Güncel

Eylem’den 2025 yılı değerlendirmesi: “Direnmeye devam edeceğiz”

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Başkanı Selma Eylem, 2025 yılında eğitimde yaşananları değerlendirerek, hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı’na eleştirilerde bulundu.

Abone Ol

Yazılı açıklamasında, Bakanlar Kurulu’nun Disiplin Tüzüğünde değişiklik yaptığını hatırlatan Eylem, tüzüğe karşı öğretmenlerin verdiği mücadeleye sendikalar, örgütler, siyasi partiler ve toplumun destek vermesine, laik eğitim ve toplum talebini ortaya koymasına rağmen Bakanlar Kurulu’nun tüzüğü geçirme kararı aldığını ve sürdürülen grevi yasakladığını anımsattı.

“Öğretmenlerin, sendika yöneticilerinin hedef gösterildiğini hakaretlere, itibarsızlaştırmaya maruz bırakıldığını” kaydeden Eylem, KTOEÖS’ün açtığı dava sonucunda tüzüğün usulen Anayasaya aykırı bulunduğunu belirtti.

“Nitelikli, kamusal, bilimsel, demokratik, laik, cinsiyet eşitlikçi eğitim yine karşılıksız kaldı” diyen Eylem, sınıfların daha da kalabalık olduğunu, bazı okullarda sayının 47’ye çıktığını, halen 40’ın üstünde öğrenci olan sınıflar bulunduğunu ifade etti.

Sayı, tüzük tarafından belirlenmiş olmasına rağmen teknoloji-tasarım, resim, bilgisayar derslerinde sınıfların birleştirilerek, kalabalıklaştırıldığını kaydeden Eylem, tüzüğün gereğini talep edip eylem hakkını kullanan öğretmene "baskı yapıldığını, grev yasağı getirilip engellenmek istendiğini" öne sürdü.

Konteynerlarda eğitim-öğretimin devam ettiğini belirten Eylem, bazı okulların tamamen konteynerda olacak şekilde üçüncü yılına başladığını, bazılarının tamamladığını, her okulda sadece bir veya iki binanın güçlendirme çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.

İş insanları tarafından yapılan okul binalarından birinin açıldığını, Bakanlık tarafından yapılması gereken çevre düzenlemesinin ise hala yapılmadığını söyleyen Eylem, “Eksik kadrolar, aç kalan öğrenciler, çözümsüz bırakılan Türkçe bilmeyen ya da özel eğitime gereksinim duyan öğrenciler, yağmurda akıtan, su basan konteynerlar, atölyelere çözüm üretilmezken sözde ‘Tam Gün’ dayatmasına devam edildi” dedi.

33 öğretmene soruşturma açıldığını da kaydeden Eylem, okullarda şiddet, akran zorbalığı olaylarının artmasına karşın rehber öğretmen ve özel eğitim öğretmeni kadro sayısı atamasının artırılmadığını belirtti.

Öğretmen istihdamının azaltıldığını ancak TC’den öğretmen görevlendirilmesine devam edildiğini ileri süren Eylem, “Öğretmenlerimiz atama beklerken 10 farklı branştan toplam 36 öğretmen görevlendirilmek üzere seçilerek, belirlendi” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve hükümetin yaptığı yasa doğrultusunda geçici öğretmen alımına devam edildiğini kaydeden Eylem, “Ancak bakanlık Anayasa Mahkemesinden dönen bu yasayla ilgili, ya da oluşan mağduriyetle ilgili sorumluluk almak bir yana hak gasplarını alışkanlık haline getirmeye, hesap vermemenin şımarıklığıyla hareket etmeye devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

Sendika ile zorunlu istişare süreci işletilmeden, milyonlarca TL kamu kaynağının MEBBİS sistemine aktarıldığını öne süren Eylem, öğretmen yer değiştirme işlemlerinin tek yanlı ve keyfi biçimde gerçekleştirildiğini iddia etti. Çok sayıda usul ve işlem hatasının sendika tarafından tespit edilerek, hukuki mücadele başlatıldığını savunan Eylem, istişarenin lütuf değil yasanın emrettiği bir hak olduğunu ifade etti.

Öğretmenleri baskı altına alıp haklarını gasp etmeye çalışanların öğretmenleri temsil etmediğini belirten Selma Eylem, bu anlayıştaki kişiler Eğitim Bakanlığı’ndan gidene kadar mücadelelerinin artarak devam edeceğini kaydetti.

“Yetki alınamadı” gerekçesiyle okulların müdürsüz, muavinsiz açıldığını ifade eden Eylem, yasal zorunluluk olmasına rağmen eksik onlarca müdür muavini ve müdür atamalarının halen gerçekleştirilmediğini, sınav sürecinin dahi başlatılmadığını ileri sürdü.

2024’te hazırlık ödeneği mağduru 75 üyenin 2025 yılında neticelenmiş davasına karşın yüzlerce üyenin mağduriyetinin devam ettiğini kaydeden Selma Eylem, aynı mevzu ile ilgili 140 üye için dava dosyalandığını ifade etti.

Öğretmenlerin okullarda, meydanlarda ve /veya mahkemelerde yürütülen mücadeleler esnasında hem psikolojik hem de ekonomik bedeller ödeyemeye devam ettiğini belirten Eylem, nitelikli, bilimsel, laik eğitim ve laik, demokratik, özgür toplum yapısı için direnmeye devam edeceklerini kaydetti.