Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs’ta son dönemde yaşanan hareketliliğin adadaki hassas dengeleri daha da zorlaştırdığını belirterek, İsrailli grupların bölgede uzun vadeli bir yerleşik düzen kurmaya çalıştığı iddialarına dikkat çekti.
Meclis’ten verilen bilgiye göre, Öztürkler, Kıbrıs Postası’nda yayınlanan Sabah Postası programına katılarak Gökhan Altıner’in sorularını yanıtladı.
Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra’nın istifasını da değerlendiren Öztürkler, istifanın tek taraflı bir mekanizma olduğunu belirtti. Öztürkler, Altuğra’ya siyasi hayatında başarılar dileyerek, Meclis’in bu konuda rutin prosedürünü işleteceğini ifade etti.
Öztürkler, Rum eski milletvekilinin Güney’de çok sayıda arsa ve konutun İsrail bağlantılı bir şirket tarafından satın alındığı yönündeki açıklamalarını yakından takip ettiklerini belirterek, Trozena’da yaşanan arsa ve konut alımlarına ilişkin iddiaları değerlendirdi.
Öztürkler, bunun ilk olmadığını, benzer haberlerin defalarca gündeme geldiğini hatırlatarak, “Bu tablo, İsrail’in adaya yönelik ilgisinin giderek arttığını gösteriyor” dedi.
Güney’deki siyasi yapıya dair eleştirilerin arttığını vurgulayan Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristolidis rejiminin yalnızca kendisine iletilen kararları uygulayan bir pozisyona sıkıştığı yönünde kamuoyunda değerlendirmeler bulunduğunu ifade etti.
“Hristolidis, adayı bir ateş çemberine sürüklüyor”
İsrailli grupların bölgede uzun vadeli bir yerleşik düzen kurmaya çalıştığı iddialarına dikkat çeken Öztürkler, Kıbrıs Rum halkının bu tip girişimlere karşı tepkilerini giderek sertleştirdiğini belirterek, sahaya yakın zamanda asker üniformasını bırakmış ancak İsrail’e hizmet eden yeni unsurların konuşlandırılabileceğine dair tartışmaların da Güney’de siyasilerin gündeminde olduğunu kaydetti.
Ürdün’de bir araya gelen Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Ürdün liderlerine seslenen Öztürkler, “Bölgeyi ateşe atan, her çevreyle diyalog kurma görüntüsü altında kendi hırslarını dayatan Hristolidis, adayı bir ateş çemberine sürüklüyor.” ifadelerini kullandı.
Güney’de yaklaşan seçimlerde ELAM’ın kilit parti olacağının netleştiğini belirten Öztürkler, Hristolidis’in EOKA anmalarında Türkleri yok sayan çizgisinin ELAM’ın yolunu takip ettiğinin en büyük göstergesi olduğunu söyledi.
Mevcut zihniyetle barış ve güvenin sağlanmasının mümkün olmadığını kaydeden Öztürkler, “Türkiye’nin garantörlüğü ada halkı için en güçlü güvence olarak öne çıkmaktadır” dedi.
“Türkiye’nin caydırıcı gücü ve garantörlük misyonu, ada genelinde güvenlik ve istikrarın korunması için vazgeçilmezdir"
Mari’deki deniz üssünün derinleştirilmesiyle yüksek tonajlı gemiler ve denizaltıların konuşlandırılabileceğini, Baf’ta ise savaş uçakları ve büyük gövdeli uçaklar için altyapının güçlendirildiğini vurgulayan Öztürkler, “Türkiye’nin caydırıcı gücü ve garantörlük misyonu, ada genelinde güvenlik ve istikrarın korunması için vazgeçilmezdir” ifadelerini kullandı.
Öztürkler, Türkiye’nin bölgedeki güvenlik ve istikrarı güçlendirmeye yönelik çalışmalarının önemine dikkat çekerek, bu çerçevede askeri iş birliği ve altyapı kapasitesinin geliştirilmesine yönelik atılacak adımlara destek vereceklerini ifade etti.




