ZATEN BİLİYORDUK

Abone Ol

AB’nin “Kıbrıs Sorunu” politikasını yıllardan beri zaten biliyorduk… AB, KKTC’yi ayrı devlet olarak asla kabul etmeyecek. AB, Rum politikasını yıllardır büyük bir heyecanla destekliyor. Çünkü neymiş efendim; bölünmüş bir devlet AB üyeliğine yakışmazmış. KKTC Devleti ister tanınsın ister tanınmasın, bu devletin KALICI bir devlet olarak yaşamını sürdürmesi önemli. Tüm zorluklara rağmen. KKTC Devleti’nin kalıcılığından ödün verirseniz bu iş çorap söküğü gibi gider ve sonunda AB’nin ve Rumların istediği olur. Yani iki “toplumun” birleşerek Rum Kıbrıs Cumhuriyeti egemenliğine girmesi… Bu asla olmaz diyoruz, ama bunu söylerken devletin kalıcılığına ve yaşamını sürdürmesine devam etmeliyiz. Hem de dört elle sarılarak devam etmeliyiz. Varsın görüşmeler devam etsin. Varsın bazıları iki devletli federasyon çözümünden söz etsin. Geri adım atılmamalı. Yani KKTC Devleti’nin varlığı ve devamından asla ödün vermemeli. Yine bazıları haklı olarak, “Bu durumda çözüm hiçbir zaman gerçekleşmez.” demeleri gerçekleri değiştirmez.

İyi ki Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC Devleti’ne tam desteği devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin tam desteğiyle zor durumlardan kurtulmak mümkündür. KKTC Halkının AB’ye zerre kadar güveni yok… Tabii Rumlarla birleşelim ve biz de AB’ye girelim düşüncesine saplanıp kalanlar da var. Bazıları diyecek ki; “Çözüm olsun da ne isterse olsun. Federasyon olsun. AB’ye girelim. KKTC devleti zaten hiçbir zaman tanınmaz, bu düzensizlikten kurtulalım.” Olur tabii. “Varsın federasyon olsun, Rumlarla anlaşalım, KKTC’den vazgeçelim, Rumlarla birleşelim. O zaman biz de AB’ye girmiş oluruz. Bu keşmekeş düzenden kurtuluruz.” Olur tabii, “yalnız bunun adı Teslimiyettir.”