Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Grup Başkanvekili Asım Akansoy, Ulusal Birlik Partisi (UBP) üyesi bakan ve milletvekillerinin gündem oluşturma çabalarını eleştirdi.
Siyasi tartışmaların ülkedeki mevcut sorunları gizleyemeyeceğini belirten Akansoy, seçim öncesi polemikler yerine halkın gerçek gündemine odaklanılması gerektiğini söyledi.
Yapılan kamuoyu araştırmalarının toplumun duruşunu net bir şekilde yansıttığını ifade eden Akansoy, Kıbrıs Türk halkının yaşanan sıkıntıların ve sorumlularının farkında olduğunu vurguladı.
Kıbrıs Türk toplumunun değişim istediğini söyleyen Akansoy, “Kıbrıs Türk halkı yönetime geliyor. Ve bu ülkeyi yıllardır aynı anlayışla yönetmeye çalışan zihniyet değişecek. Yeni bir dönem başlayacak. Yeni bir yönetim anlayışı gelecek. Kıbrıs Türk halkı kendi geleceğine yeniden sahip çıkacak.” dedi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Akansoy’un paylaşımı şöyle:
UBP’li Bakan ve vekillerin peş peşe açıklamalar yaparak polemik yaratmaya, tartışma üzerinden pozisyon almaya çalıştığını görüyoruz. Seçim öncesinde bu tür siyasi hamleler yapılabilir. Ancak hiçbir polemik, hiçbir açıklama ve hiçbir siyasi manevra ülkede yaşanan gerçekleri değiştiremez. Gerçekleri tahrif etmek, gerçekleri ortadan kaldırmaz.
Kamuoyu araştırmaları önemlidir. Bilimsel yöntemlerle yapılan her araştırma, toplumun önümüze koyduğu bir aynadır. Bizim yaptırdığımız araştırmalar da bize çok açık bir gerçeği gösteriyor: Kıbrıs Türk halkı bugün yaşadığı ağır sorunların nedenlerini ve bu sorunların sorumluluğunun kimde olduğunu görüyor.
İnsanlarımız yarını göremez hale geldiyse, sofralarına koyduğu gıdanın güvenliğinden endişe ediyorsa, kaçak ve sağlıksız etten, kaçak zeytinyağından korkuyorsa, gıda denetimlerinin yetersizliğini dile getiriyorsa; kamu maliyesi sürdürülemez bir noktaya gelmiş, okullarda öğretmen yoksa, konteyner sınıflar normalleştirildiyse, alım gücü ciddi biçimde gerilemiş ve insanlar geçim derdine düşmüşse, artık rakamlarla polemik yapmanın anlamı yoktur.
Biz at yarıştırmıyoruz. Bir halkın geleceğini konuşuyoruz.
Mesele kaç yasa çıkarıldığı, kaç açılış yapıldığı ya da kaç tören düzenlendiği değildir. Mesele, bütün bunların insanların hayatında ne değiştirdiğidir. Siyasetin ölçüsü; yapılanların sayısı değil, toplumda yarattığı sonuçtur.
Biz sürekli sokaktayız. İnsanlarımızla buluşuyor, onları dinliyor, sorunlarını ve önerilerini doğrudan kendilerinden öğreniyoruz. Çünkü biz siyaseti makam odalarından değil, halkın içinden yapıyoruz.
Bizim derdimiz sandalye değildir. Koltuk değildir. Makam değildir.
Bizim derdimiz bu ülkenin geleceğidir. Bu ülkeyi hep birlikte yönetmek ve ayağa kaldırmaktır.
Bu nedenle açık söylüyorum: Kıbrıs Türk halkı artık değişim istiyor. Dürüst, şeffaf, hesap verebilir, liyakati esas alan ve programa dayalı bir yönetim anlayışı istiyor.
Biz bu sorumluluğa hazırız.
Ayakları yere basan, güçlü, kararlı, etkin ve sonuç üreten bir yönetim anlayışını bu ülkeye kazandıracağız. Kamu yönetiminden ekonomiye, eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan üretime kadar her alanda yeniden düzen kuracağız.
Kıbrıs Türk halkı yönetime geliyor.
Ve bu ülkeyi yıllardır aynı anlayışla yönetmeye çalışan zihniyet değişecek.
Yeni bir dönem başlayacak. Yeni bir yönetim anlayışı gelecek. Kıbrıs Türk halkı kendi geleceğine yeniden sahip çıkacak.