Madara ve ölen insanlık

Abone Ol

İnsanlığın değişmez gerçeğidir;

Aklın yolu birdir… Akılsızlığın yolları sonsuzdur.

Ahlağın yolu birdir… Ahlaksızlığın yolları sonsuzdur.

Elinizin altındaki teknolojileri çalıştırıp, dünyanın manzarasına baktığınızda, akılsızlık ve ahlaksızlık sonsuz çeşitlemelerle, sonsuz yollarla resmen dünyayı esir almış durumdadır.

Şimdi dünyanın merkezinde bay Maduro, yani bay sabık madara!!!

Maduro olmuş madara, insan hakları konusunda en son konuşacak olanlar, çakma insan hakları, çakma demokrasi havarileri hep bir ağızdan “hüloooğğğğğğ... ABD insan haklarını, uluslar arası hukuku katlediyor, nayır, nolamazzz, Maduro’ya bunlar yapılamaz, Venezuella halkının iradesi gasbedilemezzzz…” diye bağırıyorlar…

Anlamadım, siz gerçekten geri zekalının önde gideni misiniz!!!... Yoksa, ahlaksızın, işgüzarın önde gideni misiniz, yoksa her ikisi birden mi!!!

Bu Maduro denen herif dünyanın en zengin petrol, doğalgaz, altın yataklarına sahip Venezuella’nın başına dosdoğrudan bir CIA operasyonuyla getirildi, Venezuella’nın ve Venezuellalıların canına okudu, doğduklarına bin pişman etti…

Bu herif ısmarlama olarak Venezuella’nın başına getirildiğinde aklınız nerdeydi de son kullanım tarihi gelince, paketlenip götürülünce yırtına yırtına Madurocu, madaracı kesildiniz…

İnsan bile denilemeyecek, sadece insan kılığındaki bu kukla mahlukat dünyanın en zengin petrol ülkelerinden birini envai tür ahlaksızlıkla ve zorbalıkla ele geçirmiş, göz göre göre kendisini oraya taşıyan haydutların, ve Amerika’yı kasıp kavuran uyuşturucu baronlarının yardımıyla dünyanın en büyük uyuşturucu baronu haline gelmiş, seçimlerde yaptığı sahtekarlıklarla rakiplerine hiç şans ve hak tanımamış, muhaliflerin bir kısmı sokak aralarında kim vurduya gitmiş, memlekette kimse buna karşı konuşamaz hale gelmiş, sağ kalan muhalifler ya korkudan sinip kalmış ya da ülkeden kaçmış, nerdeyse sonsuz, en az on trilyon dolarlık petrol, doğalgaz yataklarıyla dünyanın en zengin ülkesi olması gerekirken halkını sefillikten sürüm sürüm sürünür hale getirmiş, halk ülkenin milli gelirinin yüzde birini bile alamaz hale gelmiş, halk açlıktan, sefillikten resmen sürünür hale gelmiş, çocuklar köpeklerle birlikte sokak aralarında çöp kovalarında yiyecek arar hale gelmiş, ülkenin bütün milli gelirini kendisi ve çevresinde topladığı haydut çeteleri cukkalamış, polis ve ordu doğrudan bunun silahlı çetesi haline gelmiş, yargı sistemi desen herifin tamamen maskarası haline gelmiş, yedi sülalesindeki akrabası zibidilerin kurduğu uyuşturucu çeteleri bütün Amerika’ya yayılmış, yetmemiş, bütün dünyaya ve bizim coğrafyaya kadar doğrudan hükmetmeye başlamış, o kadar zıvanadan çıkmış ki artık ABD’nin bile milli güvenliğini tehdit eder hale gelmiş, ABD ulusal güvenlik raporları bu herifin yedi sülalesinin uyuşturucu marifetleriyle dolup taşmış, ABD en sonunda buna aklını başına topla yoksa gelir toplatırız demiş, herif o kadar güç zehirlenmesine uğramış ki kimle dansettiğini, kendisini kimin, hangi şeytanın kendisine uşak olarak yarattığını unutmuş, okyanus ötesinden kendisine gaz verenlere güvenmiş…

Ve netice, son kullanım tarihi gelmiş… İki saniyede şak diye paketlenmiş…

Şimdi bizim çakma demokrasi, insan hakları havarileri ciyak ciyak ediyor…

Size ne oldu a refikler? Bizim bacak kadar memleketciğe bile giren uyuşturucunun, kokainin büyük bölümü, belki de hepsi, bu işgüzarın, mafya bozuntusu ahlaksızın dikalası herifin kurduğu ve elebaşılığını yaptığı sistem sayesinde buraya kadar ulaşıyor, bizim insanlarımız, bizim çocuklarımız zehirleniyor, ve daha da kötüsü, ölüyorlar, kendini alemin akıllısı, alemin vicdanlısı sananlar da bu manzarayı seyrediyor…

