Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Masada sözümü söylemeye devam edeceğim” dedi.
Diyalog ve diplomasinin her zaman iyi olduğunun altını çizen Erhürman, umutsuz olmadığına işaret etti.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, görüşme masasının dışında da bir dünya olduğunu kaydetti.
Kıbrıs Postası’nda Gökhan Altıner’in konuğu olan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Sorunu ve iç meselelerle ilgili soruları yanıtladı.
“SUÇLAMA OYUNUNA GİRMEM"
Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis ile “masada” olduğunu vurguladı ve “Onun da savunmak istedikleri olacak, benim de istediklerim olacak. Ben suçlama oyununa girmeyeceğim” dedi. Kıbrıs sorunu ile ilgili uzun zamandır ne söylüyorsa, şimdi de aynı şeyleri söylediğinin altını çizen Erhürman, “Masaya gelmeden önce ne söyleyeceğimi herkes biliyordu; sürpriz yok” ifadelerini kullandı. Dört maddelik metodolojiyi 2024’te Annan Planı referandumlarının yıl dönümünde düzenlenen paneller dizisinde anlattığını anımsatan Erhürman, “Birçok büyükelçi, BM temsilcileri de oradaydı. O gün hangi dört maddeden bahsettiysem, şu anda da aynı şeyleri söylüyorum” diye konuştu. “Ben bir usulden bahsediyorum. Müzakereyi bir maç gibi düşünürseniz, maça çıkmadan önce kuralların belli olmasını istiyorum. Siyasi eşitliği, dönüşümlü başkanlığı da içerecek şekilde ilkesel olarak kabul edin diyoruz. Herhalde hiç kimse, hiçbir zaman bir Kıbrıslı Türkün başkan olamayacağı bir yapının siyasi eşitliğe dayandığını düşünemez” diyen Erhürman, sözünü verdiği şeyleri şu anda masada yaptığını belirtti.
KARMA EVLİLİKLERDEN DOĞAN ÇOCULLARIN VATANDAŞLIK HAKKI MASADA
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık hakkını anlattım ve gelip masaya koydum. Kendi pozisyonumda endişe ya da telaş taşımıyorum; son derece rahatım. Usul tamamlanmadan esasa geçmem” dedi. Dört maddenin bir tanesinin de zaman sınırlaması olduğunu kaydeden Erhürman, “Sayın Hristodulidis şu an ilkesel olarak dönüşümlü başkanlığı kabul etmiş değildir. “Dönüşümlü başkanlık garantilerle birlikte ele alınmalıdır” diyor. Üç madde tamamdır, son maddede sorun var iddiası doğru değildir. Sadece birinci maddenin birinci yarısında anlaştık. Yani benim dört maddemin birinci maddesinin yarısındayız” dedi. “Bu, her şey kötü gidiyor anlamına gelmez. Yaklaşık sekiz yıl boyunca hiçbir anlamlı müzakerenin, görüşmenin gerçekleşmediği bir ortamda, 100 gün içinde tüm taşların yerine oturmasını beklemek gerçekçi değildir. Sabırlıyım, soğukkanlıyım” diyen Erhürman, nihai hedefinin Kıbrıs sorununun çözümü olduğuna dikkat çekti.
“SÖZ VERİLENLERİN TAMAMLANMASINI BEKLİYORUZ"
Güven yaratıcı önlemlerin, çözümün yerini tutacağını iddia etmediğini söyleyen Erhürman, müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm olsun diye müzakere istediğinin altını çizdi. BM Genel Sekreteri AntonioGuterres’in; “Bu defa farklı olmalı” sözlerini anımsatan Erhürman, “Ben de bu defa farklı olsun, kuralları kabul ederek masaya oturalım diyorum” ifadelerini kullandı. “Güven yaratıcı önlemler neden New York’ta, Cenevre’de konuşulsun?” diye soran Erhürman, iki liderin bunları Lefkoşa’da yapması gerektiğini belirtti. “Hellimi imzalayın, Bostancı-Derinya’da da seyrüsefer başlasın dedik. Ocak sonuna kadar bitecek denmişti, bitmedi. Söz verilip yapılmayan bir şeyle karşılaşıyorsunuz” diyen Erhürman, söz verilenlerin tamamlanmasını beklediklerinin altını çizdi.
"DİYALOG VE DİPLOMASİ DEVAM EDECEK"
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Masada sözümü söylemeye devam edeceğim” diye konuştu ve diyalog ve diplomasinin her zaman iyi olduğunu vurguladı. Umutsuz olmadığına işaret eden Erhürman, söz konusu görüşme sürecinin yürüyeceğini belirtti. Görüşme masasının dışında da bir dünya olduğunun altını çizen Erhürman, “Ben Kıbrıs sorununun çözümüne odaklandım” dedi. Bugüne kadar her zaman, “Türkiye ile ilişkiler, doğru zeminde en iyi ilişkiler olmalıdır” dediğini anımsatan Erhürman, “Doğru zeminde iyi ilişkiler kurulması gerektiğini hep söyledim. Seçim döneminde “Tufan Erhürmanseçilirse Türkiye ile ilişkilerde kaos olacak” diyorlardı. Kıbrıs Türk halkı nüfus olarak en küçük halklardan biridir. Kıbrıs Türk halkının topu tüfeği yok, aklı var. İhtiyacınız neyse oraya odaklanmanız gerekir. Akıl neyi gerektirir? Türkiye Cumhuriyeti ile doğru zeminde iyi ilişkiler kurulmasını gerektirir. Görüş ayrılıkları olabilir; her dönemde oldu. Önemli olan, görüş ayrılıklarını diyalog yoluyla yönetmektir. Türkiye ile istişare içinde yürüteceğimizi söyledik. İstişare demek diyalog ve diplomasi demektir. Bu adada bir çözüm olacaksa, garantör ülkelerden biri olan Türkiye Cumhuriyeti’nin de mutlaka imzası gerekir” dedi.
“Hedefiniz çözümse ve Türkiye’nin imza atması gerektiğini biliyorsanız, Türkiye ile kavga ederek çözüm bulunamaz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti ile Tufan Erhürman arasında iddia edildiği gibi bir kaosyoksa, çözüm isteyen insanların mutlu olması gerekir. Çünkü Türkiye’nin imzalamadığı bir anlaşmanın yürürlüğe girmesi mümkün değildir” diyen Erhürman, kendini tüm halka karşı sorumlu hissettiğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Halkın bütün kesimlerini dikkate almak zorundasınız” ifadelerini kullandı. Güven yaratıcı önlemlerle ilgili de konuşan Erhürman, “Sorunlar varsa Lefkoşa’da çözülmesi için ehliyet ve yetenek gösterilmelidir. Bir güven yaratıcı önlemi, koskoca BM Genel Sekreteri’nin huzurunda üç garantörle konuşmak anlamlı değildir” dedi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “İlk günden beri söylediğim şuydu: Sorunları Lefkoşa’da çözelim, sonra 5+1’e gidelim. Holguin de bazı sorunlar çözülmedikçe 5+1 olmayacağını söyledi. Bizim pozisyonumuz buydu; şimdi BM’nin de pozisyonu bu yöndedir” diye konuştu.