40 yıllık hukuki birikimiyle siyasete adım atan CTP Lefkoşa Milletvekili adayı Emine Dizdarlı, “Hesap verilebilirlik ve şeffaflık ana ilkemiz olacak. Yapanın yanına kalmayacağı bir düzen kuracağız” dedi
6 Aralık’ta gerçekleştirilecek erken genel seçimlerde Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Lefkoşa Milletvekili adayı olan Eski Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Emine Dizdarlı, HALKIN SESİ’ne konuştu, gündeme dair önemli mesajlar verdi.
Toplumdaki hukuksuzluk ve yolsuzluk gidişatına dur demek için elini taşın altına koyduğunu belirten Emine Dizdarlı “Yapanın yanına kalmayacak” dedi.
Çok vekil sayısı ile iktidar olmak adına çalışmaları sürdürdüklerini vurgulayan Dizdarlı, insanların hayatına direkt dokunacak hamlelerin arka arkaya geleceğini ifade etti.
Emine Dizdarlı ile gerçekleştirdiğimiz röportaj şöyle:
Her ne kadar çoğu insan sizi tanıyorsa da, kendinizi tanıtmanızı rica ediyorum.
Lefkoşa doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimini Londra’da tamamladım. Yine Londra’daki hukuk tahsilimi tamamlayıp Kıbrıs’a döndüm. Baro sınavlarından sonra Avukat olarak çalışmaya başladım.
1992 yılında Kaza Mahkemesi Yargıcı, 2002 yılında Kıdemli Yargıç, 2013 yılında da Yüksek Mahkeme Yargıcı olarak atandım. Aynı dönemde Yüksek Adliye Kurulu ve Hukuk Meclisi üyesi olarak görev yaptım.
3 Kasım 2015 tarihinde Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) olarak atandım.
Emekliyim. Ancak Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı başta olmak üzere birkaç sivil toplum örgütünde gönüllü olarak çalışmaktayım.
Evli ve bir çocuk annesiyim.
Böylesine güzel bir kariyer sonrası siyasete girmeye neden gerek duydunuz?
Açıkçası önceleri siyasete girmek gibi bir planım yoktu. Ama özellikle emekli olduktan sonra ülkedeki mevcut durumun kötüye gitmesi yolsuzlukların ve hukuksuzluğun artması bende toplumun geleceğine yönelik bir kaygı yarattı. Bu sıralarda bu kaygımı dillendiren sosyal medya paylaşımlarımı artırdım. Çıktığım Tv programlarımda toplumun sorunlarına dikkat çekerek dillendirdim. Yargıda ve Ombudsmanlık görevimi ifa ederken Kamu menfaatine ve İnsan haklarına önem vermem nedeniyle söylemlerim halkımızca değerlendirildi. Sonuç olarak, beni izleyen, gören, okuyan insanlardan devamlı siyasete girmem yönünde yoğun telkinler almaya başladım. Çok sevdiğim bir büyüğümün bana söylediği “Yalnız konuşmak, yazmak, çizmekle olmaz senin gibilerin elini daha çok taşın altına koyması gerekir” şeklindeki sözleri beni çok etkilemişken, tam da o sıralar Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Dr. Sıla Usar İncirli ziyaretime gelip teklifini yaptı. Ortaya koyduğu vizyon da benim düşüncelerimle örtüşüyordu. Kısa bir düşünme süresi ve ailevi istişarelerden sonra kabul ettim ve şimdi Lefkoşa’dan adayım.
Tam da neden CTP diye soracaktım size…
Dediğim gibi öncelikle Sayın Sıla Usar İncirli vizyonuyla beni çok etkiledi. Bana neden ihtiyaç duyduklarını çok net anlattı. Etkileyici vizyon, çevremizin telkini ve ailemin onayı ile CTP’den aday olmayı kabul ettim.
Biraz da tahmin yapalım. Seçim nasıl sonuçlanır?
Cumhuriyetçi Türk Partisinin aday kadrosunu da gördükten sonra seçimin birincisinin kim olduğunu tahmin etmek güç değildir. Her biri kendi alanında geçmişten gelen deneyim ve başarılarını icraata taşımaya aday 50 kişiyiz. Ama Sayın Başkanımızın da dediği gibi tek başına iktidar hatta mümkün olan çok vekil sayısı ile iktidar olmak adına çalışmaları sürdürüyoruz.
Sizce bu çalışmalar yeterli mi?
Bu soruya şu şekilde cevap vermek isterim. Parti içine girdikten sonra gördüm ki, aslında hazırlıklar Cumhurbaşkanlığı seçiminden hemen sonra başlamış. Hazırlık derken seçim hazırlığından bahsetmiyorum. Seçim sonrası kurulacak Hükümetin hangi alanda nasıl bir yol haritası izleneceğinin çalışması yapılmış. Az önce vizyon dediğim de bu. Yani iktidar olunca bocalama ve zaman kaybı olmayacak. İnsanlarımızın hayatına direk dokunacak hamleler arka arkaya gelecek.
Vizyona önem veriyorsunuz. Peki sizi en çok etkileyen kısmı neresidir dersem cevabınız ne olur?
Baştan aşağıya tamamı. Ama siz ille de birini seç derseniz . “Yolsuzlukla mücadele, şeffaf ve hesap verebilirlik” , “Nüfusunu bilen planlayan ülke” başlıklarını öne çıkarabilirim.
Başlangıç noktası ne olmalı?
Sayın Genel Başkanın her fırsatta ifade ettiği gibi nüfus sayımı çok önemlidir. Nüfusunu bilmeyen bir ülke geleceğe yönelik doğru planlama yapamaz. Bunun için de veri gerekli. Sağlıktan eğitime, güvenlikten ekonomiye, tarımdan turizme hamle yapabilmek için bu verileri saptamalı ülkenin röntgenini çekmeliyiz. Aksi halde bugünkü gibi el yordamı hareketlerle akşamdan sabaha kararlarla ülkeyi düzlüğe çıkarmak mümkün değildir.
Sizin kişisel olarak en çok önem verdiğiniz konu hangisi olacak?
Tabii ki partinin ortaya koyduğu her konu önemli ve değerlidir. Ama madem sordunuz yanıt vereyim. Yapanın yanına kalmayacak. Ne dün, ne bu gün, ne de yarın.





