine nasıl ulaşacaklarının anlatılması önerildi. Riskli ülkelerden gelen ancak temas öyküsü bulunmayan öğrencilerin üniversiteler aracılığıyla 21 gün süreyle ateş takibine alınması da talep edilen açıklamada, bu kişilerin önceden belirlenen referans merkeze güvenli naklinin sağlanması gerektiği belirtildi.
Havaalanları ve diğer giriş noktalarında sağlık gözetiminin güçlendirilmesinin önemine işaret edilen açıklamada, termal kameraların yardımcı araç olarak değerlendirilmesi, ancak esas olarak seyahat öyküsü, risk değerlendirmesi ve semptom sorgulamasına dayalı bir sistem kurulması talep edildi.
“İzolasyon alanları belirlenmeli, sağlık personeli eğitilmeli”
Açıklamada, hastanelerde ve gerekirse üniversite kampüslerinde olası vakaların değerlendirilmesi için uygun izolasyon odalarının önceden belirlenmesi çağrısı da yapıldı. Birlik açıklamasında, olası Ebola vakalarının değerlendirilmesi ve takibinden sorumlu sağlık ekiplerinin önceden belirlenmesi, bu ekiplere düzenli eğitim verilmesi ve acil servis, ambulans ve sağlık çalışanlarına yönelik hizmet içi eğitim programları düzenlenmesi gerektiği ifade edildi.