Güncel

“Kronikleşmiş bir memnuniyetsizlik”

CMIRS Direktörü Mine Yücel, farklı hükümetler ve seçim süreçlerine rağmen toplumun genel değerlendirmesinin değişmediğine dikkat çekti

Abone Ol

Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) Direktörü Mine Yücel, anket sonuçlarıyla ilgili değerlendirme yaptı.

Mine Yücel’in değerlendirmesi şöyle:

“Aralık 2025 anketimizde toplumun %90’ı ülkede işlerin yanlış yönde gittiğini düşünmektedir. Bu oran, 2017’den bu yana ölçülen seride en yüksek seviyelerden biridir ve geçici bir dalgalanmadan çok kronikleşmiş bir memnuniyetsizliğe işaret etmektedir

Zaman serisi incelendiğinde, özellikle 2021 sonrası dönemde “toplumda işler yanlış yönde gidiyor” algısının %85–97 bandına sıkıştığı görülmektedir. Bu durum, farklı hükümetler, krizler ve seçim süreçlerine rağmen toplumun genel değerlendirmesinin değişmediğini; dolayısıyla sorunun kişilerden çok sistemsel olduğunu göstermektedir.

Ekonomiye ilişkin bulgular, toplumda gelecek odaklı bir güvensizliğin yerleştiğini göstermektedir:

%64,6 → Kendi mali durumunun 2 yıl içinde daha kötü olacağını düşünüyor

%69,2 → Ülke ekonomisinin 2 yıl içinde daha kötü olacağını düşünüyor

Sadece %7–9 arası bir kesim iyileşme bekliyor

Bu veriler, ekonomik kaygının yalnızca bugüne değil, geleceğe dair beklentilere de etki etmekte olduğunu göstermektedir. Toplum, kısa ve orta vadede hiçbir iyileşme perspektifi görmemektedir. Bu durum, göç eğilimleri, siyasi, kurumsal ve toplumsal/sosyal güven açısından ciddi riskler barındırmaktadır.

Toplum, ülkede işlerin yanlış yönde gittiği konusunda neredeyse tam bir fikir birliği içindedir.

Ekonomik kriz, artık yalnızca maddi değil; psikolojik, kurumsal ve siyasal bir kriz olarak algılanmaktadır.

Geleceğe dair beklentiler son derece olumsuzdur.

Demokratik temsil kurumları ciddi bir meşruiyet ve güven sorunu yaşamaktadır.

Buna karşılık, düzen ve istikrar sağlayan kurumlara yönelim artmaktadır.

Bu tablo, kısa vadeli politika değişikliklerinden çok, yapısal reformlara, güven inşasına ve yönetim kapasitesinin yeniden tesisine ihtiyaç olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”