KIBRIS ÜZERİNE YENİ OYUNLAR

Abone Ol

BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi Holguin, Lefkoşa-Ankara ve Yunanistan arasındaki üçlü turunda yeni bir plan hazırladığı yönünde basına yansıyan, tamamen Rum çıkarlarına hizmet eden bir çalışma başlatmış.

Bayan Holguin 1963 olaylarında kaç yaşındaydı bilemem. Aşağı yukarı sekiz on yaşlarındaydı herhalde. Evvela Holguin’in, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin neden yıkıldığını, veya neden bu Cumhuriyet’ten Kıbrıs Türkleri’nin fırlatılıp atıldığını, 1963 olaylarının neden on bir yıl sürdüğünü iyice araştırması lazım. Bu bilgileri bütün gerçekleri ile kavrarsa, herhalde olaya veya Kıbrıs sorununa bir başka gözle bakacak ve Kıbrıs Türkleri’nin neden iki devlet formülü istediğine kanaat getirecek.

Kıbrıs Türkleri hiçbir zaman Kıbrıs Cumhuriyeti’nden ayrılmayı düşünmediler. Llakin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin parçalanmasının nedeni ENOSİS’ti. Hala daha Rumların gönüllerinde yatan da odur.

On bir yıl gettolarda yaşamak zorunda bırakılan Türkler, bu süreçte ne mallarına mal diyebildiler, ne normal hayatı yaşayabildiler. Üstelik Rumlar, devamlı toplu katliamlar yaptılar. Türkleri yaşadıkları ortamdan göçe zorladılar. Masum Türkleri sokaklardan toplayarak meçhul yerlere gömdüler ve yüzlerce çocuğu babasız bıraktılar. İşte o kayıplarımızdır ki, bizi Rumlardan bezdirdiler ve onlara olan güvenimizi yitirdik.

15 Temmuz 1974 Makarios darbesi, Rumların en son hatalarıydı. Tam beş gün Rumlar Rumları vurdu, kardeş kardeşi öldürdü. 20 Temmuz 1974 sabahı Türkiye, Garantilerden kaynaklanan askeri çıkarmasını yaptı. O çıkarma ile Türkiye sadece Türkleri değil, Rumları da kendi düşmanlarından kurtardı.

Türk çıkarması için dua eden Rumlar vardı. “İnşallah Türkiye bütün adayı alır” diyorlardı.

Şimdiki papaz açıklama yapıyor.

“Türkiye’nin niyeti bütün adayı almaktır.”

Çok yanlış bir saplandı. Şayet Türkiye bütün adayı alsaydı, Kıbrıs sorunu çoktan bitecekti. Şimdi Türkiye’nin samimi ve insancıl kararlarını bütün dünya görüyor.

Bakınız bayan Holguin’in planında neler varmış…

“Yeni plan, 2-3 yıllık geçiş süreci yaşayacakmış. Bu dönemde de; Maraş, Güzelyurt ve Mesarya Rum tarafına iade edilecekmiş. Ayrıca Rumlar Türk tarafına aşamalı olarak doğrudan ticaret, temas ve uçuş haklarını iade edecekmiş.”

Türkiye’nin garanti haklarını ortadan kaldıracak bir başka öneri, ki bu da Rumlar en çok arzuladıkları husustur. Planda garantiler yerine NATO formülü düşünülüyor. 1960 garantilerinin yerine, adada çok uluslu bir NATO gücü formülünü masaya getiren yeni taslak, yönetim tıkanıklıklarını aşmak için dönüşümlü başkanlık konseyi ve sınırlı yetkilere sahip, ortak bir merkez yapı öngörüyor.

Bütün bunlar, adeta bir tavşana uzatılan havuca benzer. Bu havucu yiyen tavşan kafese girmiş demektir.

Türk askeri 20 Temmuz’da adaya geldiğinde tam bir askeri ameliyat yapmış ve Türklere özgür bir vatan yaratmıştır. Yani o tarihten beri tek bir Türk, Rumlar tarafından öldürülmedi, toplu katliamlar yapılmadı ve masum insanlarımız sokaklardan toplanıp öldürülmedi.

Bütün mesele yaşadığımı acılar ve ölümler, Kıbrıs Türkleri’nde Rumlarla bir arada yaşama arzusunu ortadan kaldırdı. Şimdi Türk çıkarlarını törpüleyerek, Rumlara çıkar sağlamaya çalışıyorlar.

Yani boşuna kürek çekiyorlar. Bereket versin, Anavatan’ımız baş ucumuzdadır ve bütün haklarımızı güçlü bir şekilde savunuyor. Yarın gün gelecek, mavi vatandaki haklarımızı da söke söke alacak Türkiye.

Çünkü haklı olan, hakkı için savaşır.

Kıbrıs’ı bu durma getiren, ikiye bölen, Türk haklarını yiyerek ve büyük güçleri arkasına alan da Rumlardır.

Bayan Holguin’in bu yazımı okumasını dilerim.

Annan Planı, tamamen Rum çıkarlarına hizmet eden bir plandı. O plan yüzünden binlerce insanımı göç etmek zorunda kalacak ve Türkler bir kez daha mahvolacaklardı. Lakin o plan halkın önüne konduğunda Türkler her şeye rağmen o plana evet dediler. Rumlar ne yaptı? Onlar da hayır dediler.

Bayan Holguin bütün bunları biliyor mu?

Ben eminim… Benim gibi Kıbrıs’ta trajik olayları yaşayan yazarlar ve insanlar, ortaya konulmak üstenen plana hayır diyeceklerdir.

Yani huzurumuzu bozmaya çalışıyorlar. Madem tekrar bizimle birleşmek ortak bir hayat kurmamızı istiyorlar, o zaman neden Türkleri “Kıbrıs Cumhuriyeti’nden attılar.

Gençlerimiz üniversitedeki kitaplarını bir kenara koydular ve Erenköy’e çıktılar, milli davamıza hizmet etmek için. Grivas’sa bir ordu ile o gençlerimizi yok etmeye çalıştılar. Türk jetleri imdatlarına yetişmeseydi, tümü de bugün olmayacaktı.

Ayrıca Grivas yine bir ordu ile Geçitkale köyümüze saldırdılar ve Türkiye, Makarios’a gönderdiği ültimatomla Grivas’ın sınır dışı edilmesini sağlamıştı.

Kısacası yapılması düşünülen 5+1 planının da diğerleri gibi ölü doğmuş bir çocuk olarak tarihe geçecek.

Kısacası durum belli… Olmayacak duaya amin demiyoruz. Bakınız ne güzel. Onlar güneyde, biz de kuzeyde. Rumlarla altın paylaşmaya gidilmez. Onca çekilen acıları yeniden yaşamak istemediğimizdendir ki, böyle bir plana onay vermiyoruz. Merhum Denktaş bana şöyle demişti, Annan Planının referandum sonrasında.

“Allah Rumlardan razı olsun, bu plana HAYIR dedikleri için.”

Şu anda oynanmakta olan yeni bir oyun vardır. Rumlar şunu da bilmelidirler ki, Kıbrıs Türkü’nün her ferdi, olası bir çatışmada cepheye koşacak ve özgürlükleri için savaşacaklardır.

Bir de Bayan Holguin’e bir tavsiyemiz var. Lütfen Denktaş’ın yazmış olduğu “Kıbrıs Girit Olmasın” adlı kitabını okusun. O kitap, Girit Türklerinin bir gecede katledilerek adayı Yunanistan’a ilhak edişlerini anlatıyor.

Biz de söylüyoruz.

“KIBRIS GİRİT OLMASIN.”

Daha ne diyelim ki…