DP Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, yeni Girne Hastanesi Projesi'nde Girne Amerikan Üniversitesi’nin (GAÜ) katkısının görünmez bırakıldığını söyleyerek, GAÜ ile imzalanan protokolün görmezden gelinemeyeceğini kaydetti.

Ertuğruloğlu, Washington’da Kıbrıslı Türkler, sivil toplum temsilcileri ve öğrencilerle buluştu
Ertuğruloğlu, Washington’da Kıbrıslı Türkler, sivil toplum temsilcileri ve öğrencilerle buluştu
İçeriği Görüntüle

Serhat Akpınar yaptığı yazılı açıklamada, yeni Girne Hastanesi’nin hizmete açılacak olmasının memnuniyet verici olduğunu belirterek, hastanenin tamamlanması ve hizmete hazır hâle getirilmesi için emek veren herkese teşekkür etti; Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katkılarına dikkati çekti.

Akpınar, “Ancak bugün hastanenin açılışına ilişkin açıklamalarda, projenin başlangıcından bugüne uzanan gerçek sürecin ve GAÜ’nün katkısının görünmez bırakıldığını görüyoruz. Toplumsal hafızanın doğru bilgilendirilmesi ve imzalanan protokolün gereklerinin yerine getirilmesi için bu süreci bir kez daha kamuoyunun bilgisine sunma sorumluluğu duyuyorum.” dedi.

Proje sürecini anlatan Akpınar, GAÜ bünyesinde yapımına başlanan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin kamu hastanesi olarak hizmet vermesi için Sağlık Bakanlığı’na devredildiğini ve bunun Girne Hastanesi’nin bugün tamamlanıp hizmete hazırlanmasının tarihsel temelini oluşturduğunu belirtti.

“Çok emek verdik, çok çalıştık. Değer verdiğimiz bu sağlık yatırımının hükümetimizin ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle tamamlanarak halkımızın hizmetine sunulmasından büyük memnuniyet ve gurur duyuyoruz. Halkımıza hayırlı, uğurlu olsun.” diyen Akpınar, GAÜ ile yapılan anlaşmaya imza koyan dönemin Başbakanı Ersin Tatar’a, Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu’na ve Sağlık Bakanı Ali Pilli’ye teşekkür etti.

Hastanenin tamamlanmasında üniversite ve hükümet arasında imzalanan anlaşmanın anılmamasının eksik bir anlatı olduğunu kaydeden Akpınar, hastane halka hizmet verirken GAÜ’nün eğitim ve araştırma misyonunun da anlaşmada öngörüldüğü şekilde korunmasını istedi.