TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI’NIN FAALİYETLERİ DEVAM EDİYOR

Abone Ol

Türk Devletleri Teşkilatı son faaliyetlerini Kazakistan’da gerçekleştirdi. Yine güçlü mesajlar verilerek, Türk Devletleri’nin güçlü birlik ve beraberlik gerçeği vurgulandı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bu toplantıya katılması ve güçlü mesajlar vermesi, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı çok mutlu etmiş olması ve KKTC gerçeğine dair mesajlar vermesi çok önemlidir. Bakınız Erdoğan’ın bu konuda yapmış olduğu açıklamalara.

“Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin teşkilat faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın zirveye Katılımının da kendileri için ayrıca önemi vardır.”

Tufan Erhürman’ın Türk Devletleri Teşkilatı Başkanları Konseyi Gayri resmi zirvesi’nde şöyle bir konuşma yapmıştı:

“Türkiye ile birlikte çözüm arayışımız devam ediyor.”

Tufan Erhürman’ın sözünü ettiği “Türkiye ile birlikte çözüm arayışımız”a bence Erhürman-Hristodulidis görüşmesi de dahildir. Esasında Erhürman’ın gönlünde yatan Kıbrıs’ta federal çözüm formülüdür. Lakin gerek Erdoğan’ın, gerekse Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın vurguladıkları “federasyon defteri kapanmış” açıklamaları, artık Erhürman’ın Ankara siyasetinden kopamayacağı gerçeğini ortaya koyuyor.

Tufan Erhürman’la Hristofidis görüşmelerine ilişkin geçmişte yapmış olduğum yorumlar sonucunda şunu gördüm:

Rum toplumu lideri Hristodulidis’la yapılan görüşmeler hiçbir sonuç vermeyecek. Çünkü Hristodulidis bir taraftan Erhürman’la görüşürken, bildiği yolda yürümeye devam ediyor. Hristodulidis’in çözüme yönelik hiçbir ışık yakmıyor. Liderlerinden almış olduğu feyzle olaya at gözlüğü ile bakmaya devam ediyor.

Bu bağlamda Tufan Erhürman Türk Devletleri zirvesine katılması ve KKTC’ye uygulanan izolasyonlara temas etmesi çok iyi oldu.

Bence Tufan Erhürman’ı farklı bir tutum izleyerek bir taraftan Hristodulidis’la görüşmesi, diğer taraftan TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın izlediği yolu izlemesi bazı düşünceleri de beraber getirdi. Bu meyanda Tufan’ın seçimi ile ortaya koyduğu politika bir yerde Erdoğan’ı rahatsız etmiş olmalı ki, Türk Devletleri zirvesine Tufan’ın katılıp katılmayacağı endişleri mevcuttu. Şimdi durum netleşti. Tufan bu zirveye katıldı ve gerekli mesajları verdi. Yani bu zirve toplantısına katılmakla Türkiye’yi zor durumdan kurtardı.

Gerçek bu değil mi? Tufan’ın zirveye katılımından ötürü Erdoğan’ın memnuniyetini dile getirmesi de onu gösteriyor.

Bu bir eleştiri değildir. Tamı tamına her şeyin rayına oturması ve nasıl hareket edileceğinin de göstergesidir. Yani Erhürman, Türkiye’nin izlediği siyasi tutuma onay verirken, bütün dünyanın Kıbrıs politikamızda gösterdiği samimiyeti de görmüş oldu.

Esasında Tufan Erhürman akıllıca bir tutum izliyor. Ama bu yetmez. Yarın öyle bir noktaya gelecek ve iki devletli çözüme de onay vermek durumda olacak. Çünkü Kıbrıs sorununun çözümü ya KKTC gerçeğinde çözülecek, ya da iki devletli çözüm formülünde.

Geçen gün Hristodulidis açıklamıştı.

“Kesinlikle iki devletli çözüme onay vermeyiz” demişti.

Bakalım göreceğiz, kim haklı çıkacak.

Türkiye bugün tüm devletleri arasında en saygın yerini alan bir devlettir. Siyasi gelişmeler onu gösteriyor. Barışçı tutumu, iyi komşuluk ilişkileri, uluslararası hukuku, müşterek paylaşımı ve mutlu bir yapıyı hedefliyor. Teknolojik gelişmeleri, savunma konusundaki açılım ve güçlü adımları da Türkiye’yi dünyanın gözünde büyütüyor.

Merhum Dr. Küçük’ün en büyük hedefi “birlik ve beraberlik”ti. Şimdi Türkiye ile Kıbrıs bütünleşmesi, birlik ve beraberliğine olan önemi de teşkil ediyor.

Tufan Erhürman’ın akan suya kulak vermesi, hem Türkiye açısından, hem de KKTC acısından çok önemlidir ve bu da bizi mutlu etmektedir. Bırakın Hristodulidis istediği kadar atıp tutsun. Biz, bildiğimiz yolda ilerlemeye devam edeceğiz. Çünkü bir asra yakın mücadelemiz bizi yeni arayışlara yöneltiyor.