Herkes de biliyor ki, çoğu siyasetçinin seçimlere katılmasının bir nedeni “cebini doldurmak”tır. Bu bütün ülkelerde böyle olmuş ve olmaktadır. Bizde de eşdeğer uygulamalarında bazı siyesilerin sağladıkları çıkar dümeni olmadı mı? Hatta bazı siyasilerin birilerine menfaat sağlamak için büyük paralar elde etmedi mi. Tabii ki geçmiş yolsuzluk ve çıkar meselelerinin altı kaşınınca, güneydeki gibi bazı siyasilerin boynu altında kalacak elbette.
Bütün bunlar yaşanırken, güneyde de siyasi ve mali çıkar skandallarını açığa çıkaran ünlü yazar Makarios Druşotis, önemli belgeleri de kitabına koyarak “Mafya Devlet” adlı kitabını piyasaya sürmüştür.
Bir zamanlar “Altın Pasaportlar”la gündemde kalan eski başkan Anastasiadis’i dünyaya rezil ediyor. O dönemde de Anastasiadis, hem de Cumhurbaşkanı olduğu bir dönemde avukat kızı vasıtasıyle pek çok paraları “kara para” formülü ile iç etmişti, basına yansıdıklarına göre.
Güney Kıbrıs’ta “Bağımsız Yolsuzluklarla Mücadele Birimi”, gazeteci-yazar Makarios Druşotis’in “Mafya Devlet” adlı kitabında yer alan iddialara ilişkin hazırladığı raporda, Rum Yönetimi eski Başkanı Anastasiadis dahil, 15 kişi hakkında cezai kovuşturma açılması gerektiğine yer verdi.
Raporda açıkça belirtiliyor:
“Gücü kötüye kullanmak, nüfuzu kullanarak kazanç elde etmek.”
Aklıma bazı vurguncu başkanlar geliyor. Mesela Filipinler’in eski Başkanı Marcos Velbi, Çekoslavakya’nın Çavuşesku’su ve dahaları. Ne oldu bunların sonları? Siyaset hayatından silindiler ve tarihe de kara bir leke olarak yazıldılar.
Şimdi Makarios Druşotis bu kitabı ile tarihe düşen kara lekeyi yazarak, kitabının adını “Mafya Devlet” koyarak, her şeyi ortalara döküyor.
Daima bu tür şeyler ortaya döküldü mü, bazı hizipleşmeler daha da derinleşir. Hatta silahlar konuşmaya başlar. Yani mafya işi girer devreye.
Makarios Druşotis’in kitapları, pek çok Türk ve Rum yazara ışık tutmaktadır. Bu kitapların Türkçe’ye çevrilmişi de basılıp Türk basınına giriyor.
Makarios Druşotis yazdığı bütün kitaplarını geniş araştırmaya ve derin gerçeklere inerek yazmaktadır.
Anastasiadis’in işi zor. Gidişat onu gösteriyor. Ortaya çarşaf çarşaf dökülen dokümanlar ve iddialar gittikçe netlik kazanıyor. Nüfuzunu kullanarak çıkar elde etme olaylarına Anastasiadis döneminin bazı bakanlarının isimleri de karıştı.
Önümüzdeki günlerde Anastasiadis bir basın açıklaması yapacağını ifade etti. Şimdi herkesin gözü onun söyleyeceklerinde. Ne söyleyecek acaba? Hayır tümü bunlar yalan iddialar mı diyecek.
Gazete, Anastasiadis’in yanı sıra 12 kişi ile iki hukuk bürosunun adının geçtiği raporda, söz konusu kişi ve hukuk bürolarının , nüfuz kullanarak çıkar elde etme, yasa dışı faaliyetlerden elde edilen gelirleri aklama, görevi ve yetkilerini kötüye kullanma, adli kararları etkileme gibi suçları işlemiş olma ihtimalleri bulunduğunu yazıyor.
Raporda ismi geçen kişi veya kişilerle ilgili 12 maddelik iddialar var.
Anastasiadis’in Cumhurbaşkanlığı sonrasında dokunulmazlığı kalkmıştır. Bundan hareket edilerek Makarios Druşotis, cesurca o kitabını yayınlamıştır.
Bir gazeteci ve yazar bir haberi veya bir olayı kaleme alırken elbet belgelere dayandırmaktadır. Onun aksine şişirme ve asparagas haberler yazması halinde zem ve kadih davası yiyeceğini bilir.
Aklımda kaldı kadarı ile Ruslara vermiş oldukları altın pasaportlar olayı, aylarca basında ve güneyde hayli çalkalanmıştı. Şimdi ise belgeler konuşuyor.
O on iki maddelik iddialar içinde eski Başsavcı Yardımcısı Rikkos Erotikritu’nun ismi de var. İddia, göveri kötüye kullanma.
Hukuk adamlarının isimlerinin bu çirkinliklere karışması, ayrıca mide bulandırıyor.
Hatta bir siyasi, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB üyeliğini de eleştiriyor. Sahte ve çirkin, utanç verici bir idare diyor.
Yani bizim söylediklerimizi kendileri için söylüyorlar.
Belki de tarih yazacaktır. İlk kez güneyde bir Cumhurbaşkanı hapse mahkum olacak.
O nedenledir ki bütün siyasilerin ahlaklı olmaları gerektiğini ifade ediyoruz. Siyaset hayatını bir çıkar kapısı görenler, anlamlıdırlar ki, bir güün yaptıklarından ötürü başları ağrıyacak.
Kısacası, altında kalanın boynu kopsun…