İNSANIN YAZGISI :
Size şöyle bir dünyaya gideceksiniz, kabul edermisiniz diye sorulmuyor. Sorulsa belki de reddedersiniz.
Bir annenin memesi ile, kıçınızdaki bezle bir bebeklik geçiriyorsunuz.
Sonra evde nüfus çoğalıyor. Sevgi ve kıskançlık ikilemine giriyorsunuz.
Siz kendinizi belirlemiyorsunuz. Taşıdığınız DNA ve Sosyal ortam, kurallar, Norm ve Değerler, sizi siz yapıyor. Nature, Nurture.
Çok uzun bir eğitim dönemi. Şimdi üç yaştan başlar, 20 yaşlara gider. Bu dönemde buluğ çağı sendromları, karşı cinse ilgi, öğretmen hegomanyası, küsmeler, barışmalar, dönemin ana unsurları.
Sonra iş hayatı, evlilik, çocuklar, torunlar ve omuzlara yüklenen ağır bir sorumluluk. Başarılı olursunuz veya olamıyorsunuz. Para bu dönemin gündem maddesi.
Ve zaman mı sizi değistirir. Yoksa evren sabittir, siz mi değişirsiniz.
Şanslıysanız 80’lere gelirsiniz.
Şimdi gündem sağlıktır. Doktor doktor gezme, tıbbi cihazlara girme, hergün bir avuç hap ve ölüm psikozu.
Yani hayat çok da karmaşık değil.
Bebeklik Eğitim, Aile kurma İş ve Ölüme gidiş gibi dört ana başlık.
Ancak bu süreç içinde doğrularınızla, yanlışlarınızı net ayıramazsınız.
Kendinizi Evrenin en evrimleşmiş, bilgili , en güçlü ve medeni yaratığı kabul edersiniz ve bu övünç içindesiniz, ama farkındamısınız bilmem :
Kendi hem cinsini , çocuk kadın demeden, katletmek için icatlar yapan, kaynakları bunlara harcayan bir canavarsınız.
Size ve kontrolünüze sunulmuş, ormanları, denizleri, nehirleri, güzellikleri, yok eden, kirleten, bir evrimleşmemiş yaratıksınız.
Belki siz kişisel olarak fiilen bunları yapmıyorsunuz, ancak yapanları seçen, onları engellemeyen bir çoğunluksunuz.
İşte bu dört devreli ömür içinde kendimizi tanıyamadan ve doğrularımızla yanlışlarımızı ayırt edemeden yaşamış olan yaratıklarık
(Yücel Dolmacı)
ADAY BELİRLEME SİSTEMİNE ÇÖZÜM.
Oy verme yok. Salona bir boks ringi kuracaksınız .Aday olmak isteyenler üç raund boks sonucunda kazanacak veya kaybedecek.
Veya bir masa koyacaksınız adaylar gelecek banka hesapları Kredi kartları güçlü olan kazanacak.
Veya soru cevap yapacaksınız kim daha fazla abi abla yenge ye yakın olduğunu kanıtlarla o aday olacak.
Ne YSK, Ne sandık, Ne üye bu işe karışmayacak.
(Hüseyin Cumaoğlu)
20 günlük Mihrimah'ın ölümü yetmedi, beşinci sıra mı ağır geldi?
Tarihte bugün… Bu ülkenin hafızasına kazınan, vicdanlarda derin yaralar açan o kara günün üzerinden tam iki yıl geçti.
25 Ekim 2024…
İki yıl önce tam da bu saatlerde, yedi bebeğin mamasına karışacak alkol, Lefkoşa Acil Durum Hastanesi'ndeki su ısıtıcısına konuldu. Saatler sonra bebeklere alkollü mama verildi.
Ertesi gün, henüz 20 günlük Mihrimah Toymuradov hayatını kaybetti. Altı bebek yaşam mücadelesi verdi. Aileler tarifsiz acılar yaşadı. Bir ülkenin vicdanı sarsıldı.
O gün istifa etmedin, Hakan Dinçyürek!
Bir bebeğin ölümü, altı bebeğin yaşam mücadelesi, ailelerin feryatları seni koltuğundan kaldırmaya yetmedi.
Ama bugün, tam iki yıl sonra, partinin milletvekili aday sıralamasının ardından istifa kararı alıyorsun.
Demek ki bir bebeğin ölümüyle yüzleşemeyen siyasi sorumluluk, parti içi sıralamaya gelince hatırlanabiliyormuş!
Utanç kaynağısınız!
Bu ülkenin yegâne sorunu sen ve senin gibi insanlardır. Makamı sorumluluktan, koltuğu insan hayatından üstün tutan bu siyasi anlayıştır.
O gün yaşananları da bugün verdiğin kararı da unutmayacağız.
Bu ülkenin siyasi tarihinde kara bir leke olarak kalacaksınız
(Doğan Samer)

