Güncel

Çeler: "Halkın güveni ortaya konulan politikalarla kazanılmalı"

Abone Ol

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, “TDP’ye inanın, TDP’ye güvenin diyorsak bunun karşılığını politikalarımızla vermek zorundayız.” diyerek, siyasi partilerin halkın güvenini seçim sistemini değiştirerek değil, ortaya koydukları politikalarla kazanması gerektiğini söyledi.

TDP Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, Çeler, katıldığı televizyon programında seçim sistemi, karma oyun kaldırılması, yabancı iş gücü, ekonomi, genel sağlık sigortası, Kıbrıs sorunu ve TDP’nin seçim hazırlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılmasına ilişkin tartışmaları değerlendiren Çeler, Bakanlar Kurulu’nun bu konuda tek başına karar veremeyeceğini belirterek, sürecin yasal ve demokratik usuller çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

İki seçimin aynı gün yapılmasının hem seçmen hem de seçim süreci açısından karmaşa yaratacağını savunan Çeler, seçmenin belediye başkanı, belediye meclis üyesi, muhtar, aza ve milletvekili için aynı anda oy kullanmasının ciddi bir yük oluşturacağını ileri sürdü.

Çeler, “Daha az gider olacak diye topluma daha fazla stres yükleyemezsiniz. İki seçimi aynı güne koyduğunuzda demokratik bir hakkı da fiilen engelliyorsunuz.” dedi.

-“Karma oyun kaldırılması seçmeni boykota sürükleyebilir”

Siyasi partilerin seçim sistemini değiştirmek yerine halkın güvenini kazanması gerektiğini ifade eden Çeler, karma oyun kaldırılmasının seçmeni sandığa gitmemeye yöneltebileceğini savundu.

TDP’nin bu konuda bilimsel bir çalışma yaptığını belirten Çeler, karma oy kullanan seçmenlere bu seçeneğin kaldırılması halinde nasıl davranacaklarının sorulduğunu ve sandığa gitmeme eğiliminin yüksek çıktığını söyledi.

Çeler, “TDP’ye inanın, TDP’ye güvenin diyorsak bunun karşılığını politikalarımızla vermek zorundayız. İnsanların karma kullanmasını istemiyorsanız onların gönlünden mühür alabilecek siyaseti üreteceksiniz.” ifadelerini kullandı.

Başbakan Ünal Üstel’in seçim sistemi konusundaki yaklaşımını da eleştiren Çeler, değişiklik girişimlerinin arkasında siyasi kaygılar bulunduğunu ileri sürdü.

-“Danışmanlık” veya işçi getirme adı altında insanlar üzerinden kazanç sağlanıyor”

Çeler, kendisini “danışmanlık şirketi” olarak tanıtan bir yapı tarafından aranarak ücretsiz şekilde yabancı işçi getirmeyi isteyip istemediğinin sorulduğunu, bu durumu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerine bildirdiğini söyledi.

Yabancı ülkelerden getirilen kişilerin bir bölümünün ağır koşullarda çalıştırıldığını veya kayıt dışına düştüğünü söyleyen Çeler, bunun insan hakları ve kamu güvenliği açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yaptığı dönemde bu tür yapılara karşı önlem aldıklarını kaydeden Çeler, ilgili kişi ve şirketlerin kara listeye alındığını ancak sistemin yeniden başa sardığını söyledi.

-Ekonomi ve sağlık politikalarını anlattı

TDP’nin ülke genelindeki ziyaretlerinde vatandaşların en fazla ekonomi, sağlık ve güvenlik sorunlarını gündeme getirdiğini belirten Çeler, kamusal hizmetleri güçlendiren ancak özel sektörü de koruyan bir ekonomik model hedeflediklerini söyledi.

Hayatı ucuzlatmanın yollarından birinin yerli üretimi artırmak olduğunu dile getiren Çeler, tarımda ürün çeşitliliğinin artırılmasıyla ithalata bağımlılığın ve fiyatların azaltılabileceğini, hayvancılıkta ise yem maliyetlerini düşürecek politikaların uygulanması gerektiğini ileri sürdü. Çeler, kısa vadede vergi adaletinin sağlanmasının da önem taşıdığı görüşünü dile getirdi.

Sağlık alanında TDP’nin temel hedeflerinden birinin genel sağlık sigortası olduğunu ifade eden Çeler, vatandaşların gelir durumundan bağımsız olarak kaliteli sağlık hizmetine erişiminin güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Türkiye’deki genel sağlık sigortası uygulamalarının incelenerek ülkenin ihtiyaçlarına uygun bir model oluşturulabileceğini savunan Çeler, “Vatandaşın kaliteli sağlık hizmetine erişimini güvence altına almak zorundayız. Genel sağlık sigortası bunun en önemli araçlarından biridir.” dedi.

-Kıbrıs sorunu ve mülkiyet konusu

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs ziyaretini değerlendiren Çeler, ziyaretin Kıbrıslı Türklerin çözüm sürecinde yeniden özne olabilmesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Crans-Montana sonrasında yeniden diplomatik hareketlilik yaşandığını belirten Çeler, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu metodolojinin olumlu ilerlediğini ve Türkiye ile atılacak adımlar konusunda yakınlaşma bulunduğunu kaydetti.

Guterres’in iki lidere güven yaratıcı önlemler konusunda “ev ödevi” bıraktığını ifade eden Çeler, yeni geçiş noktalarının açılması için yalnızca Kıbrıs Türk tarafının adım atmasının yeterli olmayacağını, karşı tarafta da irade bulunması gerektiğini belirtti.

Çeler, KKTC'deki taşınmaz mallarla ilgili yatırım yapan yabancıların ve iş insanlarının Güney’de tutuklanmasının öngörülebilir olduğunu ileri sürerek, hükümetin uluslararası alanda gerekli diplomatik ve hukuki çalışmaları yapmadığını savundu.

Hükümetin “kısasa kısas” anlayışıyla hareket etmesini eleştiren Çeler, karşılıklı tutuklama söylemlerinin gerilimi artıracağını ve bunun çözüm olmayacağını söyledi.

-“Kendi ışığı olan adaylarla yola çıkıyoruz”

TDP’nin aday belirleme çalışmalarının hızlandırıldığını ve CTP ile yerel seçimlere ilişkin görüşmelerin ilerleyen haftalarda sonuçlanmasını beklediklerini söyleyen Çaler, “Biz başkaları tarafından parlatılan adayların peşinde değiliz. Kendi ışığı olan, topluma hizmet edebilecek, bilgisiyle ve karakteriyle var olabilecek insanlarla yola çıkıyoruz.” dedi.

Vatandaşlara TDP’yi yakından takip etme ve eleştirme çağrısında bulunan Çeler, “Bizi izleyin, eksiklerimiz varsa eleştirin. Biz de halkın güvenine layık olmaya çalışalım. Unutulmasın; karma bir oydur, mühür 50 oydur. TDP’nin güçlü biçimde Meclis’e girmesi ve hükümette söz sahibi olması için halkımızın desteğine ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.