Sapla samanı karıştırma yarışında silah!

Abone Ol

Ülkemizde zaman zaman kökeni dış kaynaklı olan silahlarla, genellikle mafyatik sebepler başta olmak üzere, yine ülkemiz dışından gelen şahıslar tarafından çeşitli sebeplerle silahlı suçlar işlenmektedir.

Artık buna alıştık, çünkü bizim memleket resmen yol geçen hanına döndü… Yeryüzünde gelenleri sadece turist vizesiyle kapıdan içeri bu kadar kolayca alan bir başka memleket daha olduğunu sanmam, kesinlikle sanmam.

Adamlar elini kolunu sallaya sallaya geliyor, daha 24 saat dolmadan ciddi bir suça karışıyor ve mahkeme bunları duruma göre, işledikleri suça göre aylarca, yıllarca değişen oranlarda hapse atıyor, devlet de bunlara adam başı ayda en az üçbin dolar da bakım masrafı yaparak, besliyor…

Ülkede dışarıdan ithal gelen çok büyük bir suç ve güvenlik sorunu var, hem ülkenin ve toplumun huzuru bozuluyor, hem de durduk yerde devletin sırtına dehşetli bir ekonomik yük biniyor.

Başta bizim işgüzar, ikiyüzlü muhalefet ve iktidar partileri içindeki “çıkarcı muhalefet” bu soruna gıkını bile çıkarmıyor, hiçbir eleştiri getirmiyor, polisin on seneyi aşkın bir süredir beklediği, organize suçla etkin mücadele için gerekli teknik takip yasalarını, ki bu yasalar biz hariç, dünyanın bütün devletlerinde var, bir türlü Meclis’ten geçirmiyorlar, ama iş popülizme geldiğinde tut tutabilirsen, gevezelikte ellerine su dök dökebilirsen…

Amma ve lakin, şu örneğe bir bakın;

Gönyeli’de husumetli iki şahıs arasındaki tartışmanın büyümesi üzerine biri ruhsatlı tabancasıyla diğer şahsın ayaklarına 7 el ateş etmiş, bu atışların 3ü adamın ayaklarına isabet etmiş, ağır yaralamış, yaralanan hastanelik olmuş, yaralayan da polis tarafından tutuklanmış.

Bu olay üstüne, pusuda bahane bekleyen muhalif medyadaki işgüzarlar çetesi, ki bunların büyük çoğunluğu muhafeletin zihniyetindedir ve sırf laf olsun torba dolsun, iktidara laf söylensin niyetine her türlü gevezeliği yaparlar, haklı ya da haksız anında kımayeti kopardılar, anında UBP-DP-YDP hükümetini tabanca dağıtmakla, insanları suça teşvik etmekle, bireysel silahlanmanın önünü açmakla, suç olaylarını kolaylaştırmakla suçlamaya başladılar…

Fırsat bu fırsat ya, kendini alemin akıllısı, gerisini de alemin ahmağı sanan sivri zekalılara bol kepçeden gevezelik fırsatı bedava!!!

Bu memlekette elli binden fazla avcı ve av tüfeği var, memleketteki hemen hemen bütün ana ve tali yollardaki trafik tabelaları, meskun mahallerdekiler de dahil, sorumsuz, vicdansız avcı müsveddeleri tarafından vurulmuş, delik deşik edilmiş… Av tüfekleriyle defalarca cinayet işlenmiş, kasti hasar yapılmış, gelişigüzel ateş açılmış, kaçak av yapılmış, ve daha neler neler… Siz bir kez bile bizim işgüzar, ikiyüzlü muhalefetin veya ikiyüzlü siyasilerin ve sosyal medyadaki ayak takımının av tüfekleriyle suç işleniyor diye avın veya av tüfeği sahiplenilmesinin yasaklanmasını talep ettiğini duydunuz mu?... Ben şahsen duymadım, duyamazsınız da, çünkü av tüfeğiyle bu memlekette sayısız suç işleyenlerin de bazı “faydaları” var, av ruhsatı için, tüfek almak için ödedikleri vergiler var…Ve, her şeyden öteye, oy potansiyelleri var…Cebinden para alıyorsam, bana oy veriyorsan, yediğin her halta göz yumarım zihniyeti derler buna!

