Güney'den Haberler

"İstedik mi yaparız"

Rum lider Hristodulidis, İsaak ve Solomou’nun ölümleriyle ilgili tutuklama emirlerinin uygulanması konusunda, Kuzey Kıbrıs’taki Rum mallarına ilişkin son tutuklamaları örnek gösterdi. Hristodulidis, “Bir şeyin yapılmasını istediğimizde bunun yapılabileceğini gösterdik” diyerek, İsaak ve Solomou dosyalarında da girişimleri yoğunlaştıracaklarını söyledi

Abone Ol

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Kuzey Kıbrıs’taki Rum mallarıyla ilgili yürütülen tutuklama süreçlerini örnek göstererek, Tasos İsaak ve Solomos Solomou’nun öldürülmeleriyle bağlantılı çıkarılan ulusal ve uluslararası tutuklama emirlerinin uygulanması için de girişimlerin yoğunlaştırılacağını açıkladı.

İsaak ve Solomou’nun ölümlerinin 30’uncu yılı dolayısıyla Paralimni-Derinya Belediyesi tarafından düzenlenen anma etkinliğinde konuşan Hristodulidis, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bugüne kadar olaylarla bağlantılı 13 ulusal ve 5 uluslararası tutuklama emri çıkardığını söyledi.

Hristodulidis’in açıklamasında en dikkat çekici bölüm ise konuyu, Kuzey Kıbrıs’taki Eski Rum mülklerinin kullanımı ve satışı nedeniyle yürütülen cezai süreçlerle ilişkilendirmesi oldu.

Eski Rum mallarıyla ilgili son dönemde gerçekleştirilen tutuklamalara atıfta bulunan Hristodulidis, bu süreçlerin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tutuklama emirlerinin uygulanması konusundaki kapasitesini gösterdiğini savundu.

Hristodulidis, “Başka bazı durumlarda bunu uygulamada kanıtladık. Hatta kısa süre önce mülkiyet meselesinde kamuoyu önünde tehdit edildik. Bir şeyin yapılmasını istediğimizde bunun yapılabileceğini gösterdik” ifadelerini kullandı.

İsaak ve Solomou dosyaları konusunda da benzer şekilde hareket edeceklerinin mesajını veren Hristodulidis, “Size söz veriyorum, bunu da yapacağız” dedi.

Hristodulidis ayrıca, İsaak ve Solomou’nun öldürülmeleriyle ilgili hesap verme ve cezalandırma sürecinin sona ermediğini belirterek, bunun Avrupa Birliği ve uluslararası toplumun da sorumluluğu olduğunu savundu.

“Adaletin sağlanması bir intikam eylemi değildir” diyen Hristodulidis, “Bu bir ilke ve onur meselesidir. Başarana kadar bunun peşinde olacağız” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Tasos İsaak ve Solomos Solomou ile ilgili sosyal medya hesabından da açıklama yapan Hristodulidis şöyle dedi:

"Bazı anlar vardır ki herhangi bir kelime, bir halkın ve bir ulusun kolektif hafızasında kazınmış görselleri yakalamaya yetmez ve bu görseller kahramanlıkla, kendini feda etme sembolüyle ve her insan için bir bayrak haline gelir.

Böyle şok edici görüntüler, 30 yıl önce trajik kahramanları Taso Isaac ve Solomos Solomos ile birlikte yakalanmıştı. Onlar, martirlikleriyle, vahşice bir cinayetle, sadece 1974'ten beri kendi vatanımızda işgal eden Türkiye tarafından işlenen kanunsuzluğu herkese açıklaştırdılar, aynı zamanda kendi yaptıkları görevi de tanımladılar.

İsaac ve Solomos'u öldürülenlerin hesap verebilirliği ve cezalandırması, bizim halkımızın, Avrupa Birleşik Devletleri'nin ve uluslararası toplumun bir sorumluluğudur. Ve adaletin sunumu, bu bir ilke meselesi, onur meselesi.

Bunu, kahramanlarımızın ebeveynlerine, Spyros ve Tasoula hanımefendilere, Anastasia'ya, ki o da onun babasına ve Solomos'a sahip olamadığı için şanslı değildi, ödün vermemiz gerekir."