20’lerden 50’lere: Vajina Sağlığı

Vajina sağlığına her yaşta dikkat etmek büyük önem yaşıyor.

20’lerden 50’lere: Vajina Sağlığı İçin Yaşlara Göre Yapmanız Gerekenler

 Vajina sağlığı kadınlar için son derece önemli. Vajina sağlığını korumanız için bazı kurallar bulunuyor. Yaş ilerledikçe vücudumuzda pek çok şey değişiyor. Salgılanan hormonlardan organların işleyişine kadar birçok şey farklılaşıyor. Her şey yaşla birlikte değiştiği gibi vajinanız da değişiyor. Pelvik taban kuvveti, vajina florası ve daha pek çok şey farklılaşıyor. Bu nedenle yaşınıza göre vajinanınızın sağlığını nasıl korumanız gerektiğini bilmek önemli. Vajinanızın yaşamınız boyunca nasıl değiştiğini ve onu en iyi durumda tutmak için neler yapabileceğinizi yazdık. İşte 20’lerden 50’lere vajina sağlığınız için yapmanız gerekenler…

1. 20’li yaşlar: Son derece güçlü bir pelvik taban


20’li yaşlar genellikle kadınların cinsel açıdan daha aktif oldukları yaşlar. Bu nedenle bu yaşlarda; seks, doğum kontrol yöntemleri, hamilelik ve doğum gibi faktörler vajina sağlığını etkileyebiliyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC)’na göre Amerikalı bir kadın ortalama 26 yaşında ilk çocuğuna sahip oluyor. Özellikle çocuk sahibi olma konusunda yaş ortalamasında bir artış olsa da 20’li yaşlar hamile kalmak için daha iyi zamanlar olabilir. Çünkü vajinanız bu yaşlarda daha kuvvetlidir. Uzmanlara göre 20’li yaşlarda vajina sağlığı hakkında dikkat etmeniz gerekenler şöyle;

 Bu yaşlarda hormonlarınız iyi çalıştığı için östrojen, testosteron ve progesteron üretimi en yüksek seviyededir. Bu da vajinanızın doğal florasının korunmasına yardımcı olur. Böylece bakterilere karşı daha dayanıklı olursunuz.
– Kimyasal kokulu ürünlerin vajinaya uygulanması kesinlikle doğru değil. Bu vajinanızdaki pH ve asit dengesini bozarak hastalıklara davetiye çıkarabilir. Bu nedenle kokulu ürünler kullanmamalısınız.

– Bu yaşlarda ilişki sırasında kayganlık sorunu yaşamazsınız. Ancak doğum kontrol haplarının kullanımı ıslanmanızı etkileyebilir. Bu nedenle eğer kayganlaştırıcı kullanmak isterseniz, vajinanızın pH değerini bozmayacak bir ürün seçmelisiniz.
 Bununla birlikte eğer cinsel açıdan aktifseniz, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için mutlaka ama mutlaka prezervatif kullanmaya özen gösterin.
 20’li yaşlarda pelvik taban kasları genellikle güçlüdür. Ancak bazı durumlarda bu kaslar çok güçlü olabilir ve bu da ilişki sırasında ağrı yaşamanıza neden olabilir. Böyle bir durumda doktora danışmalısınız.
– Cinsel olarak aktif olmaya başladığınız andan itibaren düzenli olarak jinekolojik muayane olmanızda fayda var.

 

2. 30’lu yaşlar: Kegel egzersizi şart


Yaşlara göre hormonların salımının da değiştiğini söylemiştik. 30’lu yaşlarda ise hormonlar nedeniyle labia minora (iç dudak) koyulaşabilir. Bu gayet normal bir durumdur. Öte yandan yaygın olmasa da 30’larınızda menopoza giden süreç olan premenopoz yaşamaya da başlayabilirsiniz. Uzmanlar 30’lu yaşlarda vajina sağlığı için şunları öneriyor;

 Vajinanız yaşla birlikte elastik dokusunu kaybedebilir.
 Uzmanlar en önemli değişikliğin ise pelvik tabanda olduğunu söylüyor. Pelvik taban gücünde bir azalma olabilir. Pelvik kaslar mesane, rahim ve bağırsakları desteklediğinden, idrar kaçırma (özellikle hapşırırken, öksürürken veya gülerken) gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Vajinada bir ağırlık hissi oluşabilir. Vajinal doğum bu semptomları yoğunlaştırabilir.
– Özellikle pelvik tabanın güç kaybetmemesi içinse kegel egzersizi yapıp pelvik kasları çalıştırmak ve güçlendirmek büyük önem taşıyor
 30’lu yaşlar da 20’ler gibi libidonuzun yüksek olduğu yaşlardır. Ancak premenopoz gibi sebeplerle vajinada kuruluk yaşıyorsanız doktorunuzdan östrojen vajinal krem isteyebilirsiniz.
 Yaş ilerledikçe pek çok sorun ortaya çıkabilir. Özellikle ilk cinsel deneyiminizi erken yaşlarda yaşadıysanız ve bir dönem çok eşli olduysanız mutlaka yılda bir kez smear testi yaptırmalısınız.

 

3. 40’lı yaşlar: Daha aktif cinsellik için ideal zaman


Araştırmalara göre kadınlar en yaygın olarak 45-50 yaşları arasında menopoza giriyor. Bununla birlikte çoğunlukla bu yaşlarda premenopoz yani menopoz öncesi dönem yaşanmaya başlıyor. Uzmanlara göre bu süreç 4 yıl sürüyor. Tabii ki 40’lı yaşlarda vajinada bazı değişiklikler meydana geliyor. Uzmanlar bu değişiklikleri ve vajina sağlığını korumanın yollarını şöyle sıralıyor;

  Vücutta östrojen seviyesini düşmesi vajina ve vulvaya kan akışının azalmasına, vulva dokusunda daha az kollajen ve vajinal pH’ta değişikliklere yol açar. Vajinanızın duvarları daha ince ve daha kuru hale gelir. Buna da vajinal atrofi denilir. Bu durum yanma, kızarıklık, cinsel ilişkide ağrı gibi sorunlara neden olabilir.
 Kuruluk için doktorunuzdan kayganlaştırıcı önerisi alabilirsiniz. Ancak bu durumu aşmanın en iyi yolu aktif ve düzenli bir cinsel hayat.
 Pelvik tabanınızı güçlendirmek içinse pilates gibi egzersizler yapabilirsiniz.
 Vulva dokusunda incelme olduğu için sert bakımlar ve ağdadan kaçınmak bu yaşlarda yararlı olur.
 Fiziksel olarak, vücudunuz 20’li yaşlarınızdaki ile aynı olmayabilir ancak hala cinsel olarak uyarılabilir ve aktif bir cinsel yaşama devam edebilirsiniz. Öte yandan menopoza girseniz bile çocuk sahibi olma şansınız bulunuyor.
 40’lı yaşlarda vajina sağlığınızı destekleyici probiyotikler ile flora düzenleyici ilaçlar kullanabilirsiniz.

 

4. 50’li yaşlar ve ötesi: Yaşla birlikte gelen bilgelik

Amerika’da kadınların menopoza girdiği ortalama yaş 51. 50’li yaşlarda muhtemelen menopoza girdiğiniz için östrojen seviyenizde azalma olur. Menopoz değişiklikleri kasık kıllarının seyrek ve gri renkte olmasına neden olabilir. Bunun yanı sıra vulva, vajina ve serviks de daha küçük, daha soluk renkte olabilir ve östrojen seviyeleri azalmaya devam ettiği için cilt incelebilir. Bu yaşlarda vajina sağlığı için yapabilecekleriniz şu şekilde;

  Vajinal östrojen gibi ilaçlar kullanabilirsiniz.
 Vajinanızın pH seviyesi değişeceğinden bakteri enfeksiyonu riskinde artış görülür. Bu riski en aza indirgemek içinse vajinal hormon tedavisi uygulanabilir.
 Östrojen seviyesinde azalma vajinada kuruluğa neden olabilir. Bu da cinsel ilişkide acıya neden olabilir. Böyle bir durumda doktorunuzdan kayganlaştırıcı isteyebilirsiniz.
 Pelvik taban gücünüz azalabilir ancak artık bedeninizi daha iyi tanıdığınız için ona ihtiyacı olanı verebilirsiniz.

Daha Fazla Haber