Hükümet kenetlendi

Eğitim Bakanı Özyiğit, “Hükümet bozuldu, bozuluyor” şeklinde iddiaların hükümeti oluşturan partilerin birbirine daha fazla sarılmaya ve kenetlenmeye ittiğini söyledi

Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit, BRT’de yayınlanan Birinci Boyut’a katılarak hükümetin gidişatı ve protokole ilişkin açıklamalarda bulundu.

Önümüzdeki günlerde hükümetler düzeyinde protokolün imzalanmasının olacağı yönünde beklenti içerisinde olduklarını söyleyen Özyiğit, “Nitekim Başbakan ve Başbakan Yardımcısının Türkiye yetkilileri ile yaptıkları görüşmeler bize bunu gösteriyor” dedi. Cemal Özyiğit, “Bir yandan protokol için çalışırken bir yandan da bu protokolün imzalanmasında değil ama Türkiye’den önemli bir süredir buraya maddi katkı gelmiyor. Bunu herkes biliyor. Hatta 2018 yılından itibaren savunma bütçesi de bizim yerel kaynaklarımız tarafından karşılanıyor. Dolayısıyla bu ülkenin yatırıma da ihtiyacı var. Yani bizim okula ihtiyacımız var. Bayındırlık ve Ulasştırma Bakanı fereyan ediyor bu kadar yoğun ve etkili yağışlar sonrası yolların önemli bir bölümünde çökmeler var. Kullanılamaz halde olan yollarımız bulunuyor. Ciddi bir alt yapı sıkıntısı olduğu ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı başka alanlarda yatırım istiyor. Bütün bunlar nedeniyle bir yerel kaynak yaratma üzerinde de çalışıyoruz. Geçen hafta Perşembe ve Cuma Bakanlar Kurulumuz neredeyse iki tam gün bunun üzerine odaklandı. Ekonomik gündemle yaptığımız toplantılarda somut bir takım şeyler ortaya çıkıyor. Önümüzdeki günlerde bu netleşecek. Perşembe günkü Bakanlar Kurulu’nda fikirlerin netleşmesini bekliyoruz. Hükümet adına da sayın Başbakan veya herhangi birimiz tarafından da kamuoyu ile paylaşılacak” dedi. Özyiğit bir soru üzerine protokolün gecikmesi olsa dahi bir şekilde Türkiye’nin katkıların ülkeye geleceğini ancak o gecikmeleri de göz önüne alarak toplumun daha fazla beklemeye tahammülü olmadığına vurgu yaptı.

İşte Bakan Özyiğit’in bu yöndeki ifadeleri:

“Yollar biran önce yapılmalı. Gerekli alt yapı çalışmaları olmalı.Eğitimde, sağlıkta, diğer alanlarda alt yapılar sağlanmalıdır. Bunun için biz ne olur ne olmaz bu gecikmeyi göz önünde tutarak kendi kaynaklarımızla bir yerde hep yıllardır söylediğimiz bu toplum kendi ayakları üzerinde durabilmeli. Zaten asolan da bu değil mi?Bir yerde elbette gelinen nokta ile ilgili toplumda sendikalarla sivil toplum ve ekonomik örgütlerle de görüşülecek ve bu çerçevede ortaya bir yapı çıkaracağız.Yeri geldiğinde bu toplum elini taşın altına uzatır , buna yürekten inanıyorum. Yeter ki hedeflerimizi net bir şekilde ortaya koyalım. Bu toplum kendi içinde sıkıntılara birlikte göğüs gererek, ihtiyaç olan alanlarda da kaynak yaratabilir. Bu kaynak da bu ülkede vardır diyorum. Bir süreden beri uyguladığımız tasarruf tedbirleri vardır. Kaynakları doğru ve verimli kullanalım, “car cur” etmeyelim. Kaynak yaratma konusunda da özveri, inanç ve kararlılıkla adımlar atalım. Bunun üzerinde varolan bir takım görüş ve öneriler teknik düzeyde ele alınıyor. Bazı aşamalar bu Perşembe netleşebilir.Bu hükümet halk için gerekli tedbirleri almakta tereddüt etmeyecektir”

Cemal Özyiğit, hükümetin şuan üzerinde çalıştığı ekonomik tedbirlere ciddi anlamda bir eleştirinin gelmesini de beklemediğini söyledi. Bir soru üzerine Özyiğit, hükümetin alacağı ekonomik tedbirler arasında kamu çalışanların maaşlarından kesinti olmayacağını şu sözlerle dile getirdi.

“Kesinlikle herkes bunu bilsin biz maaşlardan kesinti diye birşey üzerinde çalışmıyoruz. Biz nerelerden mali ve ekonomik daha fazla gelir elde edebilir bunun üzerine yoğunlaştık. Maaşlar üzerinde çalışırsanız zaten halkın alım gücü zorda bir de siz onlarda da gerileme yaparsanız bu Kabul edilebilecek bir durum değil. Dolayısıyla biz bir yandan gelir artırıcı bir yandan da savurganlığı önleyici adımları konuşuyoruz. Bakanlıklarda da mümkün olduğunca giderleri kısıtlama durumunda olacağız ki bu devletin kaynakları verimli ve toplum yararına kullanılsın. Ek gelirlerle de ekonomideki durgunluğun önünü açalım. Ve kaynak yaratarak başta alt yapı olmak üzere toplum için çalışmaktır” Özyiğit, hükümet üzerinden yapılan senaryolarla ilgili bir soruyu da şu sözlerle yanıtladı. “Hükümet bozuldu, bozuluyor şeklinde bu tür dışardan tazikler bizi birbirimize daha fazla sarılmaya ve kenetlenmeye itti. Bir kere şunu açık yüreklilikle konuşmak lazım. Yani şuanda ana muhalefet partisi konumunda bulunan UBP maalesef kendini hep hükümette olmaya odakladı. Hükümette olmadıklarında böyle telaşa kaplıyorlar ve belirli menfaatler ve çıkarlar sağlayarak oluşturdukları bir birliktelik var bunu da bu kadar açık söylüyorum. Bu yapıyı bir arada tutmak için “bir yere dağılmayın, bir yere gitmeyin biz geliyoruz. İşte seni bakan seni müsteşar yapacağız sana da bunu vereceğiz gibi söylemleri yaptıkları toplantılara katılanlardan çeşitli vesilelerle alıyoruz. İnsanlara bunları söylüyorlar. UBP Genel Başkanı değişeli 6 ay geçti ve 7’inci ayda doluyor dedikleri gibi hükümet değişmedi ve yerinde daha sımsıkı bir şekilde duruyor. İşte hükümet yerel seçimlerden sonra düşecek ömrü kısaldı, bu hükümete Türkiye para vermiyor da biz gelirsek verecek böyle birşey yoktur. Bunlar sadece maalesef Kıbrıs’ın Namık Kemal’in yüz yıl evvel söylediği meseledir. Bu dedikoducu ortam bizde böyledir. Çünkü bizde herkes bununla iştikal etmeyi önemsiyor. Nerdeyse senaryoyu kendileri yazdılar kendileri oynuyorlar, Şu anda hükümet tam tersine birbirine kenetlenerek üretmeye çalışıyor. Hükümet bir yandan kaynak yaratıp, sorunların üstesinden gelmek için canla başla çalışıyor. Çok ciddi daha da sıkılaşmış hükümet bağı gördüm. Bu nedenle biz emin adımlarla yolumuza devam etmeye çalışıyoruz” Bir soru üzerine Özyiğit protokolde spesifik olarak şu veya bu alanlarda diye bir sorunun olmadığını ancak bazı ifadelerin hükümet programı çerçevesinde daha net yazılması gerektiğini dile getirdi. TDP Genel Başkanı ve Eğitim Bakan Özyiğit, “Bizi birbirimize en sıkı şekilde bağlayan hükümet programıdır. Hükümet programında ne yazıyorsa biz onun arkasındayız. Bu doğrultuda atılacak adımlarda herhangi bir sıkıntımız yoktur. Protokol içerisinde bazı ifadelerin hükümet programı çerçevesinde daha net yazılması ve söylenmesi gerektiğini yeri geldikçe ortaya koyduk. Hükümet programına uyulduğu sürece herhangi bir sıkıntımız yoktur ve olmayacaktır” Özyiğit, Anamuhalefet UBP Genel Başkanı Ersin Tatar’ın Meclis’ten Pazartesi günleri yaptığı konuşmaları şov olarak nitelendirdi. “Sevgili Ersin Tatar alışkanlık edindi, her Pazartesi şovu yapar. 62. Maddeyi alır ve kendine göre bir konudan bahseder. Bugün sanırım Meclis Başkanı ile de görüşmüşler ek bütçe var kendisi de eski maliye bakanı zaten nasıl olsa söz aldığınızda hepsini söylersiniz şeklinde bir konuşma geçmiş. O da şovunu bütçe yasa tasarısı ile ilgili yaptı. Tabi ki başka konulara da değindi. Sağolsun Meclis’e biraz hareketlilik getirdi.”

Daha Fazla Haber