ERDOĞAN SARAÇOĞLU’NUN ARDINDAN DİYECEKLERİM

Abone Ol

Kıbrıs Türkü, çok değerli bir sanatçısını kaybetti. İnsan hiç beklemediği anda kayıpları yaşayınca şoke oluyor. Erdoğan Saraçoğlu için diyeceklerim var sevgili okurlarım. Onu 1963 olaylarının hemen ertesinde Halkın Sesi Gazetesinde tanımıştım. Anımsadığım kadarı ile o henüz Lise sonda, bizler de şair Oktay Öksüzoğlu ile hayata atılmış kişilerdik. Sanat, bir sanatçı için bir tutkudur.

O zor günler başladığında sanata ve tarihe duyarlı olan insanlar hemen kâğıt kaleme satılmıştık. Hepimizin de milliyetçilik damarımız kabarmıştı. Haftanın belli günlerinde yayınlanan sanat köşesinde hepimizin de şiirleri yayınlanıyordu. Hatta Dr. Küçük bizim dergimizi eline alıp incelediğinde, “Çok iyi bir iş yapıyorsunuz çocuklar. Be eserler sayesinde halkımızın acıları dinecek” demişti.

O sanat açlığı bize bir dergi armağan etti. Bizler üç arkadaş bir sanat dergisi yayınlamaya karar verdiğimizde derginin ismini tartışmıştık, üçümüz bir araya geldiğimizde. Ben o derginin isminin YAKIN olmasını önermiş ve onlar da bu ismi benimsemişlerdi. Neden YAKIN sorusunun cevabı, olaylarda bizi tez zamanda özgürlüğümüze kavuşturacak Mehmetçiği hayal ederek kurtuluşumuzun yakın olmasını dilemiş ve dergiyi o anlamda konuşmamız temennisiydi.

Hepimiz de mücahittik. Birçoğumuz devamlı mücahittik. Bazılarımız da hem memuriyeti götürüyor, hem de cephede savaşıyorduk. O günlerde Lise sondaki öğrencilerin katkıları çoktu. Ama durmaksızın üretiyorduk. O günlerde rahmetlik dostum Özker Yaşın da Bayrak radyosunda şiir saati hazırlar ve şiirlerimizi okurdu.

Bir süre sonra mücahit öğrencilere yüksek tahsile gitme izni vermişti Bayraktarlık. O izinden yararlanarak sevgili Erdoğan Saraçoğlu da Edebiyat Fakültesinde edebiyat ve araştırmalar üzerinde okumaya başlamıştı. Yüksek tahsilden gelince lisede öğretmenliğe başlamıştı.

Onunla YAKIN dergisini hatırladığım kadarı ile iki yıl kadar yayınlamıştık. Benim öykü yazarlığım da o dönemde başlamıştı.

Sevgili Erdoğan Saraçoğlu ile hemen hemen iki haftada bir telefonlaşırdık. Gözlerinde bir sorun vardı. Oğlum Dr. Mustafa Güvenir onun gözlerine bakarak tedavisini yapıyordu. Kıbrıs’ta tedavisi mümkün olmadığı için Mustafa onu İstanbul’a işin uzmanına göndermişti. Bazı ameliyatlar olunca gözlerinin takibini burada yapmaya başlamıştı. Yıllar sonra yeniden buluşmamız, Yakın Doğu Üniversitesi’nde hocalığa başlaması ile olmuştu.

Yıllar içinde mesleğinde doçent olarak devam ederken, Türk dili üzerine yazmış olduğu önemli bir araştırma kitabı yayınlamış ve o kitabı Türk Dil Kurumu’nca da araştırma kaynak eser olarak kabul edilmişti. Hala daha o kitabı üniversite öğrencileri için kaynak kitaptır. O kitabın halen kaçıncı baskıyı yaptığını bilemiyorum.

Erdoğan Saraçoğlu’nun kibarlığı ve efendiliği için, “Nesli tükenmiş bir sanatçı” ifadesini kullanmam yanlış olmaz.

Zaman zaman YDÜ rektörlüğüne gittiğimde de onunla uzun uzun sanat üzerine sohbetler yapardık.

Genelleme içinde sanatçıların ve yazarların isimlerini sıraladığımızda onun adını listenin başına koymam gerekiyor.

Kıbrıs Gazetesi’nde sanat yorumları üzerine bir köşesi vardı. Türkiye’nin gelmiş geçmiş pek çok sanatçı ve yazarın eserlerinin yorumunu yapardı köşesinde. O yorumları bile, yeni yetişmekte olan edebiyatçı öğrencilere ışık tutardı.

Bana bir gün şöyle demişti:

“Henüz Kıbrıslı yazar ve sanatçıların yorumuna başlamadım. Memleketimizin kıymetli yazarlarına başlarsam, ilk önce senin eserlerini ve hayatını yorumlamaya başlayacağım” demişti. Maalesef ömrü buna vefa etmedi. Ben şahsen her yayınlanan kitabımı takdim etmiştim. Şimdi bütün çalışmaları yarım kaldı. Lakin bugüne kadar yapmış olduğu yorumlarla, yayınlanan eserleri, mutlaka bir gün araştırma kitabı olarak Erdoğan Saraçoğlu ve eserleri adı altında bir araştırmacı ve meraklı edebiyatçı genç veya gençler onun hayatını topluma kazandıracaktır diye düşünüyorum.

Nasıl ki İlber Ortaylı gibi tarihçiler geçmişi ve gelecek üzerine yorumlar yapıyorlardı, Erdoğan Saraçoğlu için de gelecekte o yorumları da edebiyat dünyamızda görebileceğiz.

Neylersiniz… Çok değerli dostum, sanatçı, şair ve araştırmacı bir Doç. Dr. Erdoğan Saraçoğlu geçti bu dünyadan. Bizleri üzüntülere gark eden Erdoğan’a Allah’tan rahmetlerle mekanının cennet olmasını diler, yaslı ailesine en derin taziyelerimi sunuyorum.

Sevgili dostum Erdoğan, seni asla ve asla unutmayacak ve her zaman kalbimizde yaşayacaksın.