KIBRIS TÜRK VE RUM HALKLARININ AYNİ DEVLET ÇATISI ALTINDA YAŞAYAMAYACAĞI ÇOK İYİ BİLİNİRKEN (1)

Abone Ol

13.02.2026 tarihli yerel yazılı basınımızda yer alan haberlere göre; 11 Şubat 2026 tarihinde BM Genel Sekreteri Guterres ile görüşen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Çözüm İrademizi Doğrudan İlettik” dedi.

BM Genel Sekreteri’nin Antonio Guterres’in yoğun gündemine rağmen çok kısa sürede randevu taleplerine olumlu yanıt verdiğini kaydeden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, yüz yüze gerçekleşen bu ilk görüşmede hem 4 maddelik metodolojiyi, hem güven yaratıcı önlemlere ilişkin düşünceleri hem de bu güne kadarki görüşme sürecinde ne yaşandığını anlatma fırsatı bulduklarını söyledi.

BM Genel Sekreteri Guterres ile 1 saat 10 dakikalık bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirten KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, uzayan sürenin de bu konuya verilen önemin de göstergesi olduğunu dile getirdi..

..Toplantının sonunda BM Genel Sekreteri’nin “Daha Sık Temasta Olacağız” dediğini aktaran Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erhürman, bunun da kendileri için önemli olduğunu vurguladı. “BM Kıbrıs konusunu en üst seviyede ve yakından takip ediyor” diyen KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Biz de her düzeyde kendileriyle temas içerisinde olmaya , iş birliği içerisinde olmaya devam edeceğiz” dedi.

New York temaslarının tamamlanmasının ardından adaya dönen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sayın Tufan Erhürman, New York temasları kapsamında BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı toplantıyı şu şekilde değerlendirdi:

“02 Şubat itibarı ile sayın Genel Sekreter’den randevu talep ettiğimizi iletmiştik. Yoğun programına rağmen çok kısa bir sürede dönüş aldık ve 11 Şubat tarihinin uygun olduğu tarafımıza bildirildi. Bu doğrultuda New York’ta gerçekleştirdiğimiz görüşme, başlangıçta yarım saat olarak öngörülmüş olmasına rağmen, yaklaşık 2 saat 10 dakika sürdü. Bu da sayın Genel Sekreterin konuya verdiği önemin somut bir göstergesi oldu..

..Bu ilk yüz yüze görüşmede üç temel başlık üzerinde durduk. Birincisi, halkımızın çözüm iradesini bir kez daha doğrudan sayın Genel Sekreter’e ilettik..

..İkincisi, seçim döneminden önce kamuoyuyla ve uluslararası toplumla paylaştığımız dört maddelik metodoloji önerimizi ayrıntılı şekilde aktardık. Bu önerinin zaman zaman yanlış yorumlandığını biliyoruz. Dolayısıyla neyi kastettiğimizi yüz yüze anlatma fırsatı bulmamız önemliydi. Sayın Genel Sekreterin bu çerçeveyi net biçimde anladığını gözlemledik…

..Üçüncüsü, Güven Yaratıcı Önlemler konusunu ele aldık. Cenevre ve New York’ta görüşülmüş ve devraldığımız başlıkların yanı sıra bizim ortaya koyduğumuz yeni önerileri de paylaştık.

Daha önce de ifade ettiğimiz 5+1 formatındaki toplantıların güven yaratıcı önlemler için uygun bir zemin olmadığını düşünüyoruz. Bu konuların esas olarak Lefkoşa’da iki lider arasında sonuçlandırılması gerektiğini savunuyoruz. Bu yaklaşımımızı sayın Sekreter ile bir kez daha paylaştık.

..Özellikle geçiş noktaları konusu üzerinde durduk. BM Sözcüsü açıklamasında Metehan’daki yoğunluk ve verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi konularını ayrıntılı şekilde aktardık. 31 Ocak’a kadar adım atılacağı yönündeki sözlere rağmen Metehan’da herhangi bir iyileşme yaşanmadığını, Derinya ve Bostancı’daki düzenlemelerin tamamlanamadığını, ayrıca Hellim konusunda Bureau Veritas Paris’in yetkilendirilmesine ilişkin sürecin de ilerlediğini ifade ettik…

14 yaş altı çocukların karşılıklı dostluk maçı yapması önerimizin yanlış anlaşıldığını da özellikle vurguladık. Buradaki amacımızın milli takımlar düzeyinde bir organizasyon değil, iki toplumdan çocukların bir araya gelerek birlikte spor yapmaları ve birbirlerini tanımaları olduğunu örneklerle anlattık..

..Yeni geçiş noktalarına ilişkin geliştirdiğimiz önerileri de ayrıntılı biçimde sunduk. Haspolat, Akıncılar ve Kiracıköy-Athienou hattı dahil olmak üzere çeşitli alternatifler üzerinde çalıştığımızı, karşı tarafın endişelerini gidermeye yönelik öneriler geliştirdiğimizi aktardık. Kıbrıslı Rumların da bu geçişlerden yararlanmasından hiçbir rahatsızlık duymayacağımızı, tam tersine karşılıklı kolaylaşmayı desteklediğimizi ifade ettik. YARIN DEVAM EDECEK..