Bu memlekette yasalar gereği 18 yaşını doldurmuş bir genç adamı askere alıp, eline en tehlikelisinden bir silah veriyorsunuz, silah kullanma konusunda eğitiyorsunuz, ve eğer gerekirse, o silahı hem kendisini hem de vatanı, milleti korumak için kullanmasını bekliyorsunuz… Ama bu adam askerden çıktıktan sonra av tüfeği alabilmek için en az iki yıl beklemek zorunda, çünkü av tüfeğini 22 yaşında alabiliyor… Avcı olmak için de dandik, tamamen göstermelik bir sınavdan geçiriliyor, sonra adama avcı olabilirsin, eline silah alıp, av yapabilirsin deniyor… Askere gitmediyse bile, yasa gereği, 22 yaşından sonra, eğer ateşli silahlar yasasına aykırı veya yüz kızartıcı sayılan suçlardan birini işlemediyse, her isteyen bir veya birkaç tane av tüfeği sahibi olabiliyor… Üstelik de hiçbir teorik ve pratik silah bilgisi ve silah kullanma eğitiminden filan geçmeden… Av tüfeği, yakın mesafede en ölümcül silahlardan biridir, 15-20 metre mesafelerde bir insanın veya bir canlının av tüfeğiyle vurulması demek, nerdeyse kesin ölüm demektir, vurduğu canlıyı tabanca mermisinden bin beter eder… Aslında her tür ateşli silah öldürme kapasitesine sahiptir, hatta çok güçlü havalı tüfekler bile öldürme kapasitesine sahiptir… Buna rağmen, siz bizim işgüzar, ikiyüzlü muhalefetin bu konuda tek bir laf ettiğini, akıl-mantık yolunda tek bir çözüm önerisi getirdiğini duydunuz mu?

Atıcılık hobisiyle profesyonel olarak uğraşan biri olarak iddiayla söylüyorum, silah konusunda bütün dünyada geçerli kurallar vardır, herkes kendi kuralını koymaktadır, ama ana şartlar bellidir… Belli bir yaşa geleceksin, ciddi bir suça karışmış olmayacaksın, en azından asgari düzeyde teorik ve pratik bir silah eğitiminden geçeceksin, sonra, eğer kapasiten silah kullanmaya yeterli görülürse, ancak o zaman silah sahibi olabilirsin, silah sahibi olmana izin verilir… Bu silahın tabanca, av tüfeği, hava tüfeği, veya diğer tür yivli-ateşli silahlardan birinin olup olmadığı hiç fark etmez, silah silahtır, ve eğer bir insana herhangi bir türden bir silahı edinme ve kullanma hakkı veriliyorsa, o insana her türlü silah edinme hakkı da verilebilir demektir.

Silah ille de öldürme amacı ile edinilir diye bir kaide yoktur… Bizim toplumdaki çoğu insan silahı kendini korumak amacıyla edinmiyor, ya av ya da atıcılık hobisi ile uğraşmak, veya her iki amaçla ediniyor…

Birisi ruhsatlı tabancasıyla kavga ettiği bir başkasını vurmuş diye, hadi hop bütün tabanca ruhsatlarını iptal edelim, tabanca vermeyelim, tabanca vermek suça teşvikdir diye bir talebiniz varsa, o zaman trafik suçlarına karışanların da karışmayanların da ehliyetlerini iptal edelim, nasılsa bir tonluk bir arabanın çarpması bir tabancadan çıkan mermiden çok daha ölümcüldür… Bugüne kadar herhangi bir trafik suçuna karışmamış olanların da ehliyetlerini iptal edelim, altlarından arabalarını alalım, çünkü bu andan sonra arabalarıyla ölümcül bir trafik suçuna karışmayacaklarının garantisi yoktur… Buna, tabanca izinleri iptal edilsin diyen zeka özürlülerin tümü de dahildir…

Ülkede her yıl sayısız trafik kazası oluyor ve trafik bir katliama dönüşüyor, sayısız insan yaralanıyor, ölüyor, daha doğrusu katlediliyor, yüzlerce milyarlık hasar meydana geliyor, trafik tam bir ölüm tuzağına dönüşmüş durumda… Yollar değil araba sürebilecek yetiye ve akıla sahip, iki kere ikinin kaç ettiğini bile söyleyemeyecek kadar cahil, Azrail’e uşaklık yapmakta birbirleriyle yarışan tiplerle dolmuş durumda… Ama bizim ikiyüzlü muhalefet ve iktidara sövmek için fırsat arayan sosyal medya avaracılarının bir teki bile çıkıp da “ehliyet verme kuralları ve eğitimleri geliştirilsin, çünkü uyduruk bu ehliyet verme düzeni sonucu en geri zekalı insan müsveddesinin bile eline ehliyet veriliyor, yola çıkıp insanları katlediyorlar, bu yüzden ehliyetlerine el konulsun, bir daha da verilmesin, yurt dışından gelenler trafiğe çıkmadan önce burada sıkı bir trafik eğitiminden geçsin” filan dediğini duydunuz mu?... Demezler, diyemezler, çünkü işin ucunda vergi adı altında aldıkları tonla para ve potansiyel oy var…. Sürdürülemez, her türlü insan katleden bir sistemsizliği eleştirmezler, çünkü hasbel kader iktidara gelirlerse, ceplerini bu çürük ve ölümcül sistemden dolduracaklar, devletin kasa açıklarını işte bu sistemden kapatacaklar, ve keza, işte karşımızda böylesine ikiyüzlü bir muhalefet ve sosyal medyadaki yarım akıllı destekçileri var ve münferit bir olayı sırf kendi popülist zihniyetleri uğruna kullanıyorlar…

