Kuzey Kıbrıs genelinde etkisini sürdüren yoğun tozlu hava, halk sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çocuk Alerji ve İmmunoloji Uzmanı Prof. Dr. Arzu Babayiğit, Kuzey Afrika üzerinden taşınan çöl tozlarının yalnızca görüş mesafesini düşürmekle kalmadığını, aynı zamanda hava kalitesini ciddi oranda bozduğunu vurguladı.
Babayiğit, havada asılı kalan partiküllerin solunum yoluyla akciğerlerin derinliklerine kadar ulaşabildiğini belirterek, durumun özellikle bazı risk grupları için büyük tehlike oluşturduğunu ifade etti. Astım, alerjik rinit (bahar alerjisi) ve KOAH gibi kronik solunum yolu hastalıkları bulunanlar ile kalp damar rahatsızlığı olan bireylerin en riskli gruplar arasında yer aldığını söyleyen Babayiğit, bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar ve hamilelerin de bu süreçten en fazla etkilenen hassas gruplar olduğunu dile getirdi.
SOLUNUM YOLLARINDA TAHRİŞ VE İNFLAMASYON RİSKİ
Tozlu havanın bağışıklık sistemi ve solunum yolları üzerindeki etkilerine de değinen Babayiğit, toz partiküllerinin hava yollarında mekanik ve kimyasal tahrişe yol açtığını belirtti. Bu durumun vücutta inflamasyon sürecini tetiklediğini ifade eden Babayiğit, sağlıklı bireylerde dahi öksürük, boğaz yanması ve hapşırık gibi şikayetlerin görülebildiğini, astım hastalarında ise ciddi nefes darlığı ataklarına neden olabileceğini söyledi.
ENFEKSİYONLARA KARŞI DİRENÇ AZALIYOR
Tozun, solunum yollarını koruyan mukoza tabakasını zayıflattığını da vurgulayan Babayiğit, bu durumun vücudun savunma mekanizmasını bozarak virüs ve bakterilere karşı direnci azalttığını ifade etti. Babayiğit, tozlu havanın yalnızca alerjik reaksiyonları değil, aynı zamanda enfeksiyon riskini de artırdığına dikkat çekti.
ÇOCUKLAR İÇİN KRİTİK UYARILAR
Ailelere de önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. Babayiğit, çocukların korunması için günlük hayatta alınması gereken önlemleri sıraladı. Tozun yoğun olduğu günlerde açık hava aktivitelerinin kısıtlanması gerektiğini belirten Babayiğit, çocukların hızlı nefes alıp verdikçe daha fazla toz soluduğunu söyledi.
EVDE VE DIŞARIDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER
Ev ve araçlarda pencerelerin kapalı tutulmasının önemine değinen Babayiğit, mümkünse iç ortamda hava temizleyici cihazların kullanılabileceğini ifade etti. Dışarı çıkılması gereken durumlarda ise bez maskeler yerine N95 veya FFP2 tipi maskelerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.
Çocukların bol sıvı tüketmesinin sağlanmasının önemine de dikkat çeken Babayiğit, dışarıdan eve gelindiğinde el ve yüz temizliğinin yapılması, ayrıca burun içinin deniz suyu veya serum fizyolojik ile temizlenmesinin faydalı olacağını söyledi.
Son olarak, düzenli ilaç kullanımının hayati önem taşıdığını vurgulayan Babayiğit, astım ve alerji hastalarının doktorlarının önerdiği tedaviyi aksatmaması gerektiğini, bazı durumlarda koruyucu ilaç dozlarının artırılmasının gerekebileceğini belirtti.