NEDEN ÇEVREYE DUYARLI DEĞLİZ

Abone Ol

Nedense insanlar çevreye duyarlı değiller. Halbuki insanların kültür seviyesi bu kadar yüksek olan bir ülkede çevremiz pırıl pırıl olmalıdır.

Zaman zaman facebook’a düşüyor bazı görüntüler. Sahillerimizin kirliliği, sapa yerlere dökülen molozlar, sokaklarda hayvan dışkıları, sokaklara tüküren insanlar, çöplerini doğru düzgün poşetlere doldurmayanlar ve dahaları…

Turizm sezonunun açıldığı bugünlerde halkımızın daha duyarlı olması gerekmiyor mu? Gerekiyor da kimse takmıyor.

Araba camından sokağa fırlatılan boş sigara kutularından tutun da boşalan plastik su şişeleri, kaldırımlara park edilen arabalar, yaya kaldırımlarını düşünmeyenler falan.

Galiba bizler biraz geç kaldık çocuklarımızı çevre konusunda eğitmeye. Bilemiyorum… Nesiller geliştikçe memleket dejenere oluyor. Özellikle sorumsuz gençlerin parklarda oturdukları bençlerin dibine bıraktıkları fıstıkların kabukları, prezervatifler, gazete parçaları, sorumsuzca kırılan ağaç dalları…

Bence bizi yine biz kurtaracağız diğer konularda belirttiğim gibi. Bizi biz kurtaracağız derken, gelecek nesilleri kastediyorum. Halen içinde bulunduğumuz zamanda yetişen çocuklar, okullardaki çevre dersleriyle kısmen donanılırken, ondan sonraki gelecek nesillerin, yani onların çocuklarının daha da bilinçli olacaklarını düşünüyorum.

Bir dönemi hatırlayınız. Lefkoşa Belediyesi’nde belediye çöpçülerinin grevleri, adeta sokaklarımızı, kapı eşiklerimizi mezbeleye döndürmüştü. Hatta ben de dahil, çöplerimi kocaman poşetler halinde götürüp Gönyeli’de uygun bir çöp bidonuna atıyordum. Çöplerin hali perişandı. Topanmadıkları için çöpe atılan atıklar kurtlanmış, sivrisinekler ve kurt sinekleri yiyeceklere konmaya başlamıştı. Özelikle mutfakta ve yemek saatlerinde adeta sineklerle büyük bir savaş veriyorduk. Çok şükür o durum ortadan kalktı da herkes derin bir nefes aldı.

Bir zamanlar, yaklaşık bundan 25-30 yıl kadar önce bir gazeteci grubuyla Gaziantep’e gitmiştik, Ticaret ve Sanayi Odaları’nın daveti üzerine. O zaman Gaziantep Valisi Muammer Gülerdi, eski İstanbul Valisi ve İçişleri Bakanı. Protokol ve program gereğince Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan’dı. Bize oturur oturmaz şöyle demişti:

“Gelin bakalım Kıbrıslılar. Sizinle konuşacaklarımız vardır. Maalesef sizde belediyecilik diye bir şey yoktur. Kıbrıs’a gittiğimde bu durumu gözlemlemiştim. Bana bir ay izin versinler, ben sizin bütün belediyelerinizi ve çevrenizi yoluna sokarım. O zaman görsünler nasıl belediyecilik yapılırmış, görsünler.”

Gerçekten de Gaziantep pırıl pırıldı. Onun önemli bir vizyonu vardı. Celal Doğan bu arada Gaziantep takımının da Başkanlığını yapmış ve daha sonra da Büyükmillet Meclisine Milletvekili olarak girmişti.

Belediyecilikte hem para ister, hem heyecen, hem de vizyon ister. Bu üç unsuru bünyenizde barındıramazsanız, bir şey başaramazsınız.

Celal Doğan’ın unuttuğu bir şey vardı. O da paraydı. Bilmezdi ki birçok belediyelerimiz gırtlaklarına kadar borca batmışlardı.

Her ne ise… Yani bu bir örneklem.

İstanbul sokaklarından milyonlarca insan sel gibi akıp gider. Sokaklarda tek bir kağıt parçası ve atık göremezsiniz. Uçak alanından şehir merkezine doğru ilerlerken, bazı yerlerde kale duvarı gibi yüksek duvarlar vardır. Özellikle alt-üst geçitlerinde. O duvarların üzerine bir çiçek ekmişler. Parklar, sahil boyları ve oturma alanları, köprüler ve geniş caddeler bize o kenti bir belediye nasıl bu kadar güzelleştirebilir, sorusunu sorduruyor. İzmir Belediyesi ile Ankara Belediyesi de aynen İstanbul gibi. Demek herşey para değildir. Engin bir hayat tecrübeniz ve vizyonunuz olması lazım.

5’nci Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar hanım, bazı belediyelere el atmış ve çevre temizliği için büyük uğraşlar vermişti. Sanırım şidiki Cumhurbaşkanımız Turan Erhürman’ın eşi de bu konuda duyarlıdır ve uğraşlar veriyor.

Söylemek istediğim şudur:

Lütfen herkes çörünü çöpünü muhafaza etsin ve “çevremizi nasıl temiz tatbilirim” diye düşünsün.

Unutulan ve ihmal edilen tek şey, caydırıcı cezaların konmamasıdır. Memleket küçük ya. Belediye başkanlarının çoğu “gelecek dönemde nasıl kazanırım” planlarıyla hareket ediyorlar. İcraat yapıyorlar veya yapmıyorlar, çoğu böyle düşünüyor. Böyle düşünmeden çevresini tertemiz yapan belediyeleri tenzih ediyorum.

Velhasıl insanlarımızı bilinçlenmedikçe ve duyarlı olmadıkça tertemiz bir çevreye kavuşamayacağız.