Belediye seçimleri yaklaştıkça adaylar da yavaş yavaş vizyonlarını dillendirmeye başladı. Dikkatimi çeken, hemen hepsinin aynı cümleyi kurması: “Belediyecilik sadece çöp toplamak ve temizlik yapmak değildir.” Sonra da peş peşe projeler sıralanıyor. Hayal gücü sınır tanımıyor..
Aman gardaşçığım, sakın ha! O “sadece” dediğiniz işleri hallettik de sıra diğerlerine mi geldi?
Bizim hâlâ çöpü, doğru dürüst, etrafı kirletmeden, zamanında toplayan, sokakları temiz tutan, boş arsaya moloz dökülmesine göz yummayan, çevreyi kolaçan eden, suyu, kanalizasyonu çalıştıran belediyelere ihtiyacımız var. Bunlar için durmadan bağırmak, yakarmak zorunda kalmayalım, yeter.
Çöp toplamak seçim broşüründe pek havalı durmuyor olabilir. Ama düzenli yapılınca insanın hayatında hayli fark yaratıyor. Siz önce bunu sağlayın da vallahi de billahi de başka bir şey istemem. Büyük vizyonlara sonra bakarız; şimdilik sokağın başındaki çöp yığınını, yanan çöp dağlarını, tarumar edilen çevreyi görelim.
(Mete Hatay)
25 Ekim pazar günü düzenlenecek olan ve marka haline gelen Lefkoşa yarı maratonu, sadece spor etkinligi değil, Toplumsal sorumluluğun, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biri olarak bizleri bir araya getiriyor ve ayni zamanda Toplumumuz'un da zor zamanlarda nasıl kenetlendiğinin de bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Sportif özelliklerinin yanında, elde edilecek gelirin her yıl toplumsal bir ihtiyacı gidermek için kullanılması da maratona ayrı bir önem katıyor. Bu yıl da elde edilecek gelirin , Deniz kazasında hayatını kaybedenlerin ailelerine destek amacıyla aktarılacak olması büyük anlam taşıyor. Bu anlamlı organizasyonun gerceklesmesinde emeği geçen herkesi tebrik ederim. Tüm sporculara başarılar diler katkı koyan tüm sponsorlar'a da teşekkür ederiz.
Deniz faicası'nda hayatını kaybedenleri saygı ile anıyorum.
(Ceran Tunalı)
HEPSİ DE DAR GÖRÜŞLÜ :
Bu ülkede Bütün siyasi partiler sorunlara çözümde,
Analitik düşünce üreterek
Sorunu adil ve ahlaki yönden nasıl çözerim
Ülke ve Halkın bütünlüklü menfaatını nasıl sağlarım
diye kafa yormazlar.
Muhatabımı nasıl eleştirim, kendime nasıl oy sağlarım dar görüşü içinde, politika yaparlar.
Bu ülkede gelir tablosu geçmiş yıllardan itibaren, beyaz yakalılar lehine anormal bozuldu. Çünkü kararları onlar alırdı.
Mavi yakalılar mağdur edildi.
Beyazlara askerlik bire iki sayıldı
On yılda emeklilik verildi
Müşavirler ordusu full maaş çekerek yan geldi.
Özelde çalışan üst düzey yöneticilerden Müsteşar baremi muadili vergi ve yatırım alındı.
Emekliliğe gelince bunlara gülünç bir rakam verildi.Gerekçe,
Vergi yasası ile Sosyal Sigortalar Yasası farklıymış. Bunları aynı meclis yapmadı mı?
Yıllar içinde HP hep 0/0 uygulandığı için anomoli büyüdü ve büyüdü.
Yıllardır bu sorun tartışılır.
Başbakan Meclis’te yazılı "çok alandan kesip, az alana vereceyim "diye yazılı taahüt yaptı.
Tüm Muhalefet sustu. 0 da uygulamadı.
Yeni Çalışma Bakanı sorunu önünde bulunca, ciddiyetini anladı. İyi bir hukukcudur.
Çözüm üretme sözünü seçim gündeme gelmeden önce, göreve gelir gelmez verdi. Bilahare seçim kararı alındı.
Şimdi Önerisini yapınca seçim RÜŞVETİ oldu.
Rüşvet haksız ve kanun dışı alınan menfaattir. Bu verilecek olan rüşvet değildir.
Burada, yasal olarak gasbedilmiş hakların düzenlenmesi ve iadesi konusu vardır.
(Yücel Dolmacı)
Bir kez daha bu KKTC'ye yazıklar olsun. Filipinli bir kadın 4 yaşındaki oğlu yanındayken temizliğe gittiği bir villada, çocuğu havuza düşerek öldüğü için tutuklandı. Anne işini yaparken, oğlunu gözünden kaçırması sonucu ihmalden kusurlu olabilir ama ev sahibi işverenin hiç mi suçu yok!? İşveren çocuklu bir kadını temizliğe alırken gerekli güvenlik önlemini de almaktan yüzde yüz sorumludur. Gücünüz hep garibana yetiyor. Yazıklar olsun! Bir de artık ev temizlik hizmeti yapan herkes kayıt altına alınsın! Bu alanda ülkede istismar edilen kayıt dışı bir ekonomi var. Herkes vergisini versin, yatırımlarını yapsın, yasal haklarını sosyal güvencesini de bilsin
(Faize Tarazi)


