Yakın geçmişe dönüp bakacak olursak; Güney Kıbrıs’ta Rum askerlerinin, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ait olduğu yönünde attığı sloganlar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde büyük bir tepki yaratmıştır.
Rum ve Yunan yetkililerin son günlerdeki açıklamalarını “Hadsizlik” olarak niteleyen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Başbakanı Ünal Üstel, konu ile ilgili yapmış olduğu açıklamada “Kıbrıs’ta Türk Varlığı Ebedidir” dedi.
Başbakan Ünal Üstel’in “Anavatan Türkiye artık eski Türkiye değil. Herkes hesabını , kitabını buna göre yapsın” sözleri tarihseldir ve de bizler için de güçtür. Çünkü, anavatanımız sayesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de , eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Değildir. Rum Liderliği De Hesabını Buna Göre Yapmalıdır” dedi.
Yakın geçmişe dönüp bakacak olursak; 20 Aralık 1963’ü, 21 Aralık 1963’e bağlayan gecede; Kıbrıs Rum halkının, Kıbrıs Türk halkına karşı; Garanti Anlaşmaları çerçevesinde adada bulunan Yunan Alayı desteğinde başlayan Rum silahlı saldırılarının ve katliamlarının hedefi; Kıbrıs Türk halkını ada genelinde etkisiz hale getirerek, tarihin derinliklerinden gelen Megali-İdea hayalleri çerçevesinde Enosis’e giden yolu açmaktı, Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığını silmekti !..
Söz konusu 21 Aralık 1963 Kanlı Noel, Rum-Yunan silahlı saldırılarında 364 Kıbrıslı Türk ve de 174 Kıbrıslı Rum, hayatını kaybetmiştir.
Rum-Yunan ikilisinin konu edilen silahlı saldırılarının ardından BM desteğinde, 30.12.1963 tarihinde Yeşil Hat Antlaşması imzalanmıştır.,
1963-1974 yılları arasındaki çatışmalar, çeşitli aralıklarla 10 Ağustos 1964 tarihine kadar devam etse de; “Kanlı Noel” adıyla tasvir edilen ilk çatışmalar, 27 Aralık 1963 tarihinde imzalanan Ateş-Kes ve 30 Aralık 1963 tarihinde imzalanan ‘Yeşil Hat’ Anlaşması ile sonuçlandı!..
Geriye dönüp bakacak olursak, İsviçre’nin Zürih şehrinde; Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık arasında yapılan görüşmelerde hazırlanan anayasa ile 16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti, bağımsız bir devlet olarak ilan edildi. Bu anlaşmalara göre Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rum, Cumhurbaşkanı Yardımcısı da Türk olacaktı..
Bu gelişmelerin ardından Makarios III, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve de liderimiz Dr. Fazıl Küçük de Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmuştu. Ancak, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti, Rum-Yunan ikilisinin Megali İdea hedefleri nedeniyle uzun ömürlü olmayacak ve de Kıbrıs Türk halkına karşı 21 Aralık 1963 Kanlı Noel silahlı saldırıları ve katliamları ile yıkılacaktı..
Gerilere dönüp bakacak olursak ; her iki halkta da var olan milliyetçi elitler, nihai amaçları olan Enosis ve Taksim amaçlarına yönelik olarak mücadele için gizli olarak silahlı yapılanmaya devam edeceklerdi..
Nitekim, 1960 Kıbrıs Cumhuriyetini Enosis’e giden yolda bir basamak olarak gören Cumhurbaşkanı Makarios, Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluşunun 2. Yıl dönümünde, 15 Ağustos 1962 tarihinde Kykko Manastırında yapmış olduğu konuşmasında “Rum Kıbrıslılar, EOKA’cılar tarafından başlatılmış bulunan İstiklal Mücadelesi devam etmeli, onlar başlattıkları işi tamamlamalıdırlar” sözleriyle Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluşunu Enosis’i gerçekleştirmek için bir aşama olarak gördüğünü ortaya koyacaktı.
Enosis’e giden yolda 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasını engel olarak gören ve değişiklik yapılmasını hedefleyen Makarios, 22-26 Kasım 1962 tarihleri arasında Ankara’ya yapmış olduğu ziyaretten eli boş dönecekti.
30 Kasım 1963 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios; ayrı Türk Belediyelerinin kurulmasını devlet görevlerine Kıbrıs Türklerinin %30 oranında alınması Türk halkına hakların sınırlandırılması yönünde isteklerini içeren 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının 13 maddesinin değiştirilmesine ve Cumhurbaşkanı Yardımcısının ‘Veto’ hakkını kaldıran tekliflerini Kıbrıs Türk tarafına ve Garantör Devletlere sunmuştur..
..Bu önerilerin Kıbrıs Türk halkı tarafından kabulü asla ve asla mümkün değildi. Çünkü, bu önerilerin kabulü, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Federal karakterini ortadan kaldıracak ve de Kıbrıs Türk halkını ‘azınlık’ bir konuma getirirken Enosis’e giden yolu açmak isteyecekti.
Kıbrıs Türk halkını ‘azınlık’ statüsüne düşüren bu teklif anavatanımız Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı tarafından reddedilmiştir. Böylece 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios, Kıbrıs’ta 3 yıldan beri var olan uzlaşma ortamının bozulmasına neden olacak tekliflerinin anavatanımız Türkiye ve Kıbrıs Türk halkının reddetmiştir.
Bu gelişmelerin hemen ardından, Türk halkının Girit misali yok edilmesini öngören Akritas Planı, Makarios tarafından uygulamaya konulur ve de Enosis’e giden yolun açılması için Kıbrıs Türk halkı da devlet organlarından dışlanırken 21 Aralık 1963 Kanlı Noel silahlı saldırıları ile de Kıbrıs Türk halkı etkisiz hale getirilmek isteniyordu.. DEVAM EDECEK..