FEDERASYON DEFTERİ KAPANDIĞINA GÖRE

Abone Ol

Ankara “federasyon defteri kapadı” dediği halde liderler hala neyi konuşuyorlar merak ettim. Meraktan ziyade, bu görüşmelerin Kıbrıs sorununa ne faydası var diye düşünüyorum.

BM Genel Sekreteri Guterres geldi de ne değişti? Kocaman bir hiç. Tufan Erhürman BM Genel Sekreteri’ne saygıda kusur etmiyor ama, hala esasa yönelik bir arpa boyu sonuç yok. Hala ne yeni kapılar açıldı, ne de güven yaratıcı önlemler hayat buldu.

Guterres adaya gelmiş, temaslarda bulunmuş, liderlere en az haftada bir defa düzenli görüşmelerini önermiş, diyaloğun sürdürülmesini talep etmiş… Miş oğlu miş…

Erhürman’ın deyişi ile konulara zemin hazırlamada önemli adımlar atılmış.

Bu önemli adımlar nedir Allah aşkına? Cumhurbaşkanı daha açık konuşursa sevineceğiz.

Guterres’in gelişini Nasrettin Hoca’nın göle yoğurt çalmasına benzetmiştim. Şimdi aynı ifadeyi mi kullanayım? Zoraki evlilik olmaz. Madem Hristodulidis aynı plaktan bize aynı şarkıyı dinletiyor, bu iş olmaz demektir.

Bir defa mevcut durumu yorumlamak lazım. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman “Ankara ile uyum içindeyiz” diyor da yine olumsuz Hristodulidis ile görüşmelere devam ediyor. Hristodulidis’in niyeti belli.

-Garantiler kalksın;

-Türk askeri adadan gitsin;

-Rum göçmenler yerlerine dönsün;

-Kesinlikle yan yana egemen iki eşitçözüm modeli olamaz.

-Federasyon temelinde bir çözüm.

Bu ana başlıklar, tamamen Kıbrıs Türkü’nün ve Türkiye’nin zaman zaman vurguladığı gerçek çözüm modeli, yan yana iki egemen devlet temelinde bir modeldir. Bu bağlamda TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Edoğan ve Dışişleri Hakan Fidan kesin ve net konuştular. “Federasyon defteri kapanmıştır.”

Türk askere adada ise, o da Londra ve Zürih Anlaşmaları’nın kendisine verdiği Garantörlük hakkı çerçevesinde olmuştur.

Rum göçmenlerin yeniden kuzeye gelmeleri ise, Cenevre’deki Nüfus Mübadele Anlaşması gereğince güneydeki Türkler kuzeye, kuzeydeki Rumlar da güneye geçmişlerdir.

Öyle anlıyorum ki, Hristodulidis Erhürman’dan federasyon konusunda yardım bekliyor, Nasrettin Hoca’nın yoğurdu gibi. Erhürman bu aşamada hiç ağzına almadı federasyon formülünü. Ancak Rum liderle görüşmesi onu ifade ediyor. Yani bir yerde Hristofidis federasyon formülünden umutlu. Hristofidis avucunu yalar. Hayal görmeye devam ediyor.

Kıbrıs Türkü tam on bir yıl çok kötü şeyler yaşadı. Rumlardan çekmedikleri kalmadı. Bu süre zarfında Kıbrıs Türkü gettolara kapatıldı. Toplu katliamlar yaşadı. Masum insanlarımız sokaklardan toplanıp katledildi ve meçhul yerlere gömüldüler. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türklere verdiği hakları da Rumlar tarafından yenildi. Kıbrıs Cumhuriyeti de bir çeşit federasyon değil miydi? Kıbrıs Cumhuriyeti’nden Türkleri anam mı attı? Şimdi neden federal çözümden umut ediyor?

Şimdi Hristodulidis diğer Rum liderler gibi aynı politikayı sürdürüyor. Bunun aksini yapar ve çözüm için iki devletliliğe ve egemenliğimizin tanınmasına onay verirse kesinlikle oy kaybedecek, biliyor.

Harekat öncesi ve Harekat sonrası hayatımızı kıyasladığımda, 20 Temmuz’daki Türk çıkarması ile dünyaya yeniden geldiğimizi görüyorum. Yani artık ölüm yok, tehdit yok, gizliden masum insanlarımızın ortalardan kaybolması yok. Bunun adı ÖZGÜRLÜK’tür kardeşim.

Bunları yazmaktan çizmekten kalemim yoruldu. Varsın Guterres memnun edilsin de, mesele yok. Zaten Kıbrıs Türkü kuzeyde kendi yoluna devam ediyor. Kıbrıs Türkü gece başını yastığa koyduğunda huzur içindedir.

Bayındırlık Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı en doğru sözü söyledi Guterres’in adaya geldiği günlerde.

“Kıbrıs Türkü emniyette ve güven içinde bir hayat sürüyor. Bu hayatı değiştirmek, Rumlarla yeni bir hayat kurmaya çalışmak kabul edilemez. Önemli olan Kıbrıs Türkü’nün güvenli ve Anavatan’ın güvencesinde bir hayat sürmesidir.”

Ne kadar doğru bir ifade…

Vaziyet anlaşılmıştır. Fedrasyon defteri açılmamak üzere sonsuza kadar kapanmıştır. Bunu da Guterres’in kulağına fısıldayın, bir kez daha. Olur mu?