RUM - YUNAN İKİLİSİ DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE ENOSİS HAYALİ İLE YAŞARKEN

Abone Ol

Dün olduğu gibi bugün de Rum-Yunan ikilisi Kıbrıs’ta olası bir siyasi çözümle birlikte ısrarla Enosis’e giden yolu açmayı hedefliyorlar!.. Nitekim, yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre EOKA tedhiş örgütünün faaliyete geçmesinin yıl dönümünde Lefkoşa’da yapılan gösterilerde Yiğitler Burcu’ndaki vatandaşlarımıza taş ve patlayıcı maddeler attılar.

Konu ile ilgili yapmış olduğu açıklamada KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman; BM Barış Gücü ve Rum liderliğinden gerekli girişimleri yapmalarını beklediğini dile getirdi. Ne yazık ki; GKRY lideri Nikos Hristodulidis konu ile ilgili olarak kılını bile kıpırdatmadı!.. Dahası şı gerçek ki, her vesile ile Hristodulidis, EOKA’nın anısının hafızalarda kalması gerektiğini; EOKA’nın gerçekleştirdiği eylemlerin ve o dönemde gerçekleşen fedakarlıkların yeni nesillere aktarılmasının bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.

Bu düşünce içinde olan GKRY lideri Hristodulidis’ten taş ve patlayıcı madde atan Rum gençlerini çağırması ve de ikaz etmesini beklemek söz konusu bile olamaz. Gerçek şu ki ELAM’ın desteği ile GKRY başkanlığına oturan Hristodulidis’in konu edilen gençlere dokunması bir hayal bile olamaz. Dahası Hristodulidis konu gençlerin arkalarını kapalı kapılar ardından sıvazlar ve de “İyi Yaptınız. Size Bravo Gençler” der.

Konu ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar “EOKA’nın Kıbrıs Türk Halkı İçin Acı, Gözyaşı ve Zulmün olduğuna vurgu yaptı.

03 Nisan 2026 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre; Lefkoşa’daki Yiğitler Burcu’nda, EOKA terör örgütü yanlısı bir grubun Kıbrıs Türklerine taş ve patlayıcı madde atması, Türkiye’den sert şekilde kınandı. Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Genel Başkanı Burhanettin Duran, yaptıkları açıklamada saldırıları lanetleyerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olduklarını vurguladı..

..Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Tedhiş örgütü EOKA’nın kuruluş yıldönümü etkinlikleri sırasında Yiğitler Burcu’nda Kıbrıslı Türklere taş ve patlayıcı madde atılmasını sert şekilde kınadı. Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üye Devletleri , Hükümet Başkanları ve Cumhurbaşkanı Yardımcıları toplantısında yaptığı konuşmada “Stratejik bir konuma sahip bulunan Kıbrıs adası, bölgedeki son gelişmeler ışığında bugün hala daha önemli hale gelmiştir” dedi..

..Yılmaz, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni söz konusu coğrafyada Türk Dünyası’nın ortak varlığı ve müşterek çıkarlarını temsil eden bir unsur olarak değerlendirmeliyiz” ifadelerini kullanarak, TDT üyelerini KKTC’ ile siyasi , ekonomik ve kültürel ilişkilerini kuvvetlendirmeye , temaslarını artırmaya ve uluslararası toplumdaki haklı davalarını desteklemeye çağırdı..

..Bakü’de Türk Devletleri Teşkilatı (TDT)’ye Üye Devletleri Hükümet Başkanları ve Cumhurbaşkanı Yardımcıları toplantısına katılan Yılmaz; yapmış olduğu konuşmada küresel sistemdeki tıkanıklık ve acziyet krizlerin çözümsüz kaldığını belirterek; İran, Israil ve ABD arasındaki çatışmanın , TDT coğrafyası da dahil geniş bir bölgenin barış ve istikrarını tehdit ettiğini söyledi. Önce Gazze’yi , ardından Yemen ve Lübnan’ı , son olarak da İran’ı hedef alan İsrail silahlı saldırılarının amacının bölgeyi adım, adım istikrarsızlaştırmak olduğuna işaret eden Yılmaz, devam eden savaşın Hürmüz Boğazı başta olmak üzere enerji hatları ve küresel ekonomik istikrar için de hayati riskler oluşturduğunu, savaşın etkilerinin tüm dünyada hissedildiğini kaydetti..

..Kritik altyapının ve enerji tesislerinin hedef alınmasının bölgeyi ve küresel ekonomiyi geri döndürülemez bir felakete sürükleyeceğine dikkat çeken Yılmaz şu ifadeleri dile getirdi: Her ne sebeple olursa olsun bölge ülkelerinin İran tarafından hedef alınmasını da kabul edilemez buluyoruz. Bu nedenle itidal çağrımızı yineliyoruz. Türkiye olarak krizin başlangıcından bu yana diyalog için zemin oluşturmaya çalışmakta ve yoğun diplomasi trafiği yürütmekteyiz. Beklentimiz bir an evvel çatışmalara son verilmesi ve diplomasiye dönülmesidir..

..İsrail’in Gazze , Batı Şeria ve Lübnan’da devam eden saldırılarının, körfezdeki savaşın gölgesinde bırakılmaması gerekmektedir. İki devletli çözümün hayata geçirilmesini ve Filistin halkının güvence altına alınmasını teminen TDT olarak çabalarımızı artırmamız önem taşımaktadır. Bu çerçevede , Gazze’nin yeniden inşası sürecinde TDT bünyesinde ortak projeler geliştirerek , Filistin halkıyla dayanışmamızı somut şekilde ortaya koymamızda yarar bulunmaktadır..

…Beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşının mümkün olan en kısa sürede sona ermesini arzu ediyoruz. Ukrayna’da uluslararası hukuk temelinde , adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesi için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Diğer taraftan , bölgemizde olumlu gelişmeler de yaşandığını müşahede ediyoruz. Ukrayna’da uluslararası hukuk temelinde , adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesi için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz..

..Bölgesel gelişmelerin , küresel ulaştırma ve enerji hatları üzerinde stratejik bir konumda bulunan ülkeleri doğrudan etkilediğine işaret eden Yılmaz, “Türk Devletlerinde Barış ve İstikrarın Korunması, yalnızca bölgesel refahın sürdürülmesi bakımından değil, ayni zamanda uluslararası ticaretin kesintisiz işlemesi ve enerji arz güvenliğinin temini bakımından da kritik öneme sahiptir. Bu gerçek ışığında , Türk Devletleri olarak uluslararası platformlarda birlik içinde hareket etmemiz ve bölgesel dengeleri şekillendirme konumumuzu güçlendirmemiz her zamankinden daha önemli hale gelmiştir” dedi.

Yılmaz, teşkilatın Gözlemci Üyesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Başbakanı Ünal Üstel’in toplantıya katılmasından büyük memnuniyet duyduklarını dile getirerek şunları kaydetti: “Cumhurbaşkanı sayın Aliyev’e ve Başbakan sayın Asadov’a Kıbrıs Türk halkının haklı davasına verdikleri güçlü destek için teşekkürlerimi sunmak isterim. Staratejik Kıbrıs adası, bölgedeki son gelişmeler ışığında bugün daha da önemli hale gelmiştir. Dolayısıyla KKTC’ni söz konusu coğrafyada Türk Dünyası’nın ortak varlığı ve müşterek çıkarlarını temsil eden bir unsur olarak değerlendirmeliyiz. Bu çerçevede, aile meclisimizin tüm kıymetli üyelerini KKTC ile siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerini kuvvetlendirmeye , temaslarını artırmaya ve uluslararası toplumdaki haklı davalarını desteklemeye devam ediyorum” dedi.

Sonuç olarak Kıbrıs Türk halkına düşen görev; birlik ve beraberlik içinde hareket ederek anavatanımız Türkiye’nin de desteğinde bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yaşatmak ve tanınmasını sağlamaktır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa..