TEBRİKLER GİRNE BELEDİYESİ
Bugün bir yazı talebi için ilk kez Girne Belediyesi’ne gittim. Kapıdan içeri girer girmez personelin güler yüzlü ilgisi ile karşılaştım. Müracaatımla ilgili dosyayı hazırlamak, fotokopi ve print işlemleri için “Zeytin Masası”na yönlendirildim. 3 dakikada oradaki personelle dosyayı hazırladık ve müracaatımı yaptım. Şok oldum haliyle. Çünkü başta Lefkoşa olmak üzere hiçbir belediye ve devlet dairesinde bu derecede “hizmet odaklı” insan seven bir muamele görülmedi. Fotokopi için başka yere, damga pulu için sürüm sürüm sürün. Oda oda dolaş falan. İnsanı sevmek bu kadar mı zor gerçekten? Tebrikler Murat Şenkul başkan. Başarı asla tesadüf değildir. Not: Bu paylaşım seçim maksatlı yapılmadı. Seçimlerle işim yok bu aralar. Ancak kibirden arınmış, insanını seven ve hizmete odaklanmış her anlayışı kim ve hangi partili olursa olsun destekleyip, paylaşacağım.
(Nevzat Özkunt)
Eskiden maçlarda bağırırdık: “Hoplama, zıplama, otur yerine!” Bugün itirazlara rağmen “Aynen devam!” diyen anlayış da aynı şeyi söylüyor. Demokrasi, itirazı susturmak değil, iradeye saygı duymaktır! İradenin yok sayıldığı yerde demokrasi değil, dayatma vardır!
(Gencay Eroğlu)
Kasnak yuvarlandı elek oldu…
Eski şeytanlar melek oldu…
Dönem kendini sorgulamayan, aynaya bakmayan, tek haklı ve tek mükemmel kendini görenlerin dönemi…
Sen de sabah akşam doğrusunu bildiğin Yalanlar dinleyeceksin
Durduğun çizgide sürekli aynı yalanlarla ve iftiralarla suçlanacaksın…
Özellikle biz gazetecilere en çok yapılan suçlama “para yediniz….”
Bari ne kadar verdiğinizi de söyleyin de biraz utanalım…
Yok vermediyseniz, vermeyi deneyin, bakalım ne kadara ikna oluruz…
Yok sadece konuşacaksanız, gidin ötede oynayın
Gazeteciliğe başladığımda Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, Başbakan Derviş Eroğlu, Meclis Başkanı Hakkı Atun’du…
Nerelerden nereye, neler neler gördük.
Bunları yazdığım için de üzgünüm ama; gerçekten yeter…
(Hüseyin Ekmekçi)
Mahkeme çıkışında, evrak sahtekârlığından ceza alan birine “Dik dur!” diye tezahürat yapmak da neyin nesidir?
Nelson Mandela mı bu insan? İnsan haklarını savunduğu için mi yargılandı? Demokrasi mücadelesi verdiği, düşüncelerini özgürce ifade ettiği ya da toplumun çıkarlarını koruduğu için mi ceza aldı?
Hayır! Evrak sahtekârlığından ceza aldı!
Ne zamandan beri sahtekârlık bir kahramanlık, mahkûmiyet bir onur madalyası oldu?
Bir insanı sevebilirsiniz, destekleyebilirsiniz, siyasi görüşlerini paylaşabilirsiniz. Ancak bütün bunlar, işlediği suçun alkışlanmasını veya kendisinin bir direniş kahramanı gibi gösterilmesini haklı çıkarmaz.
Asıl düşündürücü olan, suçu işleyen kadar, suçu normalleştiren ve suçludan kahraman yaratmaya çalışan zihniyettir.
Bir toplumda doğruyla yanlışın, suçla mücadelenin, kahramanlıkla sahtekârlığın arasındaki çizgi bu kadar silikleşmişse, ortada yalnızca bir hukuk meselesi değil, ciddi bir toplumsal ahlak sorunu vardır.
Dik durması gereken, sahtekârlıktan mahkûm olanlar değil; hukukun, dürüstlüğün ve adaletin yanında duran insanlardır!
(Gürcan Topukçu)
Çok çirkin ve üzücü olaylar yaşıyoruz..
Fikri düşüncesi ne olursa olsun bir gazeteciye saldırılması çok ilkel bir davranış..
Yasa yapıp fikir özgürlüğünü kısıtlama gayretleri yerine, bu çirkin saldırıları yapan kişilerin yüksek cezalar almasını sağlayacak yasalar gündeme gelmeli!.
(Aytuğ Türkkan)