Sorumsuz, kıt beyinli bir sürücünün elindeki bir araba bir ateşli silahtan çok daha fazla ölümcüldür ve bizimki gibi kıt beyinlilerle dolu bir trafik düzeninde her an her yerde öldürülme tehlikeniz kesin olarak vardır… O zaman, bizim silah, daha doğrusu tabanca düşmanı işgüzarların mantığına göre, hadi bütün arabaları ve sürücüleri de trafikten men edelim, nasılsa, kıt beyinli şöförler değil ama, onların kullandıkları arabaların hepsi de potansiyel ölüm makinesidir…

Yerden alınıp elle hızla atılan yüz gramlık bir taş, insanın başına çarpması durumunda sadece yaralanmaya sebep olmaz, vurduğu yere göre ölümcül de olabilir… Hadi, o zaman yerlerdeki bütün taşları toplayıp yok edelim, nasılsa o taşı bile bile, kasten zarar vermek amacıyla kullanacak kıt beyinli değil ama, ölümcül olan yerdeki taştır…

Evlerdeki çatal, bıçak gibi delici, kesici aletlerin kullanımını ve edinimini de yasaklayalım, nasılsa o aleti kötü amaçlı kullanan değil ama, çatal bıçağın kendisi ölümcüldür…

Hatta, okullarda kalem kullanımını da yasaklayalım, çocuklar birbirlerini delik deşik edebilirler, birbirlerinin gözüne kalem filan sokarak kör edebilirler…

Suç aleti olarak kullanılabilecek, insana zarar verebilecek tüm cihazları, aletleri ortadan kaldırın, aksi takdirde günün birinde o aletler kullanılarak suç işlenebilir, insan insana zarar verebilir…

Var mı böyle bir dünya ve mantık?

Var işte, bizim anormalliklerin tavan yaptığı bir memlekette ve toplumda var!...

Daha doğrusu, bizimki gibi toplumdaki sapla samanı karıştırma işgüzarlığında şampiyonluğu kimselere kaptırmamak için gevezelik yarışına girenlerin olduğu bir toplumda var!!!

Neticeye gelelim, sorun olan silah, çatal, bıçak, kalem veya araba değildir, sorun olan bunları bilinçsizce, akılsızca, art niyetle, kötü niyetle kullanandır…

Ama esas sorun, ve hatta memleketin en büyük sorunu, bilinçsizce, sırf laf olsun torba dolsun, sırf iktidara muhalefet olsun diye gevezelik yapan siyasiler ve sosyal medyadaki kalemşörleridir…

Sen sorunun temeline inmeyeceksin, esas sorunu görmeyeceksin, ama işine geldiği gibi, aklına estiği gibi, bütün suçu kullanılan alete, edevata yükleyeceksin…

Yazıyı sonlandırmadan önce, bir ayrıntıya dikkat çekeyim; Mevcut iktidarın verdiği tabanca edinme ve taşıma ruhsatlarının sahiplerinin büyük bölümü güvenlik güçleridir, diğerlerinin büyük bölümü de atıcılık sporuyla uğraşanlardır… Az bir miktardakiler de iş sahipleridir…

Bunun da adı bireysel silahlanma değildir, sadece tabanca sahibi olmakla şahıslar bireysel olarak silahlanmış olmaz… Olay bu kadar basite indirgenemez… Elinin altında yasal olarak herhangi bir tür silah bulunduran biri zaten bireysel olarak silahlanmış demektir… Kaldı ki, silahlanma amacı taşıyan biri cebine yasaların el verdiği boyutta ufak bir çakı atmış olsa bile, bireysel olarak silahlanmış sayılır…

Eğer biri suç maksatlı olarak bir silah kullanmak isterse de kimse tarafından kolay kolay durdurulamaz… Yapacak olan fırsatını bulur, yapacağını yapar, suçta kullanacağı ateşli ya da ateşsiz bir aleti de bulmak istedikten sonra bulur, onu suç aletine dönüştürür, yapacağını yine yapar…

Toplumda yaşanan suçların sebebi kullanılan aletler, edevatlar, cihazlar değildir… Esas sorun, toplumun artık toplum olmaktan çıkmış olmasıdır, toplumsal huzurun ve barışın ortadan kalkmış olmasıdır, ve bu duruma gelinmesinin en büyük sebebi de yıllar yılıdır lafazanlığı, işgüzarlığı icraat veya muhalefet sanan siyasilerdir, ve keza, onları iki paralık şahsi çıkar uğruna inatla seçmeye devam edenlerin zihniyetidir…

Hangi silah çürük, beceriksiz, art niyetli bir zihniyet kadar tehlikeli olabilir ki?