Bütün dünyada ve özellikle de bizim bölgemizdeki emperyalist icadı, emperyalist uşağı cihatçı terör örgütlerinin, pkk gibi katil çetelerinin finansmanı işte bu gibi heriflerin kullanılmasıyla, şeytana uşaklık yapmasıyla yaratılan uyuşturucu ağları sayesinde sağlanıyor…

40 binden fazla askerimizin, yüzlerce öğretmenimizin, onbinlerce vatandaşımızın, masum insanın kanına giren, canını alan kurşunlar, silahlar ve özellikle de gençliğimizi, insanlığı zehirleyen özellikle son 15 yıldır doğu Akdeniz coğrafyasını kasıp kavuran siyasal İslamcı terörün finansman kaynağı uyuşturucu, dosdoğrudan veya dolaylı olarak işte bu madara edilmiş Maduro gibilerin yaratılmasında başrol oynadığı düzen sayesinde finanse ediliyor…

Bunlara gıkınızı çıkarmıyorsunuz ama bunun yaratıcısı ABD son kullanım tarihi gelince bunu paketlemiş diye yaygarayı basıyorsunuz…

Neymiş, ABD hukuksuz davranmış, demokrasiyi ayaklar altına almış da, uluslar arası hukuku ihlal etmiş de dünyanın en büyük haydutlarından birini paketlemiş…

E, yaratıcısına diklenince neydi yani olacağı?...Alır kellesini, yerine bir başka kukla diker, olur biter…

Ha, bu kadar yaygara yapanlara, kendisine rol biçenlere şunu da sormak lazım: Yoksa, siz de bu herifin otlaklarında “otlananlardan mısınız”…!!!

Dünyanın en büyük sahtekarlarından, kuklalarından, ahlaksızlarından, haydutlarından birinin havariliğini yapacağınıza, derdine düşeceğinize, önce kendi memleketinizde göz göre göre yaşanan rezaletleri düzeltin, kendi kapınızın önünü, kendi evinizin içini temizleyin…

Yoksa, bu haydut gibilerin kurduğu düzen sayesinde yarın kendi çocuklarımızın güvenlik, esenlik, barış içinde yaşayabilecekleri bir ülke bile kalmayacak, zaten nerdeyse tükendik…

Bakın, dahası, bu canı ciğeri bir kuruş etmeyen herifin yaratıcısı ABD buna ne teklif getirmiş; Gel seni Türkiye’ye yerleştirelim, orada paşalar gibi yaşa, yerine de bizim işimize gelen başka bir kukla koyalım, sen de kazan, biz de kazanalım!!!...Yani, defol git, pisliğini, pis işlerini Türkiye üzerinden sürdür demiş…

Nasılsa Türkiye’yi resmen dünyanın en büyük açık hava mülteci kampına çevirdiler, yüz yıldır uygulamada olan Türkiye’yi içten yık, böl-parçala-yok et planı tıkır tıkır işlettiler, maddi-manevi çökerttiler, pkk denen emperyalist beslemesi katiller sürüsü yetmezmiş gibi, envai türden, hem de en sapığından, en kana susamışından cihatçı teröristleri Türkiye’nin içine yığdılar, Türkiye’yi doğu-batı arasında narko-otoyoluna çevirdiler, “emperyalist uşağı sorunlu Kürtleri” kullanarak uydurma bir Türk-Kürt çatışması, sözde Kürt sorunu yarattılar (halbuki Türkiye’de refah seviyesi en yüksek ve her istediği olanağa doğrudan sahip olan tek etnik grup Kürtlerdir, bugüne kadar ekonomik durumundan veya istediğine sahip olamadığından şikayet eden bir tek Kürt görülmedi)…

Bölgede kurulan uyuşturucu düzeniyle hem hedef coğrafyanın toplumsal yapısı yozlaştırıldı, hem de ABD’nin vergi mükelleflerinin cebinden bir kuruş çıkmadan bölgedeki tüm terör örgütleri bol kepçeden finanse edildi, bütün bölge tam 50 yıldır bir kan ve gözyaşı cehennemine çevrildi, ve neticede, bu düzenin bir parçası olan, hatta başrol oyuncularından biri olan, kurduğu uyuşturucu imparatorluğunun kötülüğü ta bize kadar uzanan, ama güç zehirlenmesine uğrayarak “hizadan çıkan” bir kukla, bir şeytanın son kullanım tarihli uşağı “paketlendi”...

Ve, Türkiye’nin içine onca başbelasının doldurulduğu yetmezmiş gibi, bir de dünyanın en büyük uyuşturucu baronluğuna soyunan bu herif kakalanacaktı!!!

Ve daha dahası, bunu destursuzca itiraf da ediyorlar… Güler misiniz, ağlar mısınız!!!

Elbette yerine yenisi icat edilecek, hatta edilmiştir bile…

“Üst akıl” B planını devreye sokmadan son kullanım tarihi gelen A planını asla devre dışı bırakmaz, öyle bir dünya yoktur…

Şimdi sıra İran’daki Anglo-Amerikan ve Fransız icadı siyasal islamın en vahşi, en acımasız temsilcilerinin bugüne kadar yaptıkları sonsuz ve tarifsiz kötülüklerin bedelini ödemesine geldi...

İran… Dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip ülkelerinden biri, günlük petrol kazancı 200 milyon doların üzerinde… Ama ülkenin tüm maddi zenginliğini doğrudan kendi cebine cukkalayan, kendini Allah ile eş koşan, peygamber ilan eden, kendilerine karşı çıkan herkesi Allah’a karşı gelmekle, şirk koşmakla suçlayıp idam eden, din sömürüsünün arkasına saklanarak ülkenin ve milletin kanını çatır çatır emen, Anglo-Amerikan icadı cihatçı örgütleri gözünü kırpmadan destekleyen, Ermenistan, Yunanistan gibi ülkelerle her zeminde birlikte olarak doğrudan Türkiye ve Azerbaycan karşıtı bir politika izleyen, Hizbullah’ı Türkiye’nin de içine sokan, Türkiye karşıtı tüm terör örgütlerini pervasızca destekleyen, kız çocuklarını bir tutam saçı görüldü diye başını eze eze katleden, işgüzarlıkta, ahlaksızlıkta, vahşette sınır tanımayan bir avuç mollanın ve onların sapık destekçilerinin esiri haline gelmiş bir ülke…

İsrail’in bunları tokatlamasından ve halkın da artık yeter diyerek ayaklanmasından sonra İran’daki molla rejimi feci şekilde çatırdayınca, aynı anda stratejik müttefik olan Pakistan ve Çin de Afganistan’daki Taliban çapulcularının ve Işid gibi diğer cihatçı terör örgütlerinin artık her iki ülke için hem çok büyük bir güvenlik sorunu haline geldiğini hem de bölgedeki siyasi ve ticari barışı ve ilişkileri darbelediklerini ifade etmeye başladı, uluslar arası toplumu Afganistan’daki cihatçı teröristlere karşı tedbir almaya çağırdı…

Yarın Pakistan ve Çin Afganistan’a çullanırsa hiç şaşırmayın…

Rusya bile ABD’nin Maduro’yu paketlemesine “meşru menfaati, haklı tarafları var” diyerek arka çıktı…

Yarın ABD de Rusya’ya Ukrayna’da arka çıkarsa, Pakistan ve Çin’e de Afganistan’daki çapulcuların tertiplenmesinde göz yumarsa, hiç şaşırmayın…

Suriye’yi cihatçı teröristlerle pkk artıklarına paylaştıran, İsrail’e işine geldiğinde uğraşacağı, kullanacağı “kullanışlı düşmanlar” yaratan ABD, çıkarına ne nasıl gelirse, onu yapar, dünyanın büyük patronu olmaya devam etmek ve İsrail’i de koruyup kollamak isterse de bunları yapmak zorundadır!!!

Manzaradan anlaşılan o ki Ortadoğu’daki, Afrika’daki ve Asya’daki emperyalist icadı siyasal İslamcıların son kullanım tarihleri gelmek üzere…

2 sene önce 7 Ekim’de ABD (Rum-Yunan-Ermeni ve İran beslemesi) Hamas çapulcularının İsrail’e saldırmasıyla bütün doğu Akdeniz coğrafyasının yeni baştan dizayn edilmesinin hikayesi çoktan başlamıştı bile… O saldırı olduğu anda ve sonrasında yazdığım köşe yazılarında da bunları defaeten belirtmiştim…

Görünen köy kılavuz istemez, görüne köye kılavuz isteyen ancak aptallardır…

Acı olan, bu vahşi ve acımasız tezgahın içinde çocukların bile acımasızca katledilmesidir…

Maduro denen herifin madara edilmesine kıyameti koparanlar, timsah gözyaşı dökenler, “gevezelik” yarışına girenler, özellikle son 15 yıldır Doğu Akdeniz coğrafyasında, İran’da, Afganistan’da acımasızca, olabilecek en vahşi şekilde katledilen en az bir milyon 18 yaş altı çocuğun ardından her ne halse tek kelime etmediler…

Beyler, bayanlar, siz laf olsun torba dolsun modunda gevezelik yarışına devam ederken, gevezelikle kendi günahlarınızı ve sorumluluklarınızı örtbas etmeye çalışırken çocuklar katledilmeye, aç susuz kalmaya, per perişan olmaya, çocuklarımızın geleceği kararmaya, hem de ucu bucağı belirsiz karanlıklara gömülmeye devam ediyor…

Ve, beyler, bayanlar, siz sözde siyaset havariliği yapacaksınız diye gevezelikte sınır tanımadan popülizm, hamaset ve şov yarışına devam ederken insanlık öldü, haberiniz var mı!!!…İnsanlık öldü!!!