Suyun yönetimi konusunda fikir ayrılığına düşen Türkiye ve KKTC, tartışmaları restleşme noktasına kadar taşıdı. Konuyu yakından takip eden gazeteci Raif Doğru, Türkiye’nin suyun yönetimi için önerdiği projenin KKTC tarafında kabul görmemesi üzerine Anamur’daki su vanasının kapandığını, ayrıca Türkiye’den Kıbrıslı Türklere yatırımlar için verilen desteğin de kesildiğini belirtti.
BİR HAFTADIR KIBRIS’A SU VERİLMİYOR
Kıbrıs’ta yayınlanan Kathimerini gazetesinin Türkiye’deki kaynaklardan edindiği bilgiler de, Doğru’nun değinmiş olduğu iki önemli noktayı teyit etti. Gazetenin edindiği bilgilere göre, Anamur’daki vanalarda teknik bir sorun yaşanıyor. Bu sorun nedeniyle Kuzey Kıbrıs’a su akışı bir haftadır kesintiye uğramış durumda.
Ayrıca, Kuzey Kıbrıs’taki barajın kapaklarının açılmasıyla şu anda barajın suyu denize akıyor.
TÜRKİYE SUYU ÖZEL ŞİRKETİN YÖNETMESİNDEN YANA
Krizin başlangıç noktası Türkiye’den Kıbrıs’a taşınan suyun yönetimi meselesi. Türkiye bu suyun özel bir şirket tarafından yönetilmesini talep ediyor. Kıbrıs Türk tarafıysa bu öneriye karşı çıkıyor. Kıbrıslı Türk siyasetçilere ve belediyelere göre, Kıbrıslı Türkler Türkiye’den gelen suyu kendi kuracakları konsorsiyumla yönetme kabiliyetine sahip. Kıbrıslı Türkler, suyun yönetiminin özel bir şirkete verilmesi durumunda belediyelerin önemli bir gelir kaynağından yoksun kalacağına işaret ediyorlar.
KUZEY KIBRIS’TA KURAKLIK TEHLİKESİ
Gazeteci Doğru’nun görüşlerine başvurduğu Geçitköy Muhtarı Bayram Avcı, barajda kapakların açıldığını ve burada birikmiş suyun denize aktığını ifade ederek, “Bir insan boyu yüksekliğindeki suyun denize boşaltıldığını üzülerek izliyoruz” dedi.
Doğru’ya göre, beklenen yağışların görülmemesi nedeniyle ciddi bir kuraklık tehlikesinin yaşandığı Kuzey Kıbrıs’ta Anamur suyunun tek umut olarak görülmekte.
Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasındaki su krizi Anamur’daki vanaların kapatılmasıyla sınırlı kalmadı. Bu kriz nedeniyle Türkiye adanın kuzeyinde yatırım bütçeleri için öngörülen mali kaynakları serbest bırakmadı. Bu yüzden bakanlıkların yanı sıra belediyelerin birçok projesi parasızlık yüzünden askıya alındı.
ADANIN İKİ YANINDA İSTİŞARELER SÜRÜYOR
Türkiye ile Kıbrıslı Türkler arasındaki su krizi adanın her iki kesiminde de yakından takip ediliyor.
Su meselesi ve kriziyle ilgili olarak Rum tarafı özel bir izleme ekibi kurdu. Ekip bakanlardan ve deneyimli teknokratlardan oluşuyor. Kıbrıs Rum tarafı ayrıca su krizinin Kıbrıs müzakerelerine etkisini de değerlendiriyor.
Diğer yandan su kriziyle ilgili olarak adanın kuzeyinde toplantılar gerçekleştiriliyor. Kuzey Kıbrıs’taki koalisyon hükümetinin iki ortağı, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin ve Ulusal Birlik Partisi’nin liderleri ve yetkilileri konuyu masaya yatırmış durumda.
Sputnik - Nikolaos Stelya
• Ahmet Benli Türkiye’den gelen suyun yönetiminde BESKİ'nin olacağına işaret etti ve “BESKİ'siz yönetim olmaz, bu mümkün değil” dedi.
• Su konusunda Türkiye ile yaşanan gergilikle ilgili de yorum yapan Benli, konunun olgunlaşma sürecinde olduğuna dikkati çekti. Benli tartışma ver gerginliğin sanılanın aksine “Ben sana para vermem” şeklinde olmadığını belirtti.
• BESKİ’nin 26 belediyenin belediye meclislerinde onaylanmış ülke nüfusunun % 93.7'sinden onay almış bir proje olduğuna vurgu yaptı.
YENİDÜZEN'de yayınlanan makelede Benli tartışma ver gerginliğin sanılanın aksine “Ben sana para vermem” şeklinde olmadığını belirtti.
Belediyeler Birliği Başkanı-Gönyeli Belediye Başkanı Ahmet Benli Türkiye’den gelen suyun yönetiminde BESKİ'nin olacağına işaret etti ve “BESKİ'siz yönetim olmaz, bu mümkün değil” dedi.
Benli, bir grup gazeteci ile bir araya gelerek su konusu ve Gönyeli ile ilgili görüş alışverişinde bulundu.
Su konusunda Türkiye ile yaşanan gergilikle ilgili de yorum yapan Benli, konunun olgunlaşma sürecinde olduğuna dikkati çekti. Benli tartışma ver gerginliğin sanılanın aksine “Ben sana para vermem” şeklinde olmadığını belirtti.
Su yönetimi konusunda BESKİ'nin ayrı tutulmasının mümkün olmadığına dikkati çeken Benli, BESKİ’nin 26 belediyenin belediye meclislerinde onaylanmış ülke nüfusunun % 93.7'sinden onay almış bir proje olduğuna vurgu yaptı. Böylesi bir geniş konsensüsle onay alan BESKİ'ye bağlı belediyelerin hali hazırda su ile ilgili tesislerin mülk sahibi olduğunu kaydeden Benli BESKİ'nin artık bir realite olduğunu sözlerine ekledi.
Ahmet Benli, Belediyeler Değişiklik Yasa Tasarısı ile ilgili devlet katkı payının artırıldığına vurgu yararak “Kırsal kesim için 0.25 çok az gibi görülebilir ama bölüşen insan sayısı az olduğu için büyük şehirlerde 0.5’in karşılığının iki katından fazla alır kişi başına. Bundan böyle belediyeler sosyal sigorta primlerinin, ihtiyat sandığı primlerinin ödeyecek mali duruma geldi. Buna ek olarak ve vergi borçlarının güncellerini de ödeyebilecekler.
Bundan böyle ‘yaram yok da ödeyemem’ diyemeyecek hiç kimse. Eğer ödemeler gecikirse, yani sosyal yatırımlar yapılmazsa ilgili bakanlık Maliye Bakanlığı’na yazı yazacak kaynağından kesmesi için. Bundan sonra hiçbir belediye çalışanın yatırımlarını yatırmadım diyemez. Bu net” diye konuştu.
Ahmet Benli, yeni yasa ile belediyelerin yatırımlarla ilgili borçlarının daha fazla büyümeyeceğini anlatarak, “Birikmiş borçları vardır yerel yönetimlerimizi. Sosyal yatırım borçları bundan sonra birikmeyecek” dedi.