Rum Enerji, Ticaret ve Sanayi Bakanı Mihalis Damianos, Güney Kıbrıs’ın sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi” (MEB) içerisindeki "Kronos" yatağıyla ilgili nihai yatırım kararının mart ayı sonunda alınmasının beklendiğini açıkladı.
Fileleftheros gazetesinin haberine göre, Rum Meclisi Enerji Komitesi’nin dünkü toplantısına katılarak açıklamalarda bulunan Damianos, ilk doğalgazın 2027 yılı sonunda veya 2028 yılının ilk 6 ayında "Zohr" yatağı üzerinden Mısır'a gönderilmesinin ve burada işlendikten sonra Avrupa pazarına dağıtılmasının hedeflendiğini söyledi.
Habere göre, Damianos, ilk aşamada "Kronos" yatağından elde edilecek doğalgazın tümünün ihraç edileceğini, akabinde de Mısır’ın iç piyasasında yüzde 20’ye kadar kullanılmasına izin verileceğini kaydetti.
Damianos, İsrail MEB’indeki “İsai” yatağı için de, İsrail ile yoğun müzakerelere devam edildiğini; burasıyla ilgili anlaşmaların 1-2 ay içinde tamamlanabileceğini ve İsrail’den bir heyetin dün Güney Kıbrıs’a gittiğini belirtti.
Gazete, Rum Enerji Bakanlığı yetkilisi Ahilleas Sotirelis’in, "Afrodit" yatağının şu anda nihai analitik planlama aşamasında olduğunu ve planlama çalışmasının yıl sonuna kadar tamamlanmasının beklendiğini söylediğini yazdı.
Habere göre Sotirelis, nihai yatırım kararının 2027 yılında verileceğini kaydederek, mevcut planlamaya göre “Afrodit” yatağına bir üretim ünitesi ile Mısır'a uzanan bir denizaltı boru hattı kurulacağını ve doğalgazın doğrudan Mısır yerel piyasasına yönlendirileceğini söyledi.
Gazete, milletvekillerinin Güney Kıbrıs’ın sözde “MEB”i içiçindeki doğalgazın Güney Kıbrıs’ın iç piyasasında satılması olasılığına ilişkin sorusu üzerine Sotirelis’in, pazarın küçük olması nedeniyle, bu seçeneğin şirketler için ekonomik açıdan cazip olmadığını söylediğini yazdı.
Habere göre Sotirelis, 10. parsel ve "Glafkos" ile "Pegasus" yataklarıyla ilgili ise “ExxonMobil” tarafından 6-9 trilyon ayakküp tahmini rezervlerle değerlendirme aşamasında olduklarını kaydetti.
Gazete, Damianos’un, jeopolitik risklerin şirketlerle müzakere edildiğini ve bölgede hep var olan risklere rağmen emniyet supapları bulunduğunu ve planların gerçekleştirilmesini destekleyen güçlü menfaatlere işaret ettiğini belirtti.