Fıkra.
Mecliste bir milletvekili kürsüye çıkmış ve
-Bu meclisin yarısı eşektir deyip kürsüden inmiş.
Meclis bu konuşma üzerine savaş alanına dönmüş. Tüm meclis milletvekilinin özür dilemesini istemiş.
Milletvekili kürsüye gelmiş ve
-özür dilerim bu meclisin yarısı eşek değildir demiş.
Secim ülkemize hayırlı olsun.
Saygı ve sevgi çerçevesi dışına taşmasın.
(Hüseyin Cumaoğlu)
İki umutlandırıcı gelişme oldu aslında…
Pile’de liderler yan yana geldi, bir sofrada buluştu, iki toplumlu “barış festivali”nde birlikte gülümsedi.
Uzun zamandır isminde “barış” geçen bir “ortaklık” olmuyordu pek…
Hasret giderdik.
Ne güzel görüntülerdi; eller birleşti, ortak ezgiler ve figürler anımsandı, adımlar atıldı.
Pile’de görüntüler umut verici olsa da…
Yine de “gizli” bir gerilim vardı.
Nikos Hristodulidis’in şu sözlerinde olduğu gibi: “Sürecin önünü açabilecek ve olumlu bir sonuç almamızı sağlayabilecek olan kesinlikle siyasi iradedir. Her şey buna bağlıdır.”
Kendince bir “avantaj” geçirmiş eline…
Bunu her fırsatta kullanıyor.
O da şu…
Türkiye’nin tavrı!
Çünkü Türkiye, Kıbrıslı Türklerin çok açık, bariz ve net seçim tercihine rağmen Birleşmiş Milletler zemini dışında, “ayrılıkçı” bir politika izliyor.
Kaçtıkça peşinize düşüyor bu “federal çözüm” söylemi.
Boşu boşuna nefes tüketiliyor…
Üstelik bu durum, Nikos Hristodulidis’in “niyetsizliğine” de kalkan oluyor ya…
Öfkem buna…
(Cenk Mutluyakalı)
Yasalara uymayan uygulamalar yapan,ceza yasasına göre hapislik suçlar işleyen, çocuklarına veya kendilerine , yasaları delerek , hak yiyerek imkanlar yaratan insanları yönetici yaparsanız , o kurumdan hayır beklemeyeceksiniz . Diken üstünde oturdukları için saldıracak yer ararlar ve kişisel yararlarını düşünmenin önüne de geçemezler. Bir de herkese yasa hatırlatması yapmıyorlar mı?
Bunları yapmayan , adaletiyle yöneten ve huzuru heryere bulaştıran iyi yöneticilere selam olsun . Ah ağlayacak halimize gülüyoruz artık .
(Orkide Şan